Amme Alacaklarında (Kamu Hukukunda) İhtiyati Haciz Uygulaması

Amme Alacaklarında (Kamu Hukukunda) İhtiyati Haciz Uygulaması
ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

Esas Sayısı: 2018/142
Karar Sayısı: 2019/38
Karar Tarihi: 15.5.2019
R.G. Tarih – Sayı: 20.6.2019 – 30807

İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: İstanbul 6. Vergi Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU: 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 9. maddesinin 26/11/1980 tarihli ve 2347 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle değiştirilen birinci fıkrasının, ikinci fıkrasının ve 13. maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin Anayasa’nın 2. ve 35. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine karar verilmesi talebidir.

OLAY: Davacı limited şirketin 2016 ve 2017 yılı hesaplarının incelenmesi sırasında tespit edilen sahte faturalar nedeniyle vergi ziyaına sebebiyet verildiği gerekçesiyle vergi alacağının güvence altına alınması amacıyla tesis edilen teminat isteme ve ihtiyati haciz işlemlerinin iptali talebiyle açılan davada itiraz konusu kuralların Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptalleri için başvurmuştur.

I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKÜMLERİ

Kanun’un itiraz konusu kuralların da yer aldığı;

1. 9. maddesi şöyledir:

“Teminat isteme:
Madde 9- (Değişik birinci fıkra: 26/11/1980 – 2347/1 md.) 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 344 üncü maddesi uyarınca vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren haller ile 359 uncu maddesinde sayılan hallere temas eden bir amme alacağının salınması için gerekli muamelelere başlanmış olduğu takdirde vergi incelemesine yetkili memurlarca yapılan

Devamı

Danıştay Vergi Daireleri Kurulu, Bölge İdare Mahkemesi Kararları Arasındaki Aykırılığın Giderilmesi Hakkında Karar

Danıştay Vergi Daireleri Kurulu, Bölge idare Mahkemesi kararları arasındaki aykırılığın giderilmesi hakkındaki kararı, vergi inceleme raporu ve/veya vergi tekniği raporunun ihbarname ekinde tebliğ edilmemesinin davacının savunma hakkını kısıtladığı ve davacı hakkında tesis edilen işlemi hükümsüz kılacak nitelikte esasa etkili bir şekil hatası oluşturduğu, bu nedenle dava konusu cezalı tarhiyatlarda hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle karar vermiştir.
– İlk derece mahkemesince belirtilen gerekçeyle dava konusu cezalı tarhiyatın kaldırılmasına karar verildiği dosyalarda ise davalı idarenin istinaf istemi 1. Vergi Dava Dairesince reddedilmiştir.
– İhbarname ekinde tebliğ edilmemesinin esasa etkili bir şekil hatası olduğu ve davacının savunma hakkını kısıtladığı gerekçesiyle dava konusu cezalı tarhiyatların kaldırılması yolunda kararlar vermiştir.
– (Ek: RG-25.10.2016-29868) Sahte belge düzenleme fiili dolayısıyla düzenlenen Vergi Tekniği Raporunun başka bir mükellefin sahte belge kullandığına ilişkin tespitler içermesi durumunda, söz konusu Vergi Tekniği Raporu, sahte belge kullanan mükellef nezdinde düzenlenecek vergi inceleme raporlarına ek yapılmaz. Ancak, sahte belge kullanma fiili nedeniyle düzenlenecek vergi inceleme raporlarında, sahte belge düzenleyicisinin bu fiili işlediğinin tespitine dair Vergi Tekniği Raporunda yer alan bilgi, belge ve değerlendirmelere ayrıntılı olarak yer verilir.”

Devamı

Kullanılan Sahte Faturaların Beyannamelerden Çıkarılması

Kullanılan Sahte Faturaların Beyannamelerden Çıkarılması,
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU KARARI
Vergi Dairesi Müdürlükleri tarafından gönderilen yazılar üzerine kullanılan sahte belgelerin beyannamelerden ihracı ile düzeltilen beyannamenin ihtirazı kayıtla verilmesi halinde, Anayasa Mahkemesi’nin 27.02.2019 tarih ve B.No:2015/15100 sayılı kararı gereği bu beyannamelere karşı açılan davalar kabul edilecektir.
Ancak Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün böyle bir yazısı yoksa sonradan verilen ihtirazı beyannameye açılan dava esasa girilmeden reddedilecektir.
DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
2020/191 Esas – 2020/259 Karar
“İçtihat Metni”
T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Devamı

Muhasebe Hilesi

Muhasebe Hilesi,
213 sayılı Vergi Usul Kanununda muhasebe hilesi kavramı açık ve net olarak tanımlanmamış olmasına rağmen, Kanunu 359. maddesi a fıkrasında “Vergi Kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan defter ve kayıtlarında hesap ve muhasebe hileleri yapanlar, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açanlar veya defterlerle kaydı gereken hesap işlemleri vergi matrahının azaltılması sonucu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarında kaydedenler..’’ olarak bahsedilmiştir
Danıştay 3. Dairesi vermiş olduğu bir kararda konuyu muhasebe hilesi ile muhasebe hatası arasındaki farkı vurgulayarak açıklamıştır.
Buna göre, her iki kavram da hesap işleyişi ve kayıt düzeninin vergi ve muhasebe ilkelerine aykırı tutulması anlamına gelmektedir. Diğer yandan, Muhasebe Hilesi muhasebe hatasının aksine, menfaat sağlamak amaçlı, vergi matrahını azaltacak kayıt ve işlemler olarak değerlendirilmektedir. Öz olarak konuya ilişkin kaydın arkasında manevi unsur yani kasıt olması halinde muhasebe hilesinden bahsedilmektedir. Karara konu olayda şirket ile ortak arasında muvazaalı olduğu iddia edilen bir alacak sözleşmesinden dolayı şirket kayıtlarında özellikle yılsonu itibari ile tazminat ve gider kayıtları tespit edilmiştir.

Devamı

Vergi Usul Kanununa Muhalefet, Suçun Şekli Değil Gerçek Sorumlusu…

Vergi Usul Kanununa Muhalefet, Suçun Şekli Değil Gerçek Sorumlusu… YARGITAY 11. Ceza Dairesi 2018/3828 E. 2018/7955 K. – MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Vergi Usul Kanununa Muhalefet – HÜKÜM: Mahkûmiyet vergi kanunları yönünden sorumluluk 213 sayılı VUK’nun 10 ve 333. maddelerinde düzenlenmesi, 359 ve 360. maddelerinde öngörülen cezaların bu fiilleri işleyenler hakkında hükmolunacağının öngörülmesine; birden fazla kanuni temsilci bulunup da suç iştirak halinde işlenmemiş ise, ceza sorumluluğunun, suçta ve cezada şahsilik ilkesi gereğince, temsil yetkisinin bölüşümündeki ağırlık ve sınırlar dikkate alınarak, suçun şeklî sorumlusuna değil, ayrıntısını bilen ve oluşumunda rolü olan temsilciye ait olması karşısında; sanıkların bu kapsamda suça ne şekilde iştirak ettiklerinin ve sorumluluklarının tespit edilmesi ve bu yönde hüküm kurulması gereklidir.

Devamı

Sahte Belgenin İlk Bakışta Dikkati Çekmeyecek Biçimde Düzenlenip, Belirli Bir Kişiyi Değil Bir Çok Kişiyi Aldatabilecek Nitelikte Olması ve Aldatma Gücünün Objektif Olarak Saptanması Gerekir

Sahte Belgenin İlk Bakışta Dikkati Çekmeyecek Biçimde Düzenlenip, Belirli Bir Kişiyi Değil Bir Çok Kişiyi Aldatabilecek Nitelikte Olması ve Aldatma Gücünün Objektif Olarak Saptanması Gerekir.
T.C YARGITAY CEZA GENEL KURULU ESAS NO. 2016/829 – KARAR NO. 2019/547 – KARAR TARİHİ.17.09.2019 (YARGITAY 11. Ceza Dairesi- MAHKEMESİ: Asliye Ceza Sayısı: 348-732)
Sanıklar… Ve …’in resmî belgede sahtecilik suçundan TCK’nın 204/1, 43/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına ilişkin Aksaray 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 08.05.2012 tarihli ve 348-732 sayılı hükümlerin, sanık… Müdafisi ve sanık… Tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 11. Ceza Dairesince 19.11.2015 tarih ve 27045-31100 sayı ile onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 25.03.2016 tarih ve 21128 sayı ile “…Mülkiyeti katılan …’in yetkilisi olduğu… İnşaat Tic. Ltd. Şti ‘de bulunan konkasör makinası ve eklentilerine yönelik olarak sanıklardan …’in yetkilisi olduğu… Petrol Tic. Ltd. Şti tarafından açılan mülkiyet tespiti ve davanın devamı müddetince taşınmazın teminatlı veya teminatsız olarak tevdiine dair davanın Aksaray 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/153 Esas sayılı yargılama dosyası aşamasında, davacı tarafından mahkemesine sunulan ve sanık …’e ait olan taşınmazın değerinin 485.654,00 TL ettiğine dair ‘Batman Belediye Başkanlığı Emlak ve İstimlak Müdürlüğünün’ 10.05.2006 tarihli yazısı ile ‘…’un Boyalı Köyü/Aksaray’ adresinde ikamet ettiğine dair ikametgâh belgesinin sahte olduğunun kabulü ile sanıklar… ve… Hakkında teselsülen resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet kararı verilmiş ise de;

Devamı

Son Yargıtay kararına göre, patrondan alacaklı olan işçi, istifa etse bile tazminat alacak

Milyonlarca çalışanı ilgilendiren karar Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’nden geldi. Usta öğreticisi olarak çalışan işçi, ücret alacaklarının ödenmediği gerekçesiyle istifa etti. İşverenden ücret alacaklarını, fazla mesai ve kıdem tazminatını talep eden işçi, hakkını alamayınca İş Mahkemesi’nin yolunu tuttu. İş sözleşmesini haklı olarak feshettiğini belirten işçi, kıdem tazminatı ile birlikte bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar […]

Devamı

Yargıtay 11.Ceza Dairesi, Vergi Usul Kanununa Aykırılık, Sahte Fatura Kullanma Suçu Beraat,

T.C YARGITAY 11.CEZA DAİRESİ
ESAS NO : 2010/16483 KARAR NO: 2011/4571 KARAR TARİHİ:07.07.2011
>Vergi Usul Kanunu’na Aykırılık
>Sahte Fatura Kullanmak
>Yasal ve Yeterli Olmayan Gerekçe
ÖZET
Sabıkası bulunmaması nedeniyle geçmişteki hali olumlu sayılması gereken 1924 doğumlu olan, yargılama aşamasında mahkeme ile yüz yüze gelmeyen ve suç işleme eğilimine ilişkin olumsuz bir yönü de dosyaya yansımayan sanığın, suç işleme hususundaki eğilimi ve kişiliği ile pişmanlık duymayacağı kanaatini uyandıran nedenler açıklanmadan hakkında takdiri indirime ve cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi yasaya aykırıdır.

213 s. Yasa m. 359/b-l
765 s. Yasa m. 59
647 s. Yasa m. 6
1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7 ve 5349 sayılı Kanun’la değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama şekli Hakkında Ka-nun’un 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “2002 takvim yılında sahte fatura kullanmak” suçunun, son fatura tarihinin 12.12.2002 olup KDV indiriminde kullanılması nedeniyle suç tarihinin 26.01.2003 olacağı ve bu halde yasanın gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK’nın 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, suç tarihinden iddianamenin düzenlendiği 27.03.2008 tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden

Devamı

Yargıtay 11.Ceza Dairesi, Şirketin Resmi Yetkilisinin Sahte Fatura Suçunu Kabul Etmemesi Beraat Kararı

ŞİRKETİN RESMİ YETKİLİSİNİN SAHTE FATURA SUÇUNU KABUL ETMEMESİ. Sanık hakkında 2010 takvim yılına ilişkin sahte fatura kullanma ve defter ve belge ibraz etmeme suçundan verilen beraat hükümleri yönünden katılan vekilinin temyizinin incelemesi:
A-İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 26.05.2011 tarih ve 2011/1691 esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında, 2010 takvim yılına ilişkin “sahte fatura kullanma” suçundan kamu davası açılmış ise de; dosya kapsamında sanık hakkında düzenlenen vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporuna uygun olarak sahte fatura düzenleme suçundan mütalaa verildiği, iddianame kapsamında yer alan “sahte fatura kullanma” suçuna ilişkin olarak sanık hakkında verilmiş bir mütalaa bulunmadığı anlaşıldığından, mahkeme tarafından öncelikle durma kararı verilip, 213 sayılı VUK’nın 367. maddesi gereğince “sahte fatura kullanma” suçundan dava şartı olan mütalaanın verilip verilmeyeceği Vergi Dairesi Başkanlığından sorularak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
B-… Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün mükellefi olan sanık 2010 yılına ilişkin defter ve belgeleri 08.10.2010 tarihinde usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen 15 günlük süresi içerisinde ibraz etmemesi nedeniyle “defter ve belge gizleme” suçundan açılan kamu davasında; sanığın, “defter ve belge gizleme” suçunu işlemediğini, şirket ile bir ilgisinin olmadığını adına şirket açanın … ve… olduğunu şirketin işlerini bu kişilerin idare ettiğini savunması, tanıklar … ve …’in de… isimli kişinin gerçek şirket sahibi olduğunu ifade etmeleri karşısında, suç unsurlarının ve maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından;

Devamı

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, Defter, kayıt ve belgeleri gizleme, sahte müstahsil makbuzu ve fatura düzenleme

Yargıtay 11. Ceza Dairesi
2016/9132 E. , 2020/630 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Defter, kayıt ve belgeleri gizleme, sahte müstahsil makbuzu ve fatura düzenleme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Sanık … hakkında “2007, 2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte belge bastırıp kullanma” suçundan kamu davası açılmış olmasına rağmen bu suçtan herhangi bir hüküm kurulmadığı tespit edilmekle, zamanaşımı süresi içerisinde mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
1- Sanık … hakkında “defter, kayıt ve belgeleri gizleme” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz talebinin incelenmesi:
Yargılama sürecindeki işlemlerin hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler ile delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak değerlendirildiği, vicdanî kanının deliller ve dosyadaki bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, fiilin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, fiile uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlenip uygulandığı, kurulan hükümde bir aykırılık bulunmadığı anlaşılmış; sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan, hükmün ONANMASINA,

Devamı