By using our website, you agree to the use of our cookies.
By using our website, you agree to the use of our cookies.

SGK İncelemeleri İle İlgili Rehber;

SGK İncelemeleri İle İlgili Rehber; SGK tarafından yapılan kayıt incelemesi ile ilgili olarak, hazırlanmıştır.
1- Defter, kayıt ve belgelerin saklanma ve ibraz süreleri nedir?
5510 sayılı Kanunun 86. maddesinin 2. fıkrasında; işverenlerin, iş yeri sahiplerinin; iş yeri defter, kayıt ve belgelerini ilgili olduğu yılı takip eden yılbaşından başlamak üzere on yıl süreyle saklamak ve Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilen memurlarınca istenilmesi halinde, on beş gün içinde ibraz etmek zorunda oldukları belirtilmiştir.
2- Kayıt ibrazını mehil isteyebilir mi?
İşveren, iş yeri sahibi, işveren vekili, alt işveren veya sigortalıyı devir alan işveren tarafından haklı bir sebep ileri sürülerek istenilen mehil süresi, ilgili denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurca belirlenir ve ilgiliye yazılı bildirilir. Zaman aşımının söz konusu olduğu hallerde mehil süresine ilişkin istekler kabul edilmez.

Sermaye Şirketlerinde Hissesini Devreden Ortakların Kamu Borçları Yönünden Sorumluluk Durumları;

Limited Şirketlerde Hissesini Devreden Ortakların Kamu Borçları Yönünden Hukuki ve Sorumluluk Durumları; Sermaye şirketleri ortaklıklarında, hissedarlar mali tablolardan birinci derecede sorumludurlar. Vergi alacağı esas kural olarak, asıl vergi borçlusundan alınmaktadır. Vergi alacakları şahıs işletmelerinde bir faaliyet döneminde elde ettikleri gelirden gelir vergisi kanunun md/103 diliminde gösterilen vergi oranları üzerinden tüzel firmalar ise kurumlar vergisi oranından vergi ödemektedirler. Asıl vergi borçlusu, vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu düşen gerçek veya tüzel kişidir. Fakat bazı durumlarda vergi alacağının güvence altına alınması amacıyla, asıl vergi borçlusu ile birlikte birden fazla kişi ya da kurumun muhatap tutulduğu durumlar da söz konusudur.

Sahte Fatura Davasında BERAAT Kararı,

Sahte Faturada Beraat Kararı,
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Sanıklar EKREM CANPOLAT ve MEHMET CANPOLAT üzerine atılı 213 sayılı yasaya muhalefet suçundan eylemine uyan 213 s.y.nın 359/b-2 maddesi gereğince cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmışsa da, yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince sanıkların BERAATINA,

Vergi Borcuna, Cezasına ve Kamu Alacakları Ödeme Emrine İtiraz;

Veri Borcuna, Cezasına ve Kamu Alacakları Ödeme Emrine İtiraz;
Vadesinde ödenmeyen kamu alacağı için 6183 sayılı kanunun 55. maddesine göre ödeme emri çıkartılır. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda ödeme emri düzenleme yetkisi alacaklı kamu idaresine tanınmıştır. Ödeme emrinin içeriği 55. maddede detaylı olarak belirlenmiştir.
Ödeme emri vergi dairesi tarafından vadesinde ödenmemiş kamu alacakları için borçlulara yapılan tebligattır. Ödeme emri ile borçlunun borcunu 15 gün içerisinde ödemesi veya mal bildiriminde bulunması istenir. Ödeme emrinin düzenlemesi ile vergi dairesi cebri tahsilat işlemlerine de başlamış olur.
Kesinleşmiş amme alacağının tahsil ve takibi için düzenlenen ödeme emri, daha önce tesis edilmiş bir idari işlemin gereğinin yerine getirilmesi, başka bir ifadeyle kesinleşmiş bir kamu alacağının tahsili amacıyla tesis edilmiş idari işlemin icrasına yönelik yeni bir işlemdir. .

Sermaye Şirketlerinde Mal Varlıklarının Muvazaalı Satılması ve Ceza Yaptırımları;

Şirket Mal Varlıklarının Muvazaalı Satılması ve Ceza Yaptırımları;
Ticaret Hukuku Açısından Muvazaalı Mal Aktarımları:
6102 sayılı TTK’nin 329. maddesine göre Anonim şirket, sermayesi belirli ve paylara bölünmüş olan, borçlarından dolayı yalnız malvarlığıyla sorumlu bulunan şirkettir. Pay sahipleri, sadece taahhüt etmiş oldukları sermaye payları ile ve şirkete karşı sorumludur.
Kanun, kesin bir sınır çizerek AŞ’lerde ortakların sorumluluğunu sadece taahhüt etmiş oldukları sermaye payları ile yine “sadece şirkete karşı” olarak tayin etmiştir. Bu durum, AŞ’lerde şirket alacaklılarının ortaklar nezdinde takibe girmelerine engel teşkil etmektedir. Limitet şirketlerde de ortaklar, şirket borçlarından sorumlu olmayıp, sadece taahhüt ettikleri esas sermaye paylarını ödemekle ve şirket sözleşmesinde öngörülen ek ödeme ve yan edim yükümlülüklerini yerine getirmekle yükümlüdürler.

İştirak,Sahte Fatura Düzenleme Fiili,

Vergi ziyaı cezasının kaldırılması- iştirak cezası kesilmesi şartları- Sahte Fatura düzenleme fiili ( İlgili Mükellef Hakkında Düzenlenen Vergi Tekniği Raporu Değerlendirilerek Fiilin Oluşup Oluşmadığı Uyuşmazlığın İlişkin Bulunduğu Dönem İçin Adı Geçen Mükellef Hakkında Tarhiyat Yapılıp Yapılmadığı Yapılmış ise Dava Konusu Edilip Edilmediği Kesinleşip Kesinleşmediği Hususlarının Araştırılması ve Sonucuna Göre Hüküm Kurulması Gerektiği – Cezanın Dayanaklarının Şüpheye Yer Bırakmayacak Şekilde Ortaya Konulamadığı Gerekçesiyle Davanın Kabulü Yönündeki Kararın Bozulması Gerektiği )

Kanun Yolundan Vazgeçme, Resmi Gazete,

Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:
VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ
(SIRA NO: 517)
1. Amaç ve Kapsam
Vergi sistemimizde re’sen, ikmalen ve idarece yapılan vergi tarhiyatları ile kesilen vergi cezalarına ilişkin ihbarnamelerin tebliğ edilmesini müteakip mükellefler sahip oldukları yasal hakları çerçevesinde çeşitli mekanizmaları kullanabilmektedir. Bunlardan, uzlaşma ve cezada indirim müesseseleri yargılama sürecine gerek kalmaksızın durumun çözümlenmesini sağlayan idari mekanizmalar iken mükellefler bu tarhiyat ve cezalara dava açmak suretiyle ihtilafın yargı birimlerince çözümlenmesi yoluna da gidebilmektedir.
Söz konusu tarhiyat ve cezaların mükelleflerce yargı denetimine götürülmesi Anayasal ve kanuni bir hak olup, verilecek yargı kararına göre İdarece işlem yapılması da yine Anayasal ve kanuni bir gerekliliktir. Bununla birlikte, vergi yargısında istinaf ve temyiz yolu açık olan kararlar, bu kararlara karşı söz konusu kanun yollarının taraflarca kullanılması hâlinde kesin olma mahiyetini taşımamakta, yargılama süreci devam etmekte ve yargı mercilerince verilen kararlara göre nihai hâlini almaktadır.

Vergi Kaçakçılığı Suçlarında Denetim ve Yargıda Yaşanan Sorunlar.

Vergi Kaçakçılığı Suçlarında Yaşanan Sorunlar. Özellikle sahte fatura düzenlemek ya da kullanmak gibi çok ciddi bir iddiayı raporuna yazan denetim elemanının bu iddiasını kanıtlamak gibi bir gerek duymaması, vergi yargılamasında hem zaman kaybına hem de hak kaybına neden olabilmektedir. Vergi, çağdaş devlet olabilmenin temel koşullarından birisidir. Bu nedenle halkın ve mükelleflerin verginin adil olduğuna inanması ve toplanan verginin iyi işlerde kullandığına ikna olması ön koşuldur. Ülkemiz ne yazık ki bu konuda yaşadığı sıkıntıları aşabilmiş değildir.

Vergi Cezalarının Vergi Mahkemeleri Kararları İle Karşılaştırılması;

Vergi Cezalarının Vergi Mahkemesi Kararları ile Karşılaştırılması; Vergi Usul Kanunu’nda, vergi ziyaı cezası ile özel usulsüzlük cezalarının uygulanmasına dair ayrıntılı hükümler düzenlenmiştir. Bazı cezaların uyuşmazlık konusu olması halinde vergi yargısında verilen kararların uygulayıcılar tarafından dikkate alınmadığı, bu nedenle aynı konuda sayısız karar olmasına karşın vatandaşların mahkemeye müracaat etme durumunda bırakıldığı görülmektedir. Bazı vergi cezaları açısından ise, vergi mahkemeleri ile Danıştay vergi dava daireleri arasında dahi görüş birliği bulunmamaktadır. Aynı konu hakkında farklı kararlar verilebilmektedir. Bu durum ise vatandaşların yargıya bakış açısı hakkında olumsuzluklara sebebiyet vermektedir.

Yargılamanın Yenilenmesi, Anayasanın 36. maddesi adil yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE, yargılama ilkesinin ihlal edildiğine ilişkin şikayetlerinin KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin şikayetleri ile İtiraz Merci tarafından Savcının görüşünün bildirilmemesi nedeniyle çelişmeli yargılama ilkesinin ihlal edildiğine ilişkin şikayetlerinin KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
Gerekçeli karar hakkı ve çelişmeli yargılama ilkesi açısından Anayasanın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,