By using our website, you agree to the use of our cookies.
By using our website, you agree to the use of our cookies.

Birbirinden Ayrı Ve Bağımsız Suçlar Olan “Sahte Fatura Kullanma” Ve “Sahte Fatura Düzenleme” Suçları;

Birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olan “sahte fatura kullanma” ve “sahte fatura düzenleme” suçlarının birbirine dönüşmeyeceği gözetilmeden, iddianame dışına çıkılarak, sanık hakkında sahte fatura kullanma suçundan mahkumiyet kararı verilmesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.01.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Aynı takvim yılı içinde birden fazla sahte fatura kullanma eylemi;

Aynı takvim yılı içinde birden fazla sahte fatura kullanma eylemi; Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 2017/17529 E – 2020/337 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Sahte fatura kullanma HÜKÜM: Mahkûmiyet Sanığın duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezanın türü ve süresine göre koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 318. maddesi uyarınca reddine oy birliğiyle karar verildikten sonra gereği görüşüldü; 5271 sayılı CMK’nin 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip, suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

213 sayılı VUK’nin 359/b-1. Maddesindeki zaman aşımı sebebiyle davanın düşmesi;

213 sayılı VUK’nin 359/b-1. Maddesindeki zamanaşımı sebebiyle davanın düşmesi; Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2017/12823 E – 2020/300 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Sahte fatura kullanma HÜKÜM: Mahkûmiyet Sanığa yüklenen sahte fatura kullanma suçunda suç tarihinin, son faturanın kullanıldığı KDV beyannamesi tarihi olduğu, buna göre en son faturanın 09.06.2007 tarihli olması nedeniyle suç tarihinin bir sonraki KDV beyanname tarihi olan 25.07.2007 olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;

Defter Ve Belge Gizleme Suçundan 213 Sayılı VUK’nin 359/a-2 Madde Sevkiyle Dava Açılmasına,

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2016 / 5434 E. – 2020 / 564 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Sahte fatura düzenleme HÜKÜM: Sanık… Hakkında 2008, sanık… Hakkında 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından: Beraat Sanık… Hakkında 2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından: Mahkûmiyet Sanık… Hakkında 2009, 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından: Mahkûmiyet İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 05.02.2013 tarihli iddianamesi ile sanık… Hakkında defter ve belge gizleme suçundan 213 sayılı VUK’nin 359/a-2 madde sevkiyle dava açılmasına ve gerekçeli kararda bu suçtan cezalandırılmasına karar verildiği belirtilmesine rağmen hüküm fıkrasında bu suçtan bir hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, Mahkemesince her zaman bir hüküm kurulması mümkün görülmüştür.

Amme Borçlarından Dolayı Yönetim Kurulu Başkanının Sorumluluğu;

Amme Borçlarından Dolayı Yönetim Kurulu Başkanının Sorumluluğu; Türk Ticaret Kanununun 370 inci maddesine göre, amme alacağının anonim şirket şeklinde örgütlenmiş tüzel kişiliğin mal varlığından kısmen veya tamamen tahsil edilememesi veya tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde tüzel kişiliğin kanuni temsilcisi konumundaki yönetim kurulu üyelerinin şahsi mal varlıklarından takip ve tahsili cihetine gidilmeden önce, şirket esas sözleşmesinin ve ticaret sicili kayıtlarının tetkik olunarak temsil yetkisini bir veya daha fazla murahhas üyeye veya müdür olarak üçüncü kişilere bırakılmış olup olmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. Yapılacak tespit sonucunda; şirketi temsil salahiyetinin murahhas üye veya üyeler ile müdür olarak üçüncü kişilere bırakıldığının anlaşılması halinde amme alacağının bunlardan takip ve tahsiline gidilmesi, bu durumda diğer yönetim kurulu üyeleri hakkında işlem yapılmaması gerekmektedir.

VERGİ UYUŞMAZLIKLARININ YARGI AŞAMASINDA ÇÖZÜMLENMESİ,

VERGİ UYUŞMAZLIKLARININ YARGI AŞAMASINDA ÇÖZÜMLENMESİ, VERGİ UYUŞMAZLIKLARININ YARGI ORGANINA TAŞINMASI
Haklarında vergilendirme sürecinin çeşitli aşamalarında vergi (ihtirazi kayıt olmaksızın verilen beyannameler üzerine verilen tahakkuklar hariç) ceza, faiz veya zam uygulamasına gidilen mükelleflerin; uzlaşma istemesi fakat uzlaşmanın sağlanamaması, düzeltme talebinin vergi dairesi tarafından kabul edilmemesi ve bunların dışında diğer vergi ile ilgili uyuşmazlıklar yaşamaları durumunda yargı organlarına başvurma hakları vardır.
Bu uyuşmazlıklar bakımından yargı mercii, vergi mahkemeleri veya ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’ın görevlendirildiği davalarda ise Danıştay’dır. İlk derece yargı merciinin verdiği kararlara karşı yapılacak başvurular itiraz yoluyla Bölge İdare Mahkemesinde veya temyiz yoluyla Danıştay’da çözümlenmektedir. Danıştay’ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davalar için temyiz mercii Danıştay Vergi Dava Daireleri
Kurulu’dur.

Adresinde bulunmayan şirketlerin vergi kayıtları silinebilecektir.

Adresinde bulunmayan şirketlerin vergi kayıtları silinebilecektir. Vergi sisteminde vergi dairesi ile mükellefler arasında vergisel işlemlerde iletişim sağlanabilmesi ve mükelleflerin vergilendirme ile ilgili hak ve ödevleri konusunda bilgilendirilmesinde doğru adresin ne kadar önemli olduğu ortadadır. Kişilerin elde etmiş oldukları herhangi bir gelir veya kazanç unsurundan dolayı vergi dairesine kayıt yaptırarak vergi kimlik numarası almaları ile mükellefiyet başlar. Bu işlemden sonra vergi dairesi ile mükellef arasında oluşacak iletişim, mükelleflerin vergi dairelerindeki işlemlerinin daha hızlı ve noksansız olması bakımından çok önemlidir. Bu da ancak mükelleflerin vergi dairesine bildirdikleri doğru adres sayesinde olur. Vergi dairenizle sürekli iletişim halinde olmanız ileride doğabilecek sorunların önlenmesinde size yardımcı olacaktır. Adres Bildirme;
•Mükelleflerin ilk kez işe başladıkları sırada vergi dairesine müracaatlarında ibraz edilecek belgelere ilave olarak işyeri ve ikametgâh (bilinen adresler) adreslerini de vergi dairesine bildirme zorunlulukları vardır.

Danıştay Dokuzuncu Dairesi, İlan ve Reklam Vergisi

Danıştay Dokuzuncu Dairesi, İlan ve Reklam Vergisi, E.2018/154 14 Mart 2020 Tarihli Resmi Gazete Sayı: 31068 – Esas No: 2018/154 – Karar No: 2019/4849 Kanun Yararına Temyiz Eden: Danıştay Başsavcılığı Davacı : …Bilgisayar ve Mühendislik Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi Vekili: Av. C. A Sıhhiye/ANKARA Davalı: Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı – ANKARA Vekili: Av. S. – Aynı Adreste İstemin Konusu: Ankara 2. Vergi Mahkemesinin 26.04.2017 tarih ve E:2016/2052, K:2017/600 sayılı kararının kanun yararına temyizden incelenerek bozulması istenilmektedir. Yargılama Süreci; Dava Konusu İstem: Davacı şirket tarafından, Organize Sanayi Bölgesinde yer alan iş yeri için Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığınca düzenlenen borç hesap kartıyla 2014, 2015 ve 2016 yıllarına ilişkin olarak tahakkuk ettirilen ilan ve reklam vergisi, katma değer vergisi dahil tahsis ücreti ile gecikme zammının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır.

T.C. Danıştay 9. Dairesi; Örtülü Sermaye Kullandırılması,

Örtülü Sermaye Kullandırılması; T.C. Danıştay 9. Dairesi Tarih: 11.06.2019 – Esas No: 2016/4272 – Karar No: 2019/2403 İSTEMİN KONUSU: Kocaeli 1. Vergi Mahkemesi’nin 18.12.2013 tarih ve E:2013/837, K:2013/1189 sayılı kararının temyizden incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca, ilişkili olduğu ve örtülü sermaye kullandırdığı …………… Bilgi Sistemleri San. ve Tic.A.Ş.’nin kanunen kabul edilmeyen gider olarak yazılan faiz giderinin, anılan firmanın ilgili yılda zarar beyan etmesinden dolayı kurumlar vergisi ödememesi nedeniyle, söz konusu tutarların davacı şirket tarafından kar payı geliri olarak iştirak kazançları istisnası kapsamında dikkate alınmasına imkan veren 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 12. maddesinin 7. fıkrasında yer alan düzeltme işlemi yapmasına imkan bulunmadığından bahisle, 2010 yılından 2011 yılına devreden cari yıl zararının azaltılmasına ilişkin işlemin iptali istemine ilişkindir

Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu Kararı; Tahsil Edilemeyen Vergi Borcu

Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu Kararı; Tahsil Edilemeyen Vergi Borcu 20 Haziran 2019 Tarihli Resmi Gazete Sayı: 30807 Esas No: 2013/1 – Karar No: 2018/1 ÖZÜ: Limited şirket tüzel kişiliğinden tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan vergi borcunun şirket ortaklarından tahsili için öncelikle kanuni temsilcilerin takibinin gerekmediği hakkında. İÇTİHATLARI BİRLEŞTİRME KURULU KARARI Limited şirketlere ait vergi borçlarının şirket tüzel kişiliğinden tamamen veya kısmen tahsil edilememesi veya tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması durumunda, şirket kanuni temsilcisinden tahsili yoluna gidilmeden şirket ortaklarının takip edilip edilemeyeceği konusunda Danıştay Dokuzuncu Dairesi ile Vergi Dava Daireleri Kurulu, Üçüncü, Dördüncü ve Yedinci