By using our website, you agree to the use of our cookies.
By using our website, you agree to the use of our cookies.

Şirket Resmi Yetkilisinin Sahte Fatura Suçunu Kabul Etmemesi ve Beraat Kararı,

Şirket Resmi Yetkilisinin Sahte Fatura Suçunu Kabul Etmemesi, T.C YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ ESAS NO: 2016/2570 – KARAR NO:2019/3228 – KARAR TARİHİ:28.03.2019 MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Defter ve belge gizleme, sahte fatura düzenleme HÜKÜM: Beraat Sanık hakkında 2010 takvim yılına ilişkin sahte fatura kullanma ve defter ve belge ibraz etmeme suçundan verilen beraat hükümleri yönünden katılan vekilinin temyizinin incelemesi: A-İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 26.05.2011 tarih ve 2011/1691 esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında, 2010 takvim yılına ilişkin “sahte fatura kullanma” suçundan kamu davası açılmış ise de;

Sahte Fatura Davasında BERAAT Kararı,

Sahte Faturada Beraat Kararı,
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Sanıklar EKREM CANPOLAT ve MEHMET CANPOLAT üzerine atılı 213 sayılı yasaya muhalefet suçundan eylemine uyan 213 s.y.nın 359/b-2 maddesi gereğince cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmışsa da, yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince sanıkların BERAATINA,

Vergi Borcuna, Cezasına ve Kamu Alacakları Ödeme Emrine İtiraz;

Veri Borcuna, Cezasına ve Kamu Alacakları Ödeme Emrine İtiraz;
Vadesinde ödenmeyen kamu alacağı için 6183 sayılı kanunun 55. maddesine göre ödeme emri çıkartılır. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda ödeme emri düzenleme yetkisi alacaklı kamu idaresine tanınmıştır. Ödeme emrinin içeriği 55. maddede detaylı olarak belirlenmiştir.
Ödeme emri vergi dairesi tarafından vadesinde ödenmemiş kamu alacakları için borçlulara yapılan tebligattır. Ödeme emri ile borçlunun borcunu 15 gün içerisinde ödemesi veya mal bildiriminde bulunması istenir. Ödeme emrinin düzenlemesi ile vergi dairesi cebri tahsilat işlemlerine de başlamış olur.
Kesinleşmiş amme alacağının tahsil ve takibi için düzenlenen ödeme emri, daha önce tesis edilmiş bir idari işlemin gereğinin yerine getirilmesi, başka bir ifadeyle kesinleşmiş bir kamu alacağının tahsili amacıyla tesis edilmiş idari işlemin icrasına yönelik yeni bir işlemdir. .

Vergi Ceza Hukuku, Yargılanmanın Yenilenmesi,

Yargılamanın Yenilenmesi;
Yargılamanın yenilenmesi olağanüstü kanun yolu olması itibariyle, adalete ulaşılabilmesi amacıyla kabul edilmiş istisnai bir yoldur.
CMK’nın 311 ila 323. Maddeleri; 1- CMK m.311, 313, 314, 315, 316, 317 2- CMK m.318, 319 3- CMK m.320 4- CMK m.321/1 ve CMK m.321/3 4- CMK m.322/1 5- CMK m.322/2 5- CMK m.312 6- CMK m.323 CMK m.311’de sınırlı şekilde sayılan yargılamanın yenilenmesi sebeplerinden, özellikle yeni olay ve yeni delil meselesinde “içerik itibariyle yenilik” şartı aranmaktadır.

İştirak,Sahte Fatura Düzenleme Fiili,

Vergi ziyaı cezasının kaldırılması- iştirak cezası kesilmesi şartları- Sahte Fatura düzenleme fiili ( İlgili Mükellef Hakkında Düzenlenen Vergi Tekniği Raporu Değerlendirilerek Fiilin Oluşup Oluşmadığı Uyuşmazlığın İlişkin Bulunduğu Dönem İçin Adı Geçen Mükellef Hakkında Tarhiyat Yapılıp Yapılmadığı Yapılmış ise Dava Konusu Edilip Edilmediği Kesinleşip Kesinleşmediği Hususlarının Araştırılması ve Sonucuna Göre Hüküm Kurulması Gerektiği – Cezanın Dayanaklarının Şüpheye Yer Bırakmayacak Şekilde Ortaya Konulamadığı Gerekçesiyle Davanın Kabulü Yönündeki Kararın Bozulması Gerektiği )

Vergi Kaçakçılığı Suçlarında Denetim ve Yargıda Yaşanan Sorunlar.

Vergi Kaçakçılığı Suçlarında Yaşanan Sorunlar. Özellikle sahte fatura düzenlemek ya da kullanmak gibi çok ciddi bir iddiayı raporuna yazan denetim elemanının bu iddiasını kanıtlamak gibi bir gerek duymaması, vergi yargılamasında hem zaman kaybına hem de hak kaybına neden olabilmektedir. Vergi, çağdaş devlet olabilmenin temel koşullarından birisidir. Bu nedenle halkın ve mükelleflerin verginin adil olduğuna inanması ve toplanan verginin iyi işlerde kullandığına ikna olması ön koşuldur. Ülkemiz ne yazık ki bu konuda yaşadığı sıkıntıları aşabilmiş değildir.

Vergi Cezalarının Vergi Mahkemeleri Kararları İle Karşılaştırılması;

Vergi Cezalarının Vergi Mahkemesi Kararları ile Karşılaştırılması; Vergi Usul Kanunu’nda, vergi ziyaı cezası ile özel usulsüzlük cezalarının uygulanmasına dair ayrıntılı hükümler düzenlenmiştir. Bazı cezaların uyuşmazlık konusu olması halinde vergi yargısında verilen kararların uygulayıcılar tarafından dikkate alınmadığı, bu nedenle aynı konuda sayısız karar olmasına karşın vatandaşların mahkemeye müracaat etme durumunda bırakıldığı görülmektedir. Bazı vergi cezaları açısından ise, vergi mahkemeleri ile Danıştay vergi dava daireleri arasında dahi görüş birliği bulunmamaktadır. Aynı konu hakkında farklı kararlar verilebilmektedir. Bu durum ise vatandaşların yargıya bakış açısı hakkında olumsuzluklara sebebiyet vermektedir.

Yargılamanın Yenilenmesi, Anayasanın 36. maddesi adil yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE, yargılama ilkesinin ihlal edildiğine ilişkin şikayetlerinin KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin şikayetleri ile İtiraz Merci tarafından Savcının görüşünün bildirilmemesi nedeniyle çelişmeli yargılama ilkesinin ihlal edildiğine ilişkin şikayetlerinin KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
Gerekçeli karar hakkı ve çelişmeli yargılama ilkesi açısından Anayasanın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

Mükellefe Aynı Suçtan dolayı İki Defa Ceza Verilemez.

“Aynı suçtan dolayı iki defa ceza verilemez, “Türk Vergi Ceza Sistemi’nin tamamen değişmek zorunda olduğunu ele almıştım. Vergi kanunlarımızda aynı suçtan ötürü üç ceza verilebilmekte ve bu ceza sistemi Avrupa İnsan Hakları sözleşmesine aykırılık teşkil etmektedir.
Vergi kanunlarımıza göre, örneğin, sahte fatura kullanan bir mükellefe yapılan değerlendirmeye göre bir ya da üç kat vergi ziyaı cezası, %10 özel usulsüzlük cezası ve hapis cezası istenebilmektedir.

Aynı fiil nedeniyle yeniden yargılanmama veya cezalandırmama ilkesinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

VI. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle; A. Aynı fiil nedeniyle yeniden yargılanmama veya cezalandırmama ilkesinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA, B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamında aynı fiil nedeniyle yeniden yargılanmama veya cezalandırmama ilkesinin İHLAL EDİLMEDİĞİNE,