T.C. Danıştay 9. Dairesi; Örtülü Sermaye Kullandırılması,

Danıştay ve Yargıtay Kararları Üst Yönetim Vergi cezalarından Kurtulmak ve İdari Çıkış Yolları

Örtülü Sermaye Kullandırılması; T.C. Danıştay 9. Dairesi

Tarih: 11.06.2019 – Esas No: 2016/4272 –  Karar No: 2019/2403 

İSTEMİN KONUSU:

Kocaeli 1. Vergi Mahkemesinin 18.12.2013 tarih ve E:2013/837, K:2013/1189 sayılı kararının temyizden incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:

Dava konusu istem:

Davacı adına, hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca, ilişkili olduğu ve örtülü sermaye kullandırdığı …………… Bilgi Sistemleri San. ve Tic.A.Ş.’nin kanunen kabul edilmeyen gider olarak yazılan faiz giderinin, anılan firmanın ilgili yılda zarar beyan etmesinden dolayı kurumlar vergisi ödememesi nedeniyle, söz konusu tutarların davacı şirket tarafından kar payı geliri olarak iştirak kazançları istisnası kapsamında dikkate alınmasına imkan veren 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 12. maddesinin 7. fıkrasında yer alan düzeltme işlemi yapmasına imkan bulunmadığından bahisle, 2010 yılından 2011 yılına devreden cari yıl zararının azaltılmasına ilişkin işlemin iptali istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 12. maddesinin 7. fıkrası uyarınca; örtülü sermaye kullanan tarafından örtülü sermaye üzerinden hesaplanan ve kanunen kabul edilmeyen gider olarak beyan edilen faiz ve kur farkı tutarlarının, örtülü sermaye kullandıran açısından iştirak kazançları kapsamında kurumlar vergisinden istisna tutulması suretiyle yapılacak düzeltme için öngörülen tek şartın örtülü sermaye kullanan firmanın örtülü sermaye üzerinden hesapladığı faiz ve kur farkı tutarının kanunen kabul edilmeyen gider beyanı sonucu adına tarh edilen vergilerin kesinleşmiş ve ödenmiş olması olduğu, bununla birlikte örtülü sermaye kullanan firmanın, dönem sonunda en az örtülü sermaye üzerinden hesapladığı faiz ve kur farkı tutarı kadar kar elde etmesi ve bu matraha isabet eden vergi kadar ödenecek kurumlar vergisi beyanının aranmadığı, kurumun dönem içi gider ve zararların kurumlar vergisi beyannamesine olan yasal etkileri ve bu doğrultuda ödenecek kurumlar vergisinde oluşacak azalmalar konusunda yasal bir ibareye yer verilmediği gibi aksi bir düzenleme de bulunmadığı, borç veren kurumun örtülü sermaye üzerinden hesaplanan faiz ve kur farkını, iştirak kazancı istisnasına tabi tutabilmesi açısından, örtülü sermaye kullanan kurumda vergiye tabi matrah ve ödenecek kurumlar vergisi çıkmadığı durumların ne şekilde değerlendirileceğine ilişkin olarak yayımlanan 1 Seri No’lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde de bir hüküm bulunmadığı, dava konusu olayda, davacı şirketin borç para verdiği ……… Bilgi Sistemleri San. ve Tic. A.Ş’nin faiz giderini 2010 hesap döneminde kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate almasına rağmen geçmiş yıllar zararlarını mahsup etmesi üzerine kurumlar vergisi matrahı beyan etmediği ve dolayısıyla kurumlar vergisi ödemediğinin anlaşıldığı, düzeltmenin yapılabilmesi için örtülü sermaye kullanan kurum adına tarh edilen vergilerin kesinleşmiş ve ödenmiş olması şartının, örtülü sermaye kullanan kurumun, kurumlar vergisine tabi kazancı çıktığı durumlar için geçerli olup, dönem zararı, geçmiş yıllar zarar mahsubu gibi durumlar ile indirim ve istisnalar gibi yasal mevzuat gereği oluşan durumların beyannamede değerlendirilmesi sonucu kurumlar vergisi matrahının oluşmaması halinde, verginin kesinleşmiş ve ödenmiş olması şartı aranmasına gerek bulunmadığından; örtülü sermaye kullanan ve bu kısma isabet eden giderlerini kurumlar vergisi kazancına ekleyen ……………………. Bilgi Sistemleri San. ve Tic. A.Ş’nin geçmiş yıllar zararlarını mahsup etmesi nedeniyle kurumlar vergisi matrahı çıkmamış olması, örtülü sermaye kullandıran davacı şirketin örtülü sermayeye isabet eden faiz gelirini iştirak kazancı istisnasına tabi tutmasına engel bir durum olarak kabul edilemeyeceğinden, davacının 2010 hesap döneminden 2011 hesap dönemine devreden cari yıl zararının azaltılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava kabul edilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI;

5520 sayılı Kanun’un 12. maddesinin 7. fıkrası uyarınca düzeltme işleminin, örtülü sermaye kullanan kurumların kanunen kabul edilmeyen gider olarak ilgili dönem kazançlarına ilave ettikleri örtülü sermaye üzerinden hesaplanan faiz ve kur farkı tutarlarına ait verginin tarh edilmesi ve tarh edilen bu vergilerin ödenmesi durumunda mümkün olduğu, buna göre örtülü sermaye kapsamındaki finansmanı kullandıran kurum nezdinde yapılacak düzeltmede dikkate alınacak tutarın kesinleşen ve ödenen tutar olacağı, uyuşmazlıkta örtülü sermaye kullanan kurum olan ……… Bilgi Sistemleri San. ve Tic. A.Ş’nin örtülü sermaye üzerinden hesaplanan faiz tutarını kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alarak, geçmiş yıl zararlarından mahsup ederek beyanda bulunduğu, bu durumda beş yıllık süre zarfında dönem zararını azaltan, dolayısıyla anılan süre zarfında beyan edilecek kurumlar vergisi matrahını artıracak faiz tutarı üzerinden vergi edilip ödenmesi durumunda borç veren kurum nezdinde düzeltme talebinin sonuçlandırılacağı, ancak bu aşamada örtülü sermaye kapsamında faiz tutarı üzerinden hesaplanan bir vergiden söz edilemeyeceği için düzeltme işlemi yapılamayacağı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:

Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİNİN DÜŞÜNCESİ:

Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA;

Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İleri sürülen iddialar temyize konu vergi mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin REDDİNE, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 11.06.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir