Yargıtay 11. Ceza Dairesi Sahte Faturada Zincirleme Suç Cezası

Danıştay ve Yargıtay Kararları V.U.K. Md. 359 Vergi cezalarından Kurtulmak ve İdari Çıkış Yolları

Yargıtay 11. Ceza Dairesi        

2017/8166 E.

2020/632 K.

Suça konu faturaların bir takvim yılında KDV ve Kurumlar Vergisi indiriminde farklı zamanlarda kullanıldığının anlaşılması karşısında TCK’nin 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, yasaya aykırıdır.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi Kararın şöyledir,

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Sahte fatura kullanma

HÜKÜM : Mahkumiyet

1- 2008 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan açılan kamu davasında, sanığın yüklenen suçu kabul etmemesi, suça konu faturaları düzenleyen mükellef hakkında düzenlenmiş vergi inceleme raporlarının getirtilip incelenmediğinin anlaşılması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; suça konu faturaları düzenleyen mükellef hakkında düzenlenmiş vergi inceleme raporlarının ilgili vergi dairesinden getirtilmesi, aynı mükellef hakkında dava açılmış ise, dosyasının getirtilerek incelenmesi ve bu davayla ilgili belgelerin onaylı örneklerinin çıkartılarak dosya içine konulması; faturaları düzenleyen şirket yetkilisi, CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakkı hatırlatılıp, tanık sıfatıyla dinlenerek, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kime verdiğinin, sanığı tanıyıp tanımadığının, faturaların verilmesi konusunda sanığın bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması; gerektiğinde, faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi için, faturaları düzenleyen mükellefe ait mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyelerinin, teslim ve tesellüm belgelerinin, bedelinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun ve kanıtlama yeterliliği olan banka hesaplarının ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgelerin getirtilmesinden sonra, faturaları düzenleyen mükellef ile kullanan mükellefin ticari defterleri ve belgeleri üzerinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılması; sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması,

2- Kabule göre;

a) Suça konu faturaların bir takvim yılında KDV ve Kurumlar Vergisi indiriminde farklı zamanlarda kullanıldığının anlaşılması karşısında TCK’nin 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, yasaya aykırı,

b) Suça konu faturaların Kurumlar Vergisinde kullanılması nedeniyle “26.04.2009” olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında “2008” şeklinde yanlış gösterilmesi,

c) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140-2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 23.01.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir