Yargıtay 11. Ceza Dairesi

2016 / 5434 E. – 2020 / 564 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: Sahte fatura düzenleme

HÜKÜM: Sanık… Hakkında 2008, sanık… Hakkında 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından: Beraat

Sanık… Hakkında 2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından: Mahkûmiyet

Sanık… Hakkında 2009, 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından: Mahkûmiyet

İzmir Cumhuriyet Baş savcılığının 05.02.2013 tarihli iddianamesi ile sanık… Hakkında defter ve belge gizleme suçundan 213 sayılı VUK’nin 359/a-2 madde sevkiyle dava açılmasına ve gerekçeli kararda bu suçtan cezalandırılmasına karar verildiği belirtilmesine rağmen hüküm fıkrasında bu suçtan bir hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, Mahkemesince her zaman bir hüküm kurulması mümkün görülmüştür.

A- Sanık … hakkında 2008, sanık … hakkında 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesi: Yargılama sürecindeki işlemlerin hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler ile delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak değerlendirildiği, yüklenen suçların sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığına ilişkin vicdanî kanının deliller ve dosyadaki bilgilerle uyumlu verilere dayandırıldığı, kurulan hükümlerde bir aykırılık bulunmadığı anlaşılmış; katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan, hükümlerin ONANMASINA,

B-Sanık … hakkında 2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık … müdafinin temyiz taleplerinin incelenmesi: 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

Yargılama sürecindeki işlemlerin hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler ile delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak değerlendirildiği, vicdani kanının deliller ve dosyadaki bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, fiillerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, fiillere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlenip uygulandığı, kurulan hükümlerde bir aykırılık bulunmadığı anlaşılmış; sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan, hükümlerin ONANMASINA,

C-Sanık … hakkında 2009, 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanık …’in temyiz taleplerinin incelenmesi:

1-… Otomotiv Ltd. Şti’nin yetkilisi olan sanık … …’in, …’tan şirket hisselerini devraldığı ve yetkilisi olarak tayin edildiği 21.10.2009 tarihinden itibaren, 2009, 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenlediği iddia ve kabul edilen olayda; Sanık …’in kovuşturma ifadesinde ”2009 yılının Ekim ayında arkadaşı olan …’ın kendisini kandırarak şirketi üzerine aldırdığını, şirket ile hiçbir bağlantısının bulunmadığını, firmanın hangi yıllarda faaliyet gösterdiğini, iştigal sahasını, sermayesini, adresini, çek ve faturalarını veya kesilip kesilmediğini bilmediğini, cahil olması ve bilgisizliğinden yararlanarak bu işleri kendisinin başına açan kişinin … olduğunu beyan etmesi, sanığın yargılama aşamasındaki beyanında da, arkadaşı olan …’ın kendisine şirket devralacağını, ancak kendisinin yanında birkaç kişinin daha olması gerektiğini söylediğini, birlikte notere giderek bazı belgeleri imzaladıklarını, bu olaydan 15 gün sonra da …’ın bu işin olmadığını söylediğini, diğer sanık …’ı sadece noterde gördüğünü, daha sonra şirketin yetkilisi olarak göründüğünü ve şirketin sahte fatura düzenlediğini öğrendiğini” savunarak atılı suçları inkar ettiği; dosyada mevcut vergi suçu, vergi tekniği rapor ve ekleri incelendiğinde, … Otomotiv Nakliye ve Petrol Ürünleri Madeni Yağ Kimya Sanayi Ticaret Limited şirketinin ” Madeni yağ, antifriz, petrol ürünleri satışı faaliyeti” işi ile iştigal etmek üzere 08.10.2008 tarihinde mükellefiyet tesis ettirdiği, işe başlama bildirimi üzerine 15.10.2008 tarihinde yapılan yoklamada 200 TL kira bedelli 20 metrekare iş yeri olup, iş yerinde emtiası olmadığı, daha sonra yapılan yoklamalarda da yalnızca 30.000 TL değerinde eşya olup, 16.06.2010 tarihli ve devamındaki yoklamalarda da iş yerinin kapalı ve boş olduğunun tespit edildiği; şirketin araç, depo, şube ve işçisinin olmadığı; Ba- Bs formlarının birbirinden çok farklı olup, Ba formlarından 2008 takvim yılında 330 adet, 2009 takvim yılında 3328 adet, 2010 takvim yılında 1064 adet ve 2011 takvim yılında 56 adet belge düzenlediğinin tespit edildiği, mükellefin bildirdiği matrah ve Ba formları ile mükelleften mal aldığını bildiren mükelleflerin belirttiği miktarda yüksek ciroları sağlayacak ticari organizasyona sahip olmadığının anlaşıldığı, tahakkuk eden vergi borçlarının ödenmediği, şirketin komisyon karşılığı sahte fatura düzenlendiğine dair Jandarma İstihbarat birimlerinin bildirimde bulunup, tespit edilen faturaların vergi dairesine bildirildiği; ayrıca vergi tekniği raporu ekinde bulunan 19.04.2010 tarihinde şirket adına fatura teslim eden … Form Ofset Matbaacılık Ltd. Şti yetkilisi olan …’ın 21.04.2010 tarihli beyanında, … isimli bir kişinin telefonla sipariş edilen 1000 adet … Otomotiv Ltd. Şti’ne ait faturaların … isimli kişi tarafından nüfus cüzdanı ve vekaletname ibrazı ile teslim alınmasını müteakip aynı kişinin Gündoğdu… Ltd. Şti. adına aynı vekaletname ile fatura bastırmak istemesi üzerine vekaletname aslını araştırdığında noterde düzenlenmediğini anladığı ve vergi dairesine dilekçe ile durumu bildirdiğini beyan ettiği, faturaları alan kişi olarak …’i teşhis ettiği; yine vergi tekniği raporu ekindeki 23.04.2010 tarihli …’e ait iş yeri arama tutanağından anlaşıldığı üzere … Otomotiv… Ltd. şirketine ait faturaların …’in iş yerinde ele geçirildiğinin, aynı aramada Gündoğdu şirketine ait faturaların da ele geçirildiği; suça konu şirketin muhasebe işlerini yürüten, 2010 yılı Ocak ve Şubat aylarında beyannamelerini veren … hakkında 2010 yılında … Otomotiv… Ltd. Şirketi yetkililerinin sahte fatura düzenleme eylemlerine iştirak ettiğinden bahisle İzmir 38. Asliye Ceza Mahkemesinde dava açıldığı, sahte fatura düzenlemeye iştirak suçundan 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasının temyizi üzerine Dairemizin 2016/ 3975 esasına kaydedildiği anlaşılmakla, her iki dosya birlikte incelenmiş olup, suç ve cezada şahsilik ilkesi gereğince gerçek failin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde tespiti, suçun unsurlarının ve maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi bakımından;

a-Dosyada adları geçen … ve … adlı kişilerin, CMK’nin 48. maddeleri uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi,

b-2009, 2010 ve 2011 takvim yıllarında düzenlendiği belirtilen sahte faturalardan, kanaat oluşturacak sayıdaki asıllarının getirtilip sanık …, …, … ve …’ye gösterilerek yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması, kendilerine ait olmadığını söylemeleri halinde yazı ve imza örneklerinin alınarak faturalardaki yazı ve imzaların sanığa ait olup olmadığı konusunda uzman bir kurum veya kuruluştan rapor alınması,

c-Şirkete ait 2009 ve 2010 yıllarında bastırılan fatura teslimlerinin matbaalar tarafından kime yapıldığının araştırılması, bu hususta da gerekirse imza incelemesi yaptırılması,

d-… hakkında 2010 yılında … Otomotiv… Ltd. Şirketi yetkililerinin sahte fatura düzenleme eylemlerine iştirak ettiğinden bahisle İzmir 38. Asliye Ceza Mahkemesinde dava açıldığı, sahte fatura düzenlemeye iştirak suçundan 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasının temyizi üzerine Dairemizin 2016/ 3975 esasına kaydedildiği anlaşılmakla, suç unsurlarının birlikte değerlendirilmesi bakımından her iki dosyanın birleştirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

e-Sanık …’ye beyannameler için belgelerin kimin tarafından kendisine getirildiğinin sorulması,

Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile hükümler kurulması,

2-Kabule göre de, 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz talepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.01.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.