Uygulamaya konulan değerli konut vergisini, mesken nitelikli taşınmazlardan, bina vergi değeri veya Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen değeri 5.000.000 Türk Lirası ve üzerinde olanların maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa mesken nitelikli taşınmaza malik gibi tasarruf edenler beyan edip ödemekle yükümlüdür.

Türkiye içerisinde bulunan mesken niteliğinde olan taşınmazlar lüks konut vergisi olarak da adlandırılan değerli konut vergisine tabidir.

Mesken nitelikli taşınmaza paylı mülkiyet hâlinde malik olanlar, hisseleri oranında mükellef olacak, malik olanlar ise vergiden müteselsilen sorumlu olacaklardır.

Danıştay kararlarına göre benzer düzenlemenin yer aldığı emlak vergisi uygulamasında malik ve intifa hakkı sahibi arasında bir öncelik sıralaması bulunmadığı bilinmelidir.

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce ilgili mevzuat kapsamında yapılan veya yaptırılan değerleme sonucunda belirlenen ve 5.000.000 Türk lirası ve üstündeki mesken nitelikli taşınmazlar, ilgilileri tarafından ulaşılabilecek şekilde Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün internet sitesinde ilan edilecek ve ilgilisine ayrıca ilgilisine tebliğ edilecektir.

Değerleme vergilendirme ile ilgili olduğundan tebligatın Vergi Usul Kanunu kurallarına göre yapılması gerekmektedir.

Tebligat Kanunu uyarınca yapılacak tebligatlar ancak muhatabı tarafından öğrenildiği anda hukuki sonuç doğurabilir.

Bunun yanında tebligatlar Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yapılmadığından internet vergi dairesi nezdinde bu tebligatın yapılması bakanlıklar arasında koordinasyon sağlanması ile mümkün olacaktır.

Tebliğ tarihinden itibaren on beşinci günün sonuna kadar Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne itiraz edilmeyen mesken nitelikli taşınmazın değeri kesinleşecektir.

Danıştay kararlarına göre benzer şekilde emlak vergisi uygulamasında, takdir komisyonlarınca tespit edilerek kesinleşen arsa ve arazi birim metrekare değerlerine artık tahakkuk aşamasında itiraz edilemez.

Bu nedenle aynı şekilde değerli konut vergisi açısından da Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce ilgili mevzuat kapsamında yapılan veya yaptırılan değerlemenin kesinleşmesi halinde ihtirazi kayıtla beyanname verilse dahi tahakkuk aşamasında itiraz edilemeyecektir.

Bu değerleme aşamasında yapılan itiraz oldukça önemlidir.

Süresinde yapılan itirazlar, on beş gün içinde değerlendirilerek sonuçlandırılacaktır ve kesinleşen değer, aynı usulle ilan ve ilgilisine tebliğ edilecektir.

İtiraz yoluna başvurmadan vergi mahkemesinde dava açılması halinde zorunlu başvuru yolu tüketilmediğinden mahkemece merciine tevdi kararı, itiraz yapılmaksızın 15 günlük süre geçtikten sonra ancak vergi davası açma süresi içerisinde (örneğin 20. günde) dava açılması halinde ise incelenmeksizin ret kararı verileceğinden itirazın süresinde yapılmasına özen gösterilmelidir.

Bunun yanında yapılan itiraza 60 günlük bekleme süresi içerisinde herhangi bir cevap tebligatı yapılmaması halinde, değerlemeye vaki itirazın reddedildiği kabul edilerek vergi mahkemesinde dava açılabilir.

Bununla birlikte, vergi mahkemesinde değerlemeye karşı dava açılabileceğine dair değerli konut mevzuatında herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır.

Ancak kesin, icrai, tek taraflı ve menfaati ihlal edip hukuki sonuç doğuran bu idari işlemin iptali istemiyle genel hükümler dairesinde iptal davası açılmasının önünde herhangi bir engel bulunmamaktadır.

Dava konusu tarhiyat olmadığından dava dilekçesinde yürütmenin durdurulmasını istemek de mümkündür.

Dava devam ederken beyanname verme dönemine girilmiş ise, değerlemeye karşı dava açmak beyan verme ödevine etki etmeyeceğinden yüksek oranda vergi tahakkuku gerçekleşebilir.

Ancak değerli konuta malik ya da üstünde intifa hakkı bulunan bir kişi açısından böyle bir verginin telafisi güç zararlar doğurması iddiasının yargı yerince önemsenmemesi pek muhtemeldir.

Dava Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’ne karşı açılması yönüyle vergi yargısında sıra dışı bir uyuşmazlık türü olacaktır.

Bu bakımdan idare mahkemesi ile vergi mahkemesi arasında görev uyuşmazlığı çıkması muhtemeldir.

Ancak görev uyuşmazlığını davacının menfaatini etkileyecek bir gelişme olarak değerlendirmemek gerekir.

Sadece yargılama süresi uzayabilir. Duraksama olabilir.

Mükellef tarafından, mesken nitelikli taşınmaza ilişkin bina vergi değeri ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen değer, buna ait vesikalarla, mesken nitelikli taşınmazın bulunduğu yerdeki Gelir İdaresi Başkanlığına bağlı yetkili vergi dairesine, mesken nitelikli taşınmazın değerinin 5.000.000 Türk lirasına ulaştığı veya bu tutarı aştığı yılı takip eden yılın şubat ayının 20. günü sonuna kadar beyanname ile beyan edilecek ve vergi, yetkili vergi dairesince yıllık olarak tarh ve tahakkuk olunacaktır.

Müteakip yıllar için mükellef tarafından aynı şekilde yıllık olarak beyanname verilecek ve vergi ilgili vergi dairesince tarh ve tahakkuk olunacaktır.

Emlak vergisi mevzuatında yer alsa dahi bu verginin tarh yerinin belediyeler olmadığı bilinmelidir.

Bu durumun, vergi hatası bulunduğu iddiasıyla değerli konut vergisi konusunda düzeltme ve şikâyet müessesesi açısından gerçekleştirilecek başvuruların yöneleceği mercilerin seçiminde önemli olduğu açıktır.

Vergi usul mevzuatına tabi olan değerli konut vergisi için de diğer vergi türlerinde olduğu gibi kural olarak mükellefler kendi beyanlarına dava açamaz.

Değer kesinleşmesi belirlenen değer üzerinden verginin beyan edilip tahakkuk ettirilmesini gerektiriyor.

Ancak bu beyanda mükellefin “ihtirazi kayıt” koymasının mümkün olduğunu düşünüyoruz.

İhtirazi kayıt idarece belirlenen değer üzerinden cezai bir duruma düşmemek için verginin “zorunlu olarak” tahakkuk ettirilmesini ancak mükellef olarak dava hakkının saklı olduğunun bir ifadesi.

İhtirazi kayıtla yapılan beyan üzerine mükellef 30 günlük süre içinde bu verginin hangi sebeplerle yanlış/haksız/adaletsiz olduğunu belirterek dava açmak zorunda: Eğer bu 30 günlük sürede dava açılamazsa ihtirazi kayıt bir anlam ifade etmiyor ve daha sonra dava hakkı bulunmuyor.

Unutmamak gerekir ki, ihtirazi kayıtla yapılacak olan beyan sonrası tahakkuk eden vergiler zamanında ödenmeli.

Davanın mükellef lehine sonuçlanması halinde ödenen vergiler iade alınacaktır. Başka bir ifade ile ihtirazi kayıt ödemeyi durdurmaz sadece 30 gün içinde dava açma hakkı verir.

Ancak ihtirazi kayıt koyarak verdikleri beyannameler üzerine yapılacak tarhiyatların iptali istemiyle 30 gün içerisinde vergi mahkemesinde dava açılması mümkündür.

Daha önce de bahsettiğim gibi değerlemeye süresinde itiraz yapılmaması halinde ihtirazı kayıt konulsa dahi beyan/tarh/tahakkuk aşamasında bunu ileri sürmek mümkün olmayacaktır.

İhtirazı kayıt üzerine açılacak bu tür davada yürütmenin durdurulmasını istemek oldukça önemlidir.

Çünkü tahsilat işlemleri devam edeceğinden dava devam ederken haciz aşamasına geçilebilir.

Son olarak, beyan ödevini yerine getirmeyenler hakkında vergi incelemesi veya takdir komisyonu marifetiyle resen cezalı vergiler salınacak olup buna ilişkin değerli konut vergisi mükellefinin bağlı olduğu vergi dairesinin işlerine bakan vergi mahkemesine ihbarnamenin tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde dava açmak mümkün olacaktır.

Ancak bu aşamada dahi, davacı değerlemenin kendisine usulüne uygun tebliğ edildiği halde süresinde itiraz etmemişse, bu yöndeki itirazın mahkemece dikkate alınmaması gündeme gelebilir.

Ancak vergi mükellefiyeti, tebligat, hazırlayıcı işlemlerdeki hukuka aykırılıkların ileri sürülmesi mümkündür.

İhbarnameye konu olan değerli konut vergisine karşı dava açmakla tahsilat işlemleri duracağından yürütmenin durdurulmasını isteme lüzumu bulunmamaktadır.

Yasa hükmüne göre Türkiye sınırları içinde değeri 5.000.000 TL ve üzeri olan mesken nitelikli taşınmazların malikleri, intifa hakkı sahipleri, her ikisi de yoksa gayrimenkule malik gibi tasarruf edenlerden;
Mesken nitelikli taşınmazının değeri;
5.000.000 TL -7.500.000 TL arasında olanlar binde 3
7.500.001 TL – 10.000.000 TL arasında olanlar binde 6
10.000.001 TL üstünde olanlar binde 10,
oranında Değerli Konut Vergisi’ni mesken nitelikli taşınmazının değerinin yukarıdaki tutara ulaştığının tespit edildiği yılı takip eden yılın Şubat ayının 20.günü akşamına kadar meskenin bulunduğu yerin vergi dairesine beyanname ile bildirip tahakkuk eden vergiyi biri Şubat diğeri Ağustos ayı sonuna kadar iki eşit taksitte ödemek zorundadırlar.