Adli Muhasebenin Tarihi Gelişimi

Genel

Tarihsel süreç içerisinde adli muhasebeciliğin 5.000 yıldan fazla bir geçmişe sahip olduğunu söylemek mümkündür.  Şöyle ki, M.Ö. 3.300-3.500 yıllarında Mezopotamya ve Mısır’daki kâtipler, ticari işlemleri ıslak kil tabletlerin üzerine kaydetmekte ve bu dokümanlar ince bir kil zarf şeklindeki bir dış tablete konulmaktaydı.

Eğer bu dış tablette bir kurcalama olursa, durum soruşturmaya konu ediliyordu.                                   

Ayrıca on altıncı yüzyıl Avrupa’sında ve özellikle İngiltere’de uzman tanıkların varlığına dair belgeler bulunmaktadır.                                                                                                                       

Bugünkü anlamda adli muhasebe uygulamasına ise ilk olarak 1824’de James Mac. Clelland isimli İskoçyalı bir muhasebecinin tanıtım reklamında rastlanmıştır.                                                                

Bu tanıtımda yer alan “finansal tabloların hazırlanması, ihtilaflı hesapların raporlanması ve mahkemede savunma yapılması”  ifadeleri muhasebe mesleğinin sadece muamelelerin kayıtlanmasından ibaret olmadığını yazılı olarak da vurgulayan ilk metindir.                                      

Konuyla ilgili çalışmalar hız kazanmış, çeşitli makaleler yazılmaya başlanmış, konuya ilişkin yasal düzenlemelerin sayısında artışlar gözlenmiştir.                                                                             

“Forensic Accounting-Adli Muhasebe” kavramını ilk kullanan kişi “Forensic Accounting: Its Place in Today’s Economy – Adli Muhasebe: Bugünün Ekonomisindeki Yeri” adlı çalışmasıyla 1946 yılında New York’ta bir muhasebecilik şirketi ortağı olan Maurice Peloubet (1892-1976) dir.                                                                                                                                                                

Daha sonraları 1960’lı yıllarda Kanada’da ilk uzman ekonomik suç birimi Royal Canadian Mounted Police (RCMP) kurulmuş, daha sonraları bu birimlerin sayısı artmıştır.                                

Böylece, ekonomik suçların değerlendirilmesinde muhasebe tecrübesi ve uzmanlığına olan ihtiyaç artmıştır.                                                                                                                                             

Bu durum 70’live 80’li yıllar boyunca devam etmiş, bu yıllardan sonra bilişim sektöründeki hızlı gelişme ve değişimlere paralel olarak önemi artarak günümüze kadar gelmiştir.                              

Adli muhasebecilik mesleği özellikle 1980’li yıllarda başta ABD olmak üzere pek çok gelişmiş ülkede önemli gelişmeler göstermiş ve adli muhasebe alanında uzmanlaşan muhasebe meslek mensuplarının sayısı artmaya başlamıştır.                                                                         

Bu yıllarda tam anlamıyla bir muhasebe uzmanlık alanı haline gelen adli muhasebecilik mesleği, gelişen pazar ekonomisine ve yasal düzenlemelere uyumu sağlamıştır.                                             

Değişen ekonomik çevreyle birlikte muhasebe mesleğinin ihtiyaçlarının da farklılaşması ve mevcut uzmanlıkların yetersiz kalması nedeniyle adli muhasebecilik mesleği çok hızlı gelişim göstermiştir.                                                                                                                                               

Adli muhasebenin mesleki anlamda gelişimindeki en önemli dönüm noktası ise, yaşanan küresel ölçekli şirket skandalları sonrası 2002 yılında SOX Yasasının kabul edilmesidir.                                  

SEC ( Amerikan Sermaye Piyasası Kurulu ) bu yasa ile denetim çalışmalarında adli muhasebecilik uygulamalarından yararlanılması gerektiğini vurgulamıştır.                                                     

Bu yasa, şirketlerde mevcut kurulların dışında bir denetim komitesini zorunlu kılmakta olup bu çerçevede adli muhasebeciler, denetim ve araştırma yeteneklerine dayanarak denetim komitelerine veya şirketlerin yöneticilerine özel danışmanlık hizmeti sunabilecekler veya SEC’in (Securitiesand Exchange Commission- Amerikan Sermaye Piyasası Kurulu) izniyle denetim komitesinde görevde bulunabileceklerdir.                                                                             

Geliştirilen düzenlemelerin adları ve içerikleri ne olursa olsun ortak bir amacı vardır; o da “denetimin güven sağlama” unsurunu güçlendirmektir.

Adli Muhasebenin Gerekliliği

Bunaltan şiddetli ekonomik baskılar nedeniyle işletmelerin pek çoğunun iflasla karşı karşıya kalması buna paralel olarak çalışanların da iş güvencelerinin olmaması hile ve yolsuzluk riskini her geçen gün katlanarak artırmasına sebep olmuştur.                                                                            

Teknolojinin muhasebede kullanımının yaygınlaşması ile elektronik ortamda da kendini gösteren yolsuzlukların kontrol altına alınmasının güçlüğü de bu etkiyi giderek büyütmektedir.                                                                                                                                                                     

Muhasebe hileleri yalnızca şirket sahiplerini ve yatırımcıları değil, çalışanlar, kredi kurumları, devlet ve denetim firmaları gibi pek çok kesimin de zarar görmesine neden olabilmektedir.                                                                                                                                              

Adli muhasebecilik mesleğini gerektiren nedenlerin başında; işletmelerin, devletin, kanun koyucularının ve mahkemelerin bilgi teknolojilerindeki hızlı değişime ayak uydurabilecek, ileri düzeyde yapılan mali hata hileleri ortaya çıkaracak uzmanlara olan ihtiyaçlarıdır.                              

 Bu ihtiyaç, hilelerin “Niçin” yapıldığını bulmak için değil, “Nasıl” yapıldığını ortaya çıkarmak içindir.                                                                                                                                                       

Bu bağlamda, adli muhasebeci mali bilgisine zihinsel araştırma tekniklerini de ekleyerek; çözümlenemeyen problemlerin çözme ve adaletin oluşmasına yardımcı olmaktadır.                                   

Etik dışı davranışların artması, muhasebe öğretisinin yetersizliği, bilirkişilerin odaklanma noktalarındaki farklılıklar, bilirkişi müessesinin yetersizliği, hukuk fakültelerinde verilen mali eğitimin yetersizliği ve hata ve hilelerin ortaya çıkarılmasındaki güçlükler adli muhasebeye olan ihtiyacın belirleyicileri olmuşlardır.                                                                                                  

Muhasebe, denetleme ve inceleme becerilerinin bütünü olarak ifade edilen Adli muhasebecilik uzmanlık sahasının oluşumunda, genel olarak aşağıda sıralanan nedenler etkili olmuştur.                                                                                                                                                       

– Ticari işlemlerin giderek karmaşıklaşması sonucu, bireyler ve kurumlar artan sorunları çözmekte zorlanarak mahkemelere başvurmaya başlamışlardır.                                                                                                 

– Toplumda; birey ve kurumlarla devlet arasındaki ilişkiler giderek sorun doğurmaya başlamıştır.                                                     

– İşletmelerde çalışanların yaptıkları yolsuzluklar giderek artmakta, yolsuzlukların ortaya çıkartılması ve bilimsel tedbirler alınmadığından da önlenmesi zorlaşmaktadır.                                                                                                   

 – Çok sayıdaki kurumsallaşmış işletmeler başarısızlıklar yaşanmaktadır.                                                                  

– Avukatlar ve mahkemeler karşılaştıkları olaylarda daha fazla uzman desteğine ihtiyaç zorunluluğu doğmuştur.

                                                                       

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir