Adli Müşavirlik Mesleğinin Konusu

Genel

Adli müşavirlik mesleğini adli muhasebe bilim dalını uygulayan kimseler olarak tanımladığımızdan adli müşavirlik mesleğinin konusunu da ayrıca incelemek gerekir.  Adli müşavirlik mesleğinin konusunu adli mercilere intikal eden veya henüz intikal etmemiş bulunan muhasebe ile ilgili boyutu önemli ölçüde olan dava destekleri (hukuki destek), uzman tanıklık (bilirkişi tanıklığı) ve suiistimal, hile, yolsuzluk araştırmacılığı oluşturmaktadır. Adli müşavirlik mesleğinin konusunu oluşturan unsurların gerektirdiği çalışma yöntemi veya üzerinde titizle durulması gereken hususlarda belirli farklılıklar bulunmaktadır.                             

Örneğin uzman tanıklıkta iyi bir iletişim ve hitabet yeteneği gerekirken, suiistimal, hile ve yolsuzluk alanları ile ilgili çalışmalarda araştırmacı ve soruşturmacı analitik düşünce yapısı ön plana çıkmaktadır.  

Adli müşavirlik mesleğinin konusu, pek çok sektörde ve geniş bir alanda faaliyet gösterilmesi ve Dünya’daki ekonomik ve mali olayların iletişim ve ulaşım olanaklarının artması ve teknolojik gelişmeler nedeniyle değişmektedir.                                                                                                

Bu değişime paralel olarak adli müşavirlik mesleğini icra edenlerin çalışma sistemleri ve ellerindeki teknik olanaklar da değişmekte karşılaşılan yeni olay ve problemler mesleğin konularını da genişletmektedir.                                                                                                                      

Bu sebeple bu mesleği ifa edecek olanların sürekli olarak meslek içi eğitimden geçmeleri de gerekmektedir.                                                                                                                            

Adli muhasebecilerden genellikle suç olaylarından doğan mağduriyetler hakkında finansal suç incelemeleri, medeni hukuk ve ceza hukuku davalarından doğan talepler, özel ve kamu sektörü tüzel veya gerçek kişileri hakkındaki soruşturmalarda bilgi vermeleri, hizmet sunmaları istenmektedir.                                                                                                                              

Beyaz yaka suçları denilen genelde iyi eğitimli kişiler tarafından işlenen suçlarda olayın çok iyi planlanması, suçu işleyen veya işlenen suçun çok iyi maskelenmesi ve saklanması gibi nedenlerle oldukça iyi bir araştırma ve soruşturma yapmak gerekmektedir.                                                                          

Kredi kartı dolandırıcılıkları, kambiyo senetleri ile ilgili suçlar, bilişim suçları, şirketlerdeki hile, yolsuzluk gibi finansal suçlarla ilgili konularda adli muhasebe analizinin boyutları çok geniş olabilmektedir.                                                                                                                      

Dava Destekleri (Hukuki Destek);

Dava destekleri (hukuki destekler) kapsamında adli müşavirlik adli mercilere intikal etmiş veya henüz intikal etmemiş aşağıdaki hususlarda hizmet vermektedir.                                                                                                                                           

a) Boşanmalarla ilgili uyuşmazlıklarda evlilik süresinde elde edinilen varlıkların gerçekleştirilen finansal olayların etki ve sonuçlarının analiz edilmesinde, özellikle paylaşılması gereken varlıklar arasında ticari işletmelerin bulunduğu durumlarda adli muhasebe hizmeti önemli faydalar ve yardımlar sağlamaktadır. Taraflardan birinin mal kaçırmak, gizlemek gibi girişimlerinin olduğu durumlarda olay bir hukukçunun çalışma alanını çok dışına çıkmaktadır.

b) İşletmelerin mali kayıplarına ilişkin davalarda işletme yönetiminin veya işletme çalışanlarının yaptığı olaylarda oluşan zararların tespiti ve hesaplanması sırasında da adli müşavirlik mesleğine çalışmaları gerekmektedir.                                                                                           

c) Ceza davalarında belge ve kredi kartı dolandırıcılıklarında, çek ve senetlere ilişkin dolandırıcılıklarda ve hatta cinayet davalarının bir kısmında adli müşavirlik mesleği hizmetinden yararlanabilir.                                                                                                                            

d) İcra İflas hukuku ile ilgili davalarda hileli iflas uygulamaları gibi özellik arz eden durumlarda, borçlunun mal kaçırmak için muvazaalı olayların ortaya çıkarılması da adli müşavirlik mesleğinin konusu içerisinde yer alır.                                                                                         

e) İş hukukunun uygulama konusuna giren davalarda ise tazminatların hesaplanması, işyerinde meydana gelen iş hukuku yolsuzluk ve usulsüzlüklerinin aydınlatılmasında da adli müşavirlik mesleğine başvurulabilir.                                                                                                              

f) Vergi hukukunun uygulama alanına giren davaların pek çoğunda muhasebe ile ilgili analizin önemi büyüktür. Vergisel hile ve yolsuzlukların ortaya çıkarılmasında, mali tablolarda veya defterlerde yapılan hesap oyunlarının tespit edilmesinde adli müşavirlik mesleğinin önemi büyük olmaktadır.                                                                     

g) Ticaret hukuku ile davaların pek çoğunda örneğin ortakların kar dağıtımı ile ilgili problemlerinde, tasfiye veya birleşmelerle ilgili uyuşmazlıklarında adli müşavirlik mesleğini icra edenlerin yardımları gerekebilir.                                                                                                              

h) Kara paranın aklanmasına ilişkin suçlara ilişkin yargılamalarda da adli müşavirlerden yararlanılmaktadır. Kara paranın aklanmasına ilişkin çok geniş örgütlemeler ve sistemler kurulmakta ve bu yapıların çözümlenmesinde ise mutlaka üst düzey muhasebe ve denetim teknik bilgisi gerekmektedir.

i) Sermaye Piyasası Kanunu kapsamındaki kurumlar, iş ve eylemler dolayısıyla ortaya çıkan suçların yargı sürecinde adli müşavirlere başvurulur. Adli müşavirler bu gibi konularda dava aşamasında avukatlara hukuki destek sağlayabilecekleri gibi olayın mahkemeye intikal ettiği durumlarda da hizmet sunabilirler. Avukatın savunmasının oluşturulmasıyla ilgili delillerin toplanmasında veya karşı tarafın avukatının veya savcının oluşturduğu iddiaların çözümlenerek etkisiz hale getirilmesinde adli müşavirlerin büyük desteği olabilmektedir.

Uzman Tanıklık (Bilirkişi Tanıklığı);

Adli müşavirlik mesleğinin konusu olarak uzman tanıklık Türk Yargı sisteminde uygulaması pek olmayan bir sistemdir. Artık olmak zorunluluğu doğmaktadır. Çünkü ülkemiz uygulamalarında tanıklık sadece olayı kendi gözleriyle gören kişiler için düzenlenmiştir.  Türkiye uygulamalarında bilirkişilerin yazılı rapor vermesi esastır.                                                        

Ancak yazılı rapor verilmesi sırasında ifadelerin muğlak olması, çok fazla teknik kavram ve terimlerin kullanılması, Türkçe dilbilgisi kurallarının tam olarak kullanılamaması, anlatılmak istenilen mesajın mahkemeler tarafından anlaşılamamasına yol açabilmektedir.                                             

Bu tip durumlarda hâkim, bilirkişiden ek açıklama talep etmekte ancak gelen ek açıklamalarda da çoğu zaman benzer sıkıntılar olabilmektedir.                                                                          

Uzman tanıklık sisteminde ise sözlü ifade esastır.                                                                                                                          

Böylece hâkimler, savcılar ve avukatlar yazılı hususlar hakkında şüpheye düştükleri veya tam olarak algılayamadıkları kısımları sorarak adaletin sağlanması konusunda daha iyi bir durumda olurlar.

Bazı karmaşık davalarda, adli müşavirlerden bilirkişi tanıklığı, danışmanlık ya da hakemlik yapması konusunda destek alınabilir.

Adli müşavirin herhangi bir araştırma yapmadan, mahkeme için sunum hazırlığı (görsel materyaller, tablolar vs.) veya prova gibi ön hazırlıklarını tamamlamadan görüş bildirmesi doğru olmaz.   

Ayrıca adli müşavir mahkemede sözlü görüş bildirirken bir savcı, avukat veya hâkim gibi değil bir uzman olarak davranmak, gerçek ve tarafsız bilgi vermek zorundadır.                                   

Çelişkili ifadelerde bulunması, mesleğin genel kabul görmüş ilke ve standartlarının dışında görüş bildirmesi adaleti yanıltmaya çalışma kapsamında değerlendirilebilecektir.                                       

Adli müşavirlerin adaletin gerçeği bulmasını sağlaması en temel sorumluluğudur.                                   

Adli muhasebeciler, bu görevlerinden doğan sorumluluklarını yerine getirirken, tarafsız, bağımsız ve objektif olmalı, teknik konuları açık bir dille, öğretici ve anlaşılır bir biçimde açıklamalıdırlar

Adli müşavirlerin uzman tanıklık sırasında mağdurun, avukatların veya savcının bazı olaylarda ise yazılı veya görsel medyanın etkisi altında kalmaması gerekir.                                                   

Adli müşavir tahminde bulunmadan konuyla ilgili vurgunculuk yapmadan doğruyu söylemesi gerekir. Adli müşavir ifadesinde teori veya varsayımlarda bulunmamalı kesin konuşmalıdır.              

Kesinlikle konuya yoğunlaşmalı ve konudan konuya geçmemeli, soruları dikkatli olarak dinlemeden veya anlamadan cevap vermemelidir.                                                                                     

Adli müşavirlik mesleğinin uzman tanıklık alanı yüksek iletişim becerileri, topluluk önünde konuşma ve iyi derecede hitabet yeteneği gerektirir.

Burada adli müşavirin yapacağı hataların telafisi çok zordur ve ününü itibarını doğrudan doğruya etkileyebilir.

 Uzman tanıklık müessesinin Türk Yargı sisteminde uygulamaya konulmasının davaların görülmesini sürecini hızlandıracağı açıktır.

Bilirkişilik sisteminde yaşanan sorunların bir kısmının bu şekilde çözümlenebileceği düşünülmektedir.

Suiistimal, Hile, Yolsuzluk Araştırmacılığı

Adli müşavirlik mesleğinin konusunu oluşturan son alan, gerçek ve tüzel kişilere ait (kamu veya özel sektör) işletmelerinde yaşanan genellikle tamamen işletme çalışanları tarafından gerçekleştirilen kanuna aykırı davranışların tespit edilmesine yönelik çalışmalarla ve araştırmalar ile ilgili alandır.                                                                                                                                        

Adli müşavirlik mesleğinde en fazla araştırma ve incelemenin yapıldığı alan kabul edildiğinden bu kısma araştırmacı muhasebecilik olarak da tanımlayabiliriz.                          

Araştırmacı muhasebecilik, genelde hile uygulamaları ve bunun sonucunda karşılaşılan iş gören hırsızlığı, gayrimenkul dolandırıcılığı, sigorta dolandırıcılığı, rüşvetçilik, suç tatbikatına ilişkin soruşturmalar ve bunlara benzer cezai konuların incelenmesini, ilgilenmesini içine alır.                                                      

Adli müşavirlik mesleğinin konusu olarak suiistimal, hile ve yolsuzluk araştırmacılığı incelendiğinde öncelikle göze çarpan kavramsal bir kargaşa  olmaktadır.                                                        

Suiistimal, hile ve yolsuzluk kelimelerinin birbirlerinin yerine çok sık kullanıldığı ve bu sebeple de karıştırıldığı görülebilmektedir.      

Hile sözlük anlamıyla bir çıkar sağlamak amacıyla birini aldatmak, yanıltmak için yapılan düzen, dolap, oyun, entrika şeklinde tanımlanır.

Suiistimal ise işine geldiği gibi, kendi yararına ve çıkarına göre davranmak, iyi niyete karşı yapılan iyi niyet taşımayan eylem, duygu ve düşünce olarak  açıklayabiliriz.                                           

Avrupa Konseyi’nin 4 Ocak 1999 tarihinde kabul ettiği “Yolsuzlukla Mücadele Medeni Hukuk Sözleşmesi’nin 2. maddesinde de yolsuzluğun uluslararası kabul görmüş genel bir tanımı yapılmıştır.

Bu maddede yolsuzluk: ”Doğrudan doğruya ya da dolaylı yollardan rüşvet yada yasadışı bir menfaat temin eden kişinin yürüttüğü görevlerin veya gerekli davranışların yasalara uygun bir şekilde yerine getirilmesinde sapmalara yol açan rüşvet veya başka her türlü yasadışı menfaatin talep edilmesi, teklif edilmesi, verilmesi yada kabul edilmesi anlamına gelir”şeklinde tanımlamıştır.

Bu şekilde kavramsal çerçeveyi açıkladıktan sonra işletme çalışanlarının her zaman kendi işletmelerinden hile, suiistimal veya yolsuzluk gibi uygulamalarla mal veya para çalmadıklarını ifade etmek gerekir.

“Eşeğini sağlam kazığa bağla” “malına sahip çık hırsızı da günaha sokma” gibi halk arasındaki sözlerden anlaşılacağı üzere uygun ortam veya koşulların da olması gerekmektedir. İşletmelerde etkin bir iç kontrol yapısının olmaması, yapanın yanına kar kalıyor anlayışı, çalışanın kendisine haksızlık yapıldığını düşünmesi gibi gerekçelerle çalışanların kendi çalıştıkları işyerine karşı suiistimal, hile, yolsuzluk gibi olumsuz davranışlarda bulundukları da bilinen ve görülen bir gerçektir.                                                                      

Bu tip olumsuz davranışlar işletmelere maddi zararlar verdiği gibi müşterilerinin güveninin kaybolmasına, piyasadaki ticari itibar veya ünlerinin de olumsuz etkilenmesine yol açabilir.

Adli müşavirlerin hile, yolsuzluk ve suiistimallerin ortaya çıkarılmasında işlevleri büyük olacağının kabulü gerekmektedir.                                                                                                                                                      

Çünkü araştırma yöntemleri, kanıt toplama teknikleri ve sistemin veya olayın tüm bileşenlerinin en ince ayrıntısına kadar ortaya konulması ile hile, yolsuzluk veya suiistimal yapan kişi veya kişilerin adaletin önüne çıkartılarak hak ettikleri cezaların alınmasını sağlayacaktır.  

Adli müşavirlerin hile, suiistimal ve yolsuzluk araştırmacılığı yaptıkları zamanlarda dikkat etmeleri gereken temel unsurlar aşağıdaki gibi sıralanabilir;                                                                       

Adli Müşavir standartlarını ve çalışma yöntemlerini kendisi belirlemelidir.                                     

Yönetimin veya ortakların niyetini, beklentilerini belirlemeli ve çalışanların uymak zorunda oldukları işletme yöntemlerini ve uygulamalarını incelemelidir.                                                                

İşletme içerisinde inceleme yapmakla yetinmeyip tedarikçilerle, taşeronlarla şirket ile gerçekleştirdikleri işlere ait olarak araştırmalar yapmalıdır.                                                                       

Adli Müşavirler hile olasılıklarının nerelerde olabileceğini tahmin etmeli ve işletmenin iç kontrol sisteminin zayıf yönlerini hemen bulabilmelidir.                                                                     

İşletmede uygulanabilecek hileli davranış tiplerini belirleyerek üretim, muhasebe, satın alma veya pazarlama gibi işletme bölümleriyle ilişkilendirebilmelidir.                                                       

Adli Müşavirler ellerinde herhangi bir endişe, söylenti ve iddiayı destekleyecek bir kesin delil olmadan kimseyi suçlamamalıdır.                                                                                                 

Çünkü aksi ispatlanana kadar herkes masumdur.                                                                                     

Adli Müşavirler, zanlı olarak tespit ettikleri kişi ile ilgili olarak yaptıkları görüşme veya sorgulamalarda kişinin ruh halini, psikolojik yapısını da dikkate almak zorundadır.                              

Bazen uygun psikolojik ortam yaratıldığında kişiler vicdan azabına dayanamayıp suçlarını itiraf edebilmektedirler.                                                                                                                                

Adli Müşavirler hile, suiistimal veya yolsuzluk araştırmaları esnasında çok iyi planlanmış olaylarla da karşılaşabilirler.

 Hatta bazen işlenen suç ancak çok ileri teknoloji veya bilgisayar bilgisi ile tespit edilebilir. Bu tip durumlarda uzman desteği almaları da gerekebilir.                                                                                  

Adli Müşavirler hile, yolsuzluk veya suiistimal gibi olayları ortaya çıkardıklarında işletme yönetimlerine bir daha benzer olayların yaşanmaması için almaları gereken tedbirleri gösteren önerilerde de bulunurlar.                                                                                                                                     

Adli Müşavirler hile, yolsuzluk veya suiistimal uygulamalarını tespit ettiklerinde işletmenin uğramış olduğu maddi kayıpları, olayı gerçekleştiren kişi veya kişilere çıkarılacak zimmet miktarını da yani olayın maddi boyutunu da hesaplarlar.                                                                                                                                     

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir