İhtirazi Kayıt Ne Demektir? İhtirazi Kayıt Nasıl Olmalıdır?

Genel Üst Yönetim V.U.K. Md. 359 Vergi cezalarından Kurtulmak ve İdari Çıkış Yolları

Bu makaleyi keyif ile Okumalısınız! Çünkü ticari yaşamınızda çok lazım olabilecek önemli bilgiler içermektedir.

Vergi Hukukunda İhtirazi kayıtla beyanname vermek, mükelleflere kendi beyanlarına dava açma ve bu şekilde ihtilaflı bir konuda başlangıçta vergi idaresinin uygulamasına uyma; ancak bu uygulamanın hukuka uyarlılığı hususunda yargı yoluna başvurma imkanı sunmaktadır.  

Vergi yargısı birçok kararında ihtirazi kaydın sadece süresinde verilen beyannameler üzerine düşülebileceği gerekçesiyle özel esaslara girmemek için verilen KDV düzeltme beyannamelerine istinaden yapılan tahakkukların terkini taleplerini usulden reddetmiştir.

Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru üzerine verdiği karar sonrası ise, süresinden sonra verilecek düzeltme beyannamelerine de ihtirazi kayıt şerhi konulabilmesinin vergi yargısınca da kabul göreceği değerlendirilmektedir.

Türk Dil Kurumu Türkçe sözlükte kelimenin karşılığı “çekinme,sakınma” ve “çekincedir. “ihtirazı kayıt” kelimesinin Türkçe karşılığı “çekince kaydı” olmaktadır. Bir hukuk terimi olarak ihtirazi kayıt, muayyen hakları kullanmak serbestisini muhafaza etmek isteyen tarafın bu husustaki vaki beyanıdır. Gerek uluslararası sözleşmelerde gerekse özel kesimde şahıs ve/veya tüzel kişiler arasında yapılan sözleşmelerde sıklıkla kullanılan bir müessesedir.

Vergi Hukukunda İhtirazi Kayıt Ne Demektir?

Vergi Hukuku kapsamında ihtirazi kayıt; Vergi Usul Kanununun 378 inci maddesi uyarınca, mükelleflerin beyan ettikleri matrahlara ve bu matrahlar üzerinden tarh edilen vergilere karşı dava açamayacak olmaları nedeniyle ortaya çıkmış bir müessesedir.

Mükellefler, hukuki olarak yoruma açık veya tartışmalı konularda beyanda bulunurken bu hususa ilişkin ihtirazi kayıtta bulunmak suretiyle kendilerince verilen beyannameler üzerine tarh edilen vergiler için de yargıya gitme imkânı elde etmektedirler.

Böylece, mükellef bir yandan idarenin görüş ve yorumuna uygun beyanda bulunmakta, aynı zamanda katılmadığı bu anlayış ve yorumu yargı denetimine sunma imkânına sahip olmaktadır.

İhtirazi kayıtla ilgili olarak vergi kanunlarında herhangi bir tanımlama yoktur.

Vergi kanunlarında bu terim geçmez.

İdari Yargılama Usul Kanununun “Yürütmenin durdurulması” başlıklı 27 nci maddesinde; “…ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsil işlemini durdurmaz.” cümlesinde ihtirazi kayıttan bahsedilmektedir. Ancak burada da, ihtirazi kayıt tanımlanmamakta, tahsilat işleminin durup durmamasına ilişkin belirlemeye yer verilmektedir.

İhtirazi kayda ilişkin olarak Vergi Daireleri İşlem Yönergesinde tanımlama ve yapılacak işlemlere ilişkin belirlemeler mevcuttur.

Vergi Daireleri İşlem Yönergesinde ihtarizi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılacaklar 39 uncu maddede aşağıdaki gibi sıralanmıştır:

İhtirazi Kayıtla Verilen Beyannameler Üzerine Yapılacak İşlemler Nelerdir?

Mükelleflerce kanuni gerekçe gösterilerek beyan edilen matrah veya matrah kısmı üzerinden tarh edilen vergiye dava hakkının saklı tutulması yolunda beyannameye yazılı nota ihtirazi kayıt adı verilir.

Bu şekilde verilen beyannameler üzerine süresinde verilen beyannameler için yapılan işlemler aynen yapılır. İhtirazi kayıtla verildiği şerhi düşülen tahakkuk fişi, beyanname ile birlikte değerlendirme masasına verilir.”

Hangi Vergiler İçin İhtirazi Kayıt ile Beyanname Vermek Mümkündür?

Gerek işlem yönergesinde gerekse İdari Yargılama Usulü Kanununda yer alan ibarelerde ihtirazi kayıtla verilebilecek beyannameler için herhangi bir kısıtlama öngörülmemiştir. Buradan hareketle, vergi kanunlarında yer alan ve matrahın mükellefler veya vergi sorumluları tarafından belirlendiği veya bildirildiği tüm beyanname ve bildirimler, dava hakkını sağlayan ihtirazi kayıt beyanı ile birlikte verilebileceğini söylemek mümkündür.

İhtirazi Kayıt Koyma Usulleri Nelerdir?

Danıştay Üçüncü Dairesi, 15.09.2005 tarih ve Esas:2004/238, Karar:2005/1905 sayılı kararında, beyana dayanan vergi tarh ve tahakkuk işlemlerinin, beyanda bulunan mükellef ya da sorumlu tarafından usulüne uygun olarak ihtirazi kayıt konulması durumunda idari davaya konu edilebileceği şeklindedir. Yargı kararındaki önemli hususlardan birisi, “usulüne uygun olarak ihtizari kayıt koyma”dır. Peki, ihtirazi kayıt koyma usulü nasıldır?

Gelir İdaresi, İhtirazi kayıtla verilen beyannamelere ilişkin aşağıdaki belirlemelerde bulunmuştur.

  • Mükellefin beyanname ile birlikte ihtirazi kaydı içeren dilekçe vermesi veya beyannamenin herhangi bir yerine ihtirazi kayıt düşmesi gerekir. Beyannamenin elektronik ortamda verilmesinde ise, ihtirazi kayıtla ilgili kutucuğun işaretlenmesi gerekmektedir.
  • Tahakkuk işlemi gerçekleştikten sonra ihtirazi kayıt talebi kabul edilmez.
  • Verilen beyanname ile yapılan tahakkuka karşı otuz (30) gün içinde dava açılmalıdır. İhtirazi kayıt dilekçeleri ancak Vergi Mahkemelerine dava açılmaları durumunda hukuksal nitelik kazanır. Bu süreçte mükellefin dava açmaması idarenin eylemini fiilini kabul ettiği anlamına gelir.

İhtirazi kayıt dilekçesinde veya beyannameye düşülen notta, idarenin hangi görüşüne veya yorumuna katılmadığının belirtilmesi ve mükellefin kendi görüş ve yorumuna göre olması gerektiğini düşündüğü matrahın belirtilmesi ihtirazi kaydın geçerlilik şartları arasında değerlendirilmektedir.

Gelir İdaresinin ihtirazi kayıtla ilgili belirlemeleri dikkate alınarak, beyannamenin üzerine “İHTİRAZ! KAYITLA BEYANDIR” şeklinde not konulması, ihtirazi kaydın gerekçesinin ekli dilekçede olduğunun belirtilmesi ve beyannameye bu dilekçenin de eklenmesi usulüne riayet edilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.

Elektronik Ortamlarda Verilen Beyannamelere İhtirazi Şerh Kayıt Koymak Nasıl olur?

Elektronik ortamda verilen beyannamelere ihtirazi kayıt konulmak istenmesi durumunda, beyannameye ilişkin özel onay kodları içinden ihtirazi kayıtla ilgili kutucuğun işaretlenmesi gerekmektedir.

Beyannamenin ihtirazi kayıtla verilmesinin gerekçelerini gösteren bir ihtirazi kayıt dilekçesinin de beyanname verme süresi içinde vergi dairesine verilmesi önemlidir.. Beyannamenin düzenlendiği tarihte ilgili vergi dairesine  verilmesi olası ihtilafları önleyecektir.

İhtirazi Kayıt Dilekçesinin Vergi Hukukunda Yaptırımları Nelerdir?

İhtirazi kayıt dilekçesi, mükelleflere beyanları üzerine vergi dairesince yapılan vergileme işlemlerine karşı dava açabilme hakkı tanır. İhtirazi kayıtla verilen beyannameler süresi içinde verildiği için mükelleflerin cezai duruma düşmesini önlemekte ve dava açma hakkını da saklı tutmaktadır. Ancak, ödenmesi gereken verginin ödeme süresini etkilememektedir.

Mükellefin 30 günlük dava açma süresi içinde vergi yargısında dava açması gerekir. Dava açma süresi içinde dava açılmadığı takdire idarece tesis edilen işlem kesinleşir.

İhtirazi kayıtta bulunmuş olmak, aynı konuda başkaları tarafından açılmış davaların sonuçlarından yararlanmaya hak kazandırmaz.

Yasal Süre Geçtikten Sonra Verilen Beyannamelere İhtirazi Kayıt Konulmasında Yargının Tutumu

“Yasal beyanname süresinde ihtirazi kayıtla verilen düzeltme beyannamelerine istinaden düzenlenen tahakkuk fişlerine karşı dava açılmasın-da herhangi bir ihtilaf bulunmamakla beraber, beyanname verme süresi geçirildikten sonra idarenin uyarı yazısı sonrası ihtirazi kayıtla verilen düzeltme beyannamelerine istinaden düzenlenen tahakkuk fişlerine karşı dava açılıp açılamayacağı hususunda on yılı aşkın zamandır gerek vergi mahkemeleri, gerek bölge idare mahkemeleri ve gerekse Danıştay Dava Daireleri kararları arasında birbiriyle çelişkili pek çok kararın bulunduğu ve gerek mükellef lehine gerek vergi idaresi lehine kesinleşen uyuşmazlıkların bulunduğu açıkça ortadadır. Aynı nitelikteki hukuki ihtilafların uzun yıllar boyunca birbirine zıt şekilde kesinleşmesi adalet duygusunu zedeleyeceği gibi yargı sisteminin saygınlığına da gölge düşürme tehlikesi içermektedir.” 

2575 sayılı Danıştay Kanununun 40.maddesi uyarınca Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulu kararları, Danıştay Daireleri, Danıştay Vergi Daireleri Kurulları ile vergi mahkemelerini ve idareyi bağlayıcı niteliğe sahip olması nedeniyle, uzun zamandır farklı yönde oluşmuş ve içtihat haline gelmiş Danıştay Üçüncü, Dördüncü, Dokuzuncu ve Danıştay Vergi Dava Daireleri Kararları arasındaki içtihat farklılıklarının giderilerek bu yönde içtihadı birleştirme kararı alınmasında hukuki fayda bulunmaktadır.

Bu yönde alınacak karar söz konusu ihtilafların bundan sonra yargı önüne gelmesini engelleyeceği gibi ihtilafların ülkenin tümünde aynı yönde kara-ra bağlanıyor olması yargı kararları arasında yeknesaklığı sağlayacak ve adalet duygusu da zedelenmeyecektir.”

Pişmanlık Talep İşlemlerine Göre İhtirazi Kayıt Konularak Dava Açılmayacağına Dair Danıştay Kararları Şöyledir.  

“213 sayılı Vergi Usul Kanununun 371 inci maddesinde, beyana dayanan vergilerde, kaçakçılık, ağır kusur ve kusur mahiyetindeki kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber veren mükelleflere maddede yazılı kayıt ve şartlarla kaçakçılık, ağır kusur ve kusur cezalan keşi içmeyeceği kurala bağlanmış, madde hükmüyle, vergi ziyama bağlı suçları kendiliğinden vergi dairesine haber veren, başka bir anlatımla, işlediği suçtan pişmanlık duyan yükümlülere belli şartları yerine getirme kaydıyla belirtilen suçlara ait cezaların uygulanmasının önlenmesi amaçlanmıştır.

Adi ortaklık biçiminde nakliyecilik yapan davacı 1998 takvim yılına ait gelir vergisi beyannamesini yasal süresinden sonra, pişmanlık hükümlerinden faydalanma talebi ve aynı zamanda ihtirazı kayıtla davalı idareye vermiştir. Yukarı da açıklanan kanun hükmüyle pişmanlık hükümlerinden faydalanan mükelleflere yalnızca ceza kesilmesi engellenmiştir. Pişmanlık hükümlerinden faydalanmanın herhangi bir kayıt veya şarta bağlanması yasa hükmünün amacına ters düşmekte olup pişmanlıkla verilen beyanname içeriği vergilerin dava konusu edilmesi pişmanlıktan vazgeçilmesi sonucunu doğuracaktır.

Bu durumda pişmanlık hükümlerine göre verilen beyanname içeriği vergilere karşı dava açılması hukuken mümkün olmadığından, davanın bu gerekçeyle reddi gerekirken işin esası hakkında verilen kararda hukuka uygunluk görülmemiştir.” Danıştay 3. Daire 17.04.2002 tarih E:200/2581 ve K:2002/1653

Sonuç,

İhtirazi kayıt, mükellefler tarafından vergi idaresinin görüş ve yorumunu paylaşmadıkları durumlarda, beyannamelerini çekince kaydı koymak suretiyle vermeleri ve bu suretle kendi beyanları üzerine vergi idaresince yapılan işlemlere karşı dava yoluna gitme imkânı elde etmelerini sağlayan bir müessesedir.

Söz konusu müessesenin mükellef açısından beklenen sonucu vermesi için, ihtirazi kayıtla ilgili usullere uymak gerekir. Bu kapsamda, ihtirazi kaydın, hangi konuda idarenin görüş ve yorumuna katılmadığı hususu ile mükellefe göre olması gereken matrah tutarını içerecek şekilde yapılması gerekir. İhtirazi kayıtta bulunulduğunun ispatı açısından, ihtirazi kayıt dilekçesinin ilgili vergi dairesi evrak kaydına sokulmasında, evrak kayıt tarih ve nosunun da muhafazasında fayda vardır.

Elektronik ortamda verilen beyannamelerde, ihtirazi kayıtla ilgili kutucuk işaretlenmeli, ihtirazi kayda ilişkin dilekçe de mümkünse beyannamenin verildiği tarihte vergi dairesine verilmelidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir