İŞLETMELERİN KREDİ GEREKSİNİMİ: İŞLETME KREDİLERİ

Genel

Firmalar için kimi zaman büyüyebilmek, kimi zaman yatırım yapabilmek, kimi zaman da acil nakit ihtiyacını gidermek için kredi kullanımı söz konusu olmaktadır. Ticaretin doğal döngüsü içinde finansman ihtiyaçlarının doğması pek tabiidir. Bu yazı ve akabindeki bir dizi yazı boyunca firmalarda neden nakit ihtiyacı doğar, gereksinim türüne göre kredi türü ve vadesinin nasıl belirlenir, kredibilite nasıl ölçülür, bankalar kredi miktarı, türü ve vadesine nasıl teminatlar talep ederler hususlarını inceleyeceğiz.

İşletme sermayesine dönük nakit gereksinimi, stok finansmanı, alacak finansmanı, satış, pazarlama, genel idare giderleri, personel giderleri gibi işletmenin hayatta kalabilmesi için elzem giderlerin karşılanmasından kaynaklanır. Stok finansmanı, zamanında ve uygun fiyatlı ham madde tedariki ile stokların uygun koşullarda saklanması için kullanılır. Alacak finansmanına ise alacak tahsilat süresinin borç ödeme vadesi ile çakışmadığı durumlarda gereksinim duyulur.

İşletme sermayesi ihtiyacına dönük krediler rotatif ( borçlu cari), spot kredilerle, iskonto ve iştira kredilerdir. Dövize endeksli krediler de bu başlık altındadır; ancak döviz geliri olmayan işletmelerin döviz kredisi ve/veya dövize endeksli kredi kullanımı kur riskleri içermektedir. İşletme kredileri hariç bir yıldan uzun vadeli olmazlar.

Bir yıla kadar vadeli kredilerin  işletmeler açısından gerekliliği, katlanılabilir faiz miktarları ile bankaların/kreditörlerin aradığı kriterler ve teminat talepleri nelerdir?

Tüm alış-satışlarını peşin veya birbirine çok yakın vadelerle yapan, stok devir süresi kısa olan – sektöre göre değişkenlik gösterir lakin örneğin,  bir ayı gecmeyen- bir işletmenin rotatif, spot, iskonto kredi gereksinimi aktif büyüklüğüne kıyasla sınırlı olacaktır. Temelde, uzayan stok devir süresi ile alacak tahsil süresinin borç ödeme süresinden uzun olması halinde bu tür kredilere gereksinim doğar. Burada vergi ödemeleri, personel maasları, akaryakıt, su, elektrik, doğalgaz vb. ödemeleri için de kredi kullanımına ihtiyaç doğacağı hususu belirtilebilir. Doğrudur; ancak, stok devir süresi-alacak tahsilat ile borç ödeme süresi arasındaki denge rotatif, spot, iskonto kredi gereksinimini belirleyen temel unsurdur. Faiz konusunda en temel olgu, karşılayabileceğiniz faiz tutarını stok devir süreniz, vadeli satışlarınızdaki süre ve piyasa koşulları mukabilinde satışlarınıza koyduğunuz vade farkı belirler.

Bankaların ve diğer aracı kurumların bu kredilerin plasmanındaki teminat konusundaki tercihi bir duran varlık ipoteği değil de kefalet ve gerçek müşteri çek senetleridir. Zaten iskonto ve iştira kredileri henüz vadesi gelmemiş olan çek/senetlerin vadeye kadar olan süreye karşılık gelen faiz, komisyon ve bunlar üzerinden hesaplanan KKDF, BSMV gibi yasal kesintilerin düşülmesinden sonra kalan tutarın ödenmesi şeklinde kullandırılır. Bu hem çözülüşü kolay bir teminat türüdür hem de bankaların işletme faaliyetlerini takip etmesine olanak tanır. Zaten hiçbir banka alacak tahsilatında sorun yaşanmasını ve teminat çözmeyi tercih etmez.

Peki, bankalar işletme sermayesi gereksinimi için kredi plasmanında ne gibi kriterler ararlar? Bu sorunun hele bizim gibi konjonktürel hareketlilikleri olan ekonomilerde net cevapları yoktur. Ekonominin yükseliş veya düşüş dönemlerinde oluşu, talepte bulunulan bankanın kendi mali yapısı, risk algısı, faaliyet gösterilen sektör, hatta hükümetlerin dönemsel para politikaları kriterleri etkiler. İşletme özelinde de reel ciro büyüklüğü, reel ciro gelişimi, aktif büyüklüğü, aktif kalitesi, borç ödeme gücü, özkaynak büyüklüğü, faaliyet karı/karlılığı, yeri geldiğinde de net kar düzeyi bu kriterlere dahil edilir. Bunları teke tek bir sonraki yazımızda inceleyeceğiz.

Nezihe Yaşar Palankök

Mali Analiz ve proje finansmanı uzmanı

neziheyasar@yahoo.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir