İŞLETMELERİN MALİ YAPILARININ KREDİ DEĞERLİLİĞİ AÇISINDAN YORUMLANMASI

Genel

İşletmelerin kredi değerliliğinin ölçülmesinde mali yapıları en temel unsurlardan biridir. Geçmiş ödeme performansları ve teminat yapıları ise diğerleridir.  Bu yazımızda en temel mali tablolar olan bilanço, kar-zarar ve nakit akım tablolarını inceleyeceğiz. Aslında ülkemiz gibi konjonktürel dalgalanmalara açık, hem çok sayıda risk hem fırsat içeren bir ekonomide mali kayıtları, finansal oranları, geçmiş dönem ödeme performanslarını inceleyip kantitatif tekniklere göre kredi kararı vermek pek mümkün değildir. Öznel birtakım unsurlar da kredi kararına dahil edilmelidir.

İşletmelerin aktif kalitesi ve pasif dağılımı finansal yönetimin başarısı için çok önemlidir. Bir işletmenin aktif yapısı kuşkusuz ki faaliyet gösterdiği sektöre göre değişkenlik gösterecektir. Örneğin üretim sektöründe faaliyet gösteren bir firmanın sabit kıymetleri aktifinde önemli yer teşkil ederken, ticari bir işletmenin sabit kıymet ihtiyacı daha sınırlıdır. Kreditörler, bankalar, finansal aracı kurumlar, kredi kararı verirken finansal tabloların yatay ve dikey tutarlılığını da inceler.

Firmanın nakit döngüsü içerisindeki gereksinime göre hazır değer olması beklenir, gereksinimden fazla hazır değeri atıl olarak değerlendirilir. Ticari nitelikteki alacakların yıllar itibariyle hareketli olması, donuk olamaması, tahsili şüpheli alacakların ticari alacaklar içerisindeki payının sınırlı olması ya da mümkünse hiç şüpheli alacak olmaması beklenir. Ek olarak, ticari alacakların çek/senede dayalı olması açık hesap alacaklarına kıyasla tercih edilir bir durumdur. Uzun vadeli ticari alacaklar hele bizim gibi ekonomilerde, sık sık şüpheliye dönme olasılığı yüksek alacaklar olarak görülmektedir. Hiç şüphesiz stokların satışlarla tutarlı olması, donuk olmaması veya satış kabiliyetinin bulunması gereklidir. Faaliyet gösterilen sektör ve hacmi ile satış gelişimine göre stok miktarının makul olup olmadığı değerlendirilir.

İşletme bilançolarının pasif kısmında en temelde özkaynak katkısı, ticari ve mali borç yapısı dikkate alınır. Özkaynakların pasif içerisindeki payı faaliyet gösterilen sektöre göre değişiklik gösterecektir. Sınai bir işletmenin ticaret, hizmet, teknoloji alanlarında faaliyet gösteren bir işletmeye göre özkaynak gereksiniminin fazla olması tabiidir. Her halükarda %20-25 civarında bir özkaynak katkısı beklenir. Negatif özkaynak kredinin reddi için başlı basına bir sebeptir.

İşletme sermayesi gereksinimi ve alacak tahsil ile stok devir süresine uygun borçlanma düzeyi ve vadesinin olması sağlıklı bir nakit çevrimi için esastır. Mali borçlanma oranına kıyasla ticari borçlanmanın yüksek olması piyasadan borç bulma kabiliyeti olan itibarlı bir yapıya işaret eder. Mali borçlanma da vade ve tutar açısından firma ihtiyaçlarına uygun olmalıdır.

Tek veya az sayıdaki müşteri yahut tedarikçi de firma açısından risk addedildiği için olumsuzluk olarak görülebilmektedir. Alıcı ve tedarikçilerin tabana yayılmış olması tercih edilir bir durumdur.

Diğer bir önemli husus, borçlanma yapılırken borçlanılacak para biriminin kur riskinden korunmak için dikkatli seçilmesi gerekliliğidir. Yahut kur riskinden korunmak için vadeli işlemler piyasasındaki enstrümanlara başvurulması isabetli olacaktır.

Kar/zarar (gelir) tablosunda ise yine hem yatay hem dikey inceleme esastır. Satışlarda yıllar itibarıyla reel gelişim, miktar bazında gelişim, maliyet ve vadeli satışlardaki farkların fiyatlara yansıtılması, esas faaliyet karlılığı, karlılığın sürdürülebilirliği kar/zarar tablosunda dikkat edilen en önemli unsurlardır. Kar ve karlılık önemlidir; ancak, kredi kararı verilirken biricik unsur değildir. Zaten işletmelerin varlık sebebi kar değil hayatta kalabilmek, devamlılık sağlayabilmektir. Elbette, hayatta kalabilmenin önemli unsurlarından biri kardır lakin sadece kar değildir.

Asıl unsur kar değil sürdürülebilirlik, devamlılıktır. Karlılık bütünün parçasıdır. Bu nedenle kredi sürecinde bilanço ve kar/zarar tabloları analizi yaklaşımından nakit akım analizi yaklaşımına kayış söz konusudur. Nakit akım, belirli bir dönem için firmanın yatırım, işletme ve finansal faaliyetlerinden kaynaklı nakit giriş ve çıkışlarını ortaya koyarak çok daha net bir bakış açısı sunar. Sadece kreditörler açısından değil, Firmaların kendi gidiş yönlerini görmeleri açısından da nakit akım çalışmaları gereklidir.

Nezihe Yaşar Palankök

Mali analiz ve proje finansmanı uzmanı

neziheyasar@yahoo.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir