Sermaye Şirketlerinde Müdürlerinin Yetkilerini Kötüye Kullanmaları, Cezai Yaptırımlar ve Azil Edilmesi;

Genel Üst Yönetim

Sermaye Şirketlerinde Müdürlerinin Yetkilerini Kötüye Kullanmaları, Cezai Yaptırımlar ve Azil Edilmesi;
Sermaye şirketleri müdürler kurulu / müdür tarafından yönlendirmektedirler.
Türkiye’de genelde aile bireyleri arasında kurulan şirketlerde, hisse dağılımında büyük hisse (%51 den fazla) aile büyüklerine ait olmaktadır. Kanunların izin vermediği ve suç saydığı konuların oluşması ve bunların kanıtlanması ŞARTI ile, DİĞER ORTAKLAR dan birisi tarafından yetkili mahkemelerde, bilgi ve belgelerin incelenmesi ve gerektiğinde şahitlerin dinlenmesi de yapılarak, YETKİ KISITLAMASI ve İPTALİ kararı ve ZARARIN TAZMİNİ Kararları verilmektedir.

Sermaye şirketleri müdürler kurulu / müdür tarafından yönlendirmektedirler.

Türkiye’de genelde aile bireyleri arasında kurulan şirketlerde, hisse dağılımında büyük hisse (%51 den fazla) aile büyüklerine ait olmaktadır.

Tabi kuruluş sermayesinin veya ayni sermaye olarak konulan gayrimenkullerin burada etkisi bulunmaktadır.

Limited şirketler, kurulması, yönetimi, düşük sermaye ile kurulması vs. sebepler nedeni ile en çok tercih edilen şirket türüdür.

Bilindiği üzere, limitet şirketler müdürler kurulu/müdür tarafından yönetilmektedirler.

Türkiye’de genelde aile bireyleri arasında kurulan şirketlerde, hisse dağılımında büyük hisse (%51 den fazla) aile büyüklerine ait olmaktadır. Tabi kuruluş sermayesinin veya ayni sermaye olarak konulan gayrimenkullerin burada etkisi bulunmaktadır.

Yıllar geçtikçe ve yeni nesil artık şirkette yönetime katılma isteği oluştuğunda, sorunlar başlamaktadır.

Hele bir de EŞİT hisse dağılımı varsa, karar almakta gerçekten çok zorluklar ile karşılaşılmaktadır.

Hâkim ortak her zaman hisse çokluğu sebebi ile hem de gelenek örf ve adetler sebebi ile kendi kararlarını uygulamada ısrarcı bir tutum için de bulunmaktadırlar.

Örneğin şirket müdürü kendi olabileceği gibi, kendine yakın olan ortağı veya dışarıdan birini müdür olarak atayabilecektir.

Güç Hâkim Ortağındır.

İşte tam burada sorunlar başlayacak olup, gerçekten durum içinden çıkılamaz hale gelecektir.

İstenmese de soruna artık yargı yolu gözükmektedir.

Öncelikle müdürlerin görevleri ve uyması gereken kuralları kısaca hatırlayalım.

Kurallara uyulmaması, müdürün azli yoluna başvurulmasına sebep olacaktır.
Bunlar,
1- Özen yükümlülüğü (TTK madde 626 f 1)
2- Ortaklara bilgi verme yükümlülüğü (TTK madde 614 F 1)
3- Ortaklara eşit davranma yükümlülüğü (TTK madde 627)
4 -Sır saklama yükümlülüğü (TTK madde 613 f 2)
5- Ortaklıkla işlem yapmama yükümlülüğü (TTK madde 395)
6- Rekabet etmeme yükümlülüğü (TTK madde 626 f 2)
7- Şirket kaynaklarının kendi menfaati doğrultusun da kullanılması
(güveni kötüye kullanma-suiistimal) TCK-155
8- Görevi kötüye kullanma TCK/257
9- Sağlık sebepleri
10- Diğer sebepler,

Azilde Haklı Sebep Hukuki Yönden Olmak Zorundadır.;

İnsanın doğası gereği herkes kendini haklı görür.

Hukuki yönden ise tartışmaya açık bir kavram.

Türk Medeni Kanununda bazı tanımlar ise,

Madde 2: Herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kuralına uymak zorundadır.

Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.

Şirket yetkililerine verilen yetkiler aynı zamanda onlar için bir hak niteliğindedir.

Yani şirketi temsil ve ilzama hakkı vardır.

Hani derler ya…

Bu hakkı nerden alıyorsun diye.

Cevabı ise, şirketin yetkili organlarından, ama hakkın kötüye kullanılması elbette hukuki sonuçlar doğuracaktır.

Türk Ticaret Kanununda Haklı Sebep ve Görevi Kötüye Kullanma;
V – Görevden alma, yönetim ve temsil yetkisinin geri alınması ve sınırlandırılması
MADDE 630–
(1) Genel kurul, müdürü veya müdürleri görevden alabilir, yönetim hakkını ve temsil yetkisini sınırlayabilir.
(2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir.
(3) Yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunur.
(4) Görevden alınan yöneticinin tazminat hakları saklıdır.

Türk Ceza Kanunu Yönünden Bakarsak;  
Şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi
Madde 164-
Bir şirket veya kooperatifin kurucu, ortak, idareci, müdür veya temsilcileri veya yönetim veya denetim kurulu üyeleri veya tasfiye memuru sıfatını taşıyanlar, kamuya yaptıkları beyanlarda veya genel kurula sundukları raporlarda veya önerilerde ilgililerin zarara uğramasına neden olabilecek nitelikte gerçeğe aykırı önemli bilgiler verecek veya verdirtecek olurlarsa altı aydan üç yıla kadar hapis veya bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar.

Güveni kötüye kullanma;
Madde 155-
(1) Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkâr eden kişi, şikâyet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.(1) (2) Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi halinde, bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.

Görevi Kötüye Kullanma Suçu;

Anonim şirket yöneticileri limited şirket müdürleri ile kooperatif yöneticileri kamu görevi niteliğini taşırlar.

Bu sebeple görevlerini kötüye kullanmaları TCK/257 maddesine göre cezalandırılırlar.

İlgili madde de yer alan hüküm
(1) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” şeklindedir.
Müdürün görevi sırasın de, yolsuzluk, kötü yönetim,geçimsizlik, birçok şirkette yönetimde bulunma şirket kaynaklarını kendi özel menfaatlerine kullanarak mal mülk edinme şirketi zarar uğratma vb. sebepler kanıtlanması şartı ile Şirket müdür ve yöneticilerinin azil edilmesinde yargıda haklı sebep olarak kabul görmektedir
Şirket ortaklarından herhangi birinin yukarıda açıkladığımız Haklı sebepler den dolayı Şirket müdürlerinin AZLİ için mahkemede DAVA açma hakkına sahiptirler.

Davanın İhtiyati Tedbir kararı ve Kayyum atanma isteği ile açılması gereklidir.

Mahkeme heyeti sunulan belge, kanıt ve gerektiğin de şahitleri dinleyerek, şirketin faaliyetlerine nasıl devam edeceği konusunda bir ihtiyati tedbir ara kararı verebilir.

Kayyum atanması ise, şirket yönetiminin kalmaması, sonucu atanabilir. Mahkemenin şirket müdürünü azil kararı vermesine istinaden kayyum ataması kararı verebilir.

Karara karşı yargı yolu açıktır.

SMMM’ler veya YMM’lerin sorumluluğu;
3568 sayılı yasaya göre Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler (SMMM) imzaladıkları vergi beyannameleri kapsamında veya müşterilerinin defterlerini tuttukları dönemlerle ilgili vergi dairesine karşı sorumludurlar.

Aynı biçimde Yeminli Mali Müşavirler de (YMM) tasdik yaptıkları konularla ilgili ortaya çıkabilecek vergi zıyaından dolayı maliye idaresine karşı müteselsilen sorumludurlar.

Müteselsil sorumluluk kapsamında vergi idaresine, vergi veya ceza ödeyen YMM veya SMMM haksız ödediğini düşündüğü kısım için mükelleften talepte bulunabilir.

Buna SMMM veya YMM’nin rücu olanağı vardır.

Şirket müdürlerinin şirketten çektiği ve kendi özel işlerine tahsis ettiği şirket finansal kaynakları, varlıkları sebebi ile şirket ortaklarının ve maliyenin uğradığı Gelir kaybından dolayı meslek mensuplarına sorumluluk soruşturması, cezaları uygulanmaktadır.

SONUÇ:

Şirkette hisse oranı yüksekliği nedeni ile, hakim ortak olanlar, şirketi istedikleri gibi yönetebiliyor, karar alabiliyorlar

Ancak, kanunların izin vermediği ve suç saydığı konuların oluşması ve bunların kanıtlanması ŞARTI ile, DİĞER ORTAKLAR dan birisi tarafından yetkili mahkemelerde, bilgi ve belgelerin incelenmesi ve gerektiğinde şahitlerin dinlenmesi de yapılarak, YETKİ KISITLAMASI ve İPTALİ kararı ve ZARARIN TAZMİNİ Kararları verilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir