Vergi Affı ve Matrah Artırımı Şart!

Genel Üst Yönetim Vergi cezalarından Kurtulmak ve İdari Çıkış Yolları

Covid-19 ve Korana virüs salgı Türkiye’de de büyük bir ekonomik kayıp yaşanmasına, ağır fatura yüküne sebep oldu. Bu süreçte özellikle de küçük ve orta ölçekli işletmeler ile esnaflar büyük yara almış, zorunlu karantina uygulamaları kapsamında gelir kaybı yaşayan esnaf vergi ve sigorta borcu ödeyemez hale gelmişti. Vergi barışı için beklentiler ağırlık kazandı. Sabırla beklenmektedir. Kaldı ki, esnaf ve küçük işletmeler zorlu bir dönemden geçerken, bununla boğuşurken korana virüs salgını ile büyük bir yara aldı. Korana virüsle mücadele kapsamında ekonomi yönetimi çok sayıda destek paketi açıklarken tüm kredi destekleri için esnaftan borcu yoktur yazısı istenmesi asıl ihtiyaç sahibi olan işletmelerin bu destek yararlanamamasına neden oldu.  Vergide af ve yapılandırma beklentisi tahsilat oranını düşürüyor.

 “Yapılandırma ihtiyaç olmaktan çıktı zorunluluk oldu.”

Vergi tahsilatlarındaki oranların düşmesinin en önemli sebeplerinden birinin salgın döneminde ekonominin yavaşlaması olduğudur. Buna karşılık kamuoyunda vergi borçlarının yapılandırmasına yönelik beklentinin de önemli bir etkeni oldu. Mevcut koşullarda bu bir ihtiyaç halini almıştır. İhtiyaçtan da öte bir zorunluluk oldu. Çünkü mevduat faizinin yıllık yüzde 8,5 civarında olduğu bir dönemde, aylık 1,6, yıllık basit yüzde 20 civarındaki gecikme cezası-faiz, çok yüksek bir oran.

Mükellefler, vergi ödemeyerek bir nevi çok yüksek oranlı kredi kullanmak zorunda kalıyor.

Dolayısıyla yapılandırma şarttır diye düşünüyorum.

Vergi ve Sgk Prim Borcu Olan Kobi’ler Kredi Garanti Fonuna Başvurabilecekler mi?

Kredi kefalet değerliliğinin tespitinde Vergi ve SGK borcu bakımından farklı kriterler gözetilmektedir. Hazine Müsteşarlığı’ndan sağlanan fon kapsamında verilen kefaletlerde vadesi geçmiş Vergi ve SGK borcu olmaması koşulu aranmaktadır.

Kredi kullandırım sırasında en çok 90 gün öncesine kadar bir tarihte alınmış yazı ile belgelendirilecek şekilde, 21.07.1953 tarih ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 22/A maddesi kapsamında vergi dairesine ve 31.05.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 90. maddesinin altıncı fıkrası kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumu’na vadesi geçmiş borçlarının olmaması, bu kapsamda borç bulunması halinde yeniden yapılandırılması ve yapılandırmanın bozulmamış olması, aksi takdirde bu borcun kredinin % 20’sini aşmaması şartıyla KGF kefaleti ile sağlanan krediden öncelikli olarak bu borçların ödenmesi koşulu aranır. Ancak Kredi Garanti Fonunun öz kaynaklarından vereceği kefaletlerde Vergi ve SGK borçları bilanço içindeki ağırlığına göre değerlendirilir.

Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı) Tahsilat Genel Tebliği limitlerinde değişikliğe gitti. Amme Alacağı Ödenmeden Yapılmayacak İşlemler ile İşlem Yapanların Sorumlulukları kapsamındaki vergi borcu limiti 2 bin liradan 5 bin liraya yükseltilmesi iş dünyasına yeterli gelemedi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir