Hile Türleri ve İşletmelerde Muhasebe Hileleri;

İşletmede hilenin önlenmesi

İşletme hileleri, mesaiyi erken bırakma veya mesai saatinde işyeri kurallarına aykırı olarak yapılan basit bir haberleşmeden (işyeri telefonu, internet vs. kullanmak suretiyle)  işletme mal ya da parasının zimmete geçirilmesi veya işletme sırlarının satılmasına kadar uzanan geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır. 

Önemli olan kişilerin kendilerine ait olmayan bir şeyi (zaman, eşya, para vs.) izinsiz ve bilerek kullanmaları, gasp etmeleridir.

Burada kötü olan ve olaya daha ciddi boyutlar katan asıl unsur,  kişilerin bunu yaparken işletmede bulundukları pozisyonun onlara sağladığı imkânları sonuna kadar kullanmalarıdır.

İşletme hileleri, çalışanların işletme varlıklarını kendi çıkarları için kullanmaları şeklinde ortaya çıkabileceği gibi, işletme yöneticileri tarafından, faaliyet döneminde ortaya çıkan olayların mali tablolara gerçeğe aykırı şekilde yansıtılması şeklinde de gerçekleştirilebilir.

Hile en basit anlatımla, adil olmayan veya yasa dışı avantajlar elde etmek veya diğer bazı yollarla zarara sebebiyet vermek için bir kişi veya işletmeyi sahip olduğu varlıklardan mahrum bırakmak amacıyla kasıtlı olarak aldatmaktır.

Hata “istenmeyerek ve bilmeyerek yapılan yanlış, yanılma, yanılgı”dır.

Bu nedenle, hileyi hatadan ayıran birincil etken, hareketin kasıtlı veya kasıtsız olmasıdır. Hileden söz edebilmek için ortada mutlaka kasıtlı bir davranış ve kasıt unsuru bulunmalıdır.

Bir hareketin kasıt unsuru taşıyıp taşımadığı her durumda kesin olarak tespit edilemeyebilir.

Uzmanlık gerektiren bir işte, aynı iş yerinde on yıl veya daha uzun süre çalışan bir kişi ile işe yeni başlamış bir kişinin yapacağı aynı türden hatalı bir davranış için aynı şekilde karar vermek ve her ikisini de hata ya da her ikisini de kasıtlı olarak değerlendirmek her zaman doğru olmayacaktır. .

Karar verebilmek için ise fiili gerçekleştiren kişinin yaptığı davranışın, iş tecrübesi, işyerindeki konumu, uzmanlık alanı gibi diğer özelliklerinin de göz önünde bulundurulması gerekmekte, bu aşamada da iş veya meslek ahlakı ile etik kavramlar devreye girmektedir.

İşletmelerde yapılan hilelerin etkisi bir şekilde mutlaka muhasebe kayıtlarına yansıyacaktır.

İşletmelerde hile doğrudan muhasebe iş ve işlemleri üzerinden de yapılmaktadır.

Bu nedenle, çalışmamızın diğer bölümlerinde hile hakkında daha fazla bilgi verileceğinden, öncelikle muhasebe hataları ve muhasebe hileleri kısaca gözden geçirilecektir.

İşletmelerde Yapılan Muhasebe Hataları ve Hileleri

Muhasebe hataları, unutkanlık, dikkatsizlik veya bilgisizlik yüzünden muhasebe ile ilgili işlem, kayıt ve hesaplarda yapılan yanlışlıklardır. Muhasebe hatası kasıt unsuru taşımayan yanlışlık olarak tanımlanmaktadır.

İşletmelerde istenmeyen durumlardan hata ve hileyi ayırmada en önemli kıstas, kasıt unsurudur.

Değerlemesi oldukça zor olan kasıt unsurunda, bir düzensizlik kasıtlı olarak yapılıyorsa hile kapsamına girmektedir.

Belli bir amaçla işletmenin işlem, kayıt ve belgelerinin bilerek tahrif edilmesine muhasebe hilesi denir. Muhasebe hatalarının bilgisizlik ve dikkatsizliğe dayanmasına karşın muhasebe hileleri bilinçli olarak (kasten) yapılır.

Muhasebe hataları kayıtlar üzerinden yapılırken,  muhasebe hileleri ağırlıklı olarak belgeler üzerinde yapılmaktadır.

Hilenin, belgeler üzerinde ve bilinçli olarak yapılması nedeniyle muhasebe sistemi içinde kendiliğinden ortaya çıkarılması beklenmemekte, bilerek yapıldığından tespit edilip, ortaya çıkarılması da son derece güç olmaktadır.

Muhasebe hileleri beş unsurdan oluşmaktadır;

1-  Hileyi gerçekleştiren suçlu kişi,

2-  Suçlunun hile yapmadaki isteği (kasıt),

3-  Birinin bir varlığın değerini göz ardı etmesi,

4-  Varlığı göz ardı eden kişinin suçun oluştuğu zamanda bunu fark etmemesi,

5-  Suçlunun bu hareketten çıkar sağlaması.

Muhasebe hileleri aşağıdaki şekilde gerçekleştirilmektedir.

Bilinçli Yapılan Hatalar: Bilgisizlik ve dikkatsizlik sonucu ortaya çıktığı varsayılan muhasebe hatalarının,  belli bir amaçla sistematik olarak yapılmaları halinde, olay hata veya yanlışlık olmaktan uzaklaşmaktadır. Çünkü artık kasıt unsuru devreye girmiştir. Buradaki diğer bir güçlük ise kasıt unsurunun ispatlana bilirliğidir. Eğer kastın varlığı ispatlanamıyorsa hileden söz etmek mümkün olmayabilir. Kasti hatalarda hata ve hile ayırımını yapabilmek zorlaşmaktadır.

Muhasebe İşlemlerin Kayıt Dışına Çıkarılması: Mali denetimlerde hata ve suiistimal tespit etme işi genel olarak muhasebe belgeleri üzerinde yapılmaktadır. Oysa yolsuzlukların birçoğu belgelere yansımamaktadır. Özellikle rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve adam kayırma gibi yolsuzlukların büyük bir bölümünü oluşturan fiillerin evrak üzerinden tespiti imkânsız gibidir.   

Muhasebede her türlü işlemin yasal belgelere dayanması esas olup, alım ve satım işlemlerinde belge düzenlenmemesi halinde bu işlemler muhasebe kayıtlarına yansıtılamayacağı için kayıt dışına çıkılmış olunmaktadır.

Belge kullanmamak zincirleme bir olaydır. Şöyle ki; satış belgesiz yapıldığında alışlar belgeli yapılırsa stoklar fazla görüneceğinden problem ortaya çıkmakta, tam tersi durumda, yani satışın belgeli alışın belgesiz olduğu durumda ise olmayan bir mal satılmış gibi görünür ki bu da olumsuz bir durum ortaya koymaktadır.

Asıl olan tüm alış ve satışların belgeli yapılmasıdır.

Ancak ülkemizde kayıt dışı ekonomi hala ciddi bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır.

Çünkü çeşitli nedenlerle insanlar hala belgesiz işlem yapma yolunu seçmektedirler.

İşlemden Önce Veya Sonra Kayıt: İşlemin gerçekleştiği tarih ile bu işlemin muhasebe kayıtlarına aktarıldığı tarih arasında farklılık olması, muhasebenin özellikle raporlama aşamasında büyük öneme sahiptir.

İşlemden önce veya sonar kayıt nedeniyle oluşacak sonuçlardan, düzenlenen mali tablolara göre yatırım yapacak yatırımcı, kar payı alacak hissedar, şirketin durumunu değerlendiren kredi verenler ve alacağı vergi nedeniyle devlet, öncelikli olarak etkilenen gruptur ve hepsi yanıltılmış olmaktadır.

Uydurma Hesaplar: Gerçek işlemleri gizlemek için kullanılan ve özellikle zimmete geçirme suçu için en çok tercih edilen yöntemdir.

Belgesiz veya kayıt dışı olarak gerçekleştirilen işlemler uydurma hesaplar ile kayıtlara alınarak, kaydı olarak mevcut ancak fiili olarak mevcut olmayan tutarlar en uygun zamanda,  genellikle sonuç hesaplarına aktarılması gereken bir hesaba virman yapılmaktadır.

Tutar dikkat çekecek bir büyüklüğe sahipse parçalar halinde veya virman yapılan hesaptan başka hesaba,  oradan başka hesaba aktarılmak suretiyle hesaplardan takip edilmesi mümkün olmayacak aşamaya kadar dolaştırılıp, en son olarak da sonuç hesaplarına aktarılarak kayıtlardan tamamen çıkarılmak suretiyle gerçekleştirilmektedir.

Belgede Sahtecilik: Gerçekte olmayan bir işlemi olmuş gibi göstermek için düzenlenen belgeler, sahte belgeyi düzenleyen ve kullanan için ayrı ayrı menfaat oluşturmak için kullanılmaktadır.

Sahte belgeyi düzenleyen belli bir komisyon karşılığında bu işi yapmakta,  kullanan ise özellikle maliyetleri şişirerek vergi ödemeden kaçınmaktadır.

Belgelerin muhasebe kayıtlarına alınmaması veya mükerrer kaydedilmesi, faaliyet döneminde gerçekleştirilen iş ve işlemlere ait doğru ve gerçek belgeler muhasebe kayıtlarına alınmayabilir.

Giderlerin olduğundan az gösterilmek istenmesi, hukuki bir işlem veya dava ile ilgili olması, bilanço dipnotlarında açıklama yapılması gereken bir hususa ait olması, işletme ilgililerinin işletme ile ilgili kararlarını olumsuz etkileyebilecek bir olayın varlığı gibi sebeplerle işlem ve belgeler kayıtlara hiç alınmamış olabilmektedir.

Bununla birlikte belgeler kasıtlı olarak muhasebe kayıtlarına mükerrer kaydedilmiş olabilmektedirler.

Burada da amaç, gelir ve giderlerin olduğundan yüksek gösterilmek suretiyle işletme ilgililerinin yanıltılmak istenmesi olmaktadır.

Bilgisayarın sahip olduğu özellikler,  kayıtların istendiği anda düzeltilebilmesini ve yasal sınırlara uyulmaksızın keyfi bir kayıt düzeninin işletilmesini kolaylaştırmaktadır.

Bilgisayar kayıtlarının bu özelliği, her zaman muhasebe hata ve hilelerinin yapılmasına olanak tanıdığı gibi, hatalı formüllerin uygulanması gibi nedenlerle defter kayıtlarının veya mali tabloların gerçeğe aykırı düzenlenmesine de neden olmaktadır.

Özel Giderlerin İşletmeye Aktarılması: İşletmeye ait olmayan giderler işletmelerin mali kar ve zarar hesaplarında olsun, ticari kar zarar hesaplarında olsun bir gider olarak yer almamalıdır.

Genellikle ödenecek vergiyi azaltmak amacı ile bazen de ihmal ve aldırmazlık yüzünden, işletme sahibinin şahsını ilgilendiren özel alışlar ve giderlerin (ev giderleri, şahsi giderler, mali giderler) işletmeye ait giderlere karıştırıldığı görülmektedir.

Bu giderler genel olarak işletmeye, genel yönetim giderleri hesabı üzerinden aktarılırlar.

Muhasebe hilesine başvurmanın amaçları çok çeşitli olabilir.

–        Zimmetlerin gizlenmesi

–        Ortakların birbirini yanıltma istekleri

–         Daha az kar dağıtma isteği

–         Hisse senedi fiyatlarının olduğundan farklı gösterilmek istenmesi,

–         İşletme ilgililerinin kararlarını etkilemek, (olumlu ya da olumsuz)

–         Yolsuzlukların gizlenmesi

–         Hak edilmeyen teşviklerden yararlanma isteği

–         Vergi kaçırma düşüncesi

Ancak, muhasebe hilelerinin genel olarak, çeşitli yolsuzlukları gizlemek, işletmenin gerçek durumunu farklı göstermek ve vergi kaçırmak amaçları üzerinde yoğunlaştığı görülmektedir.

İşletmelerde yapılan hileleri, hilelerin yapıldığı yerlere, hileyi yapanın konumuna göre gibi çeşitli başlıklar altında toplamak mümkündür.

Hile türleri ayrıca mesleki hileler, işletme ile ilgili hileler, özgüvene dayalı hileler şeklinde de ayrıma tabi tutulabilir.

Ancak, daha yaygın bir şekilde kabul görmüş ve bu saydıklarımızı da kapsayacak şekilde, hile türleri, çalışanlar tarafından yapılan hileler, yönetim hileleri ve mali tablolar üzerinde yapılan hileler şeklinde tanımlanabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir