ZORDAKİ İŞLETMELER İÇİN KRİZ YÖNETİMİ 

İşletmelerde Kriz Yönetimi

Krizler, genellikle beklenmeyen bir anda ortaya çıkan ve önlemi alınmakta geç kalınan, olumsuz durumları yansıtır. Öngörü ve önlem mekanizmalarının çok yetersiz kalması sebebiyle, yaşanan gerilim dönemleri ve panik anları kriz olarak nitelendirilir.

Günümüzde en belirgin kriz nedeni genellikle ekonomik açıdan ham madde ve tedarik zinciri maliyetlerinin artması ve de bunun fiyatlara yansıması sonucunda satışların düşmesi, tahsilat ve nakit akış tablosundaki aksaklıklar neticesinde, ödemeler dengesinin bozulmasıdır.

Krizler yaşandığında izlenmesi gereken en doğru davranış, kontrolü ve sorumluluğu ele alıp; planlı, sistemli, akılcı ve soğukkanlı bir biçimde gereken eylemleri yerine getirmektir. Başarılı kriz yönetimi; etkili iletişimi, koordinasyonu, kontrolü ve etkin liderliği gerektirir. Çoğu zaman kriz dönemlerinde insanların duyarlılıkları artar, duygusal tepkileri yoğunlaşır. Normal olağan dönemlerde anlayış gösterdikleri sözlere ve davranışlara çok daha sert tepkiler verebilirler.

Kriz döneminde yönetimin açık ve dürüst davranması, krizin insani boyutunu ekonomik ve teknik boyutlarından önde tutması, sorumluluklarından kaçmayarak saygınlığını ve de güvenilirliğini koruması her şeyden daha önemlidir. İyi yönetilmeyen krizlerin en büyük faturalarından biri insanların yönetime olan güvenlerini kaybetmeleridir. Saygınlığını kaybeden bir liderin ve yöneticilerin kriz sonrası dönemde işleri çok daha zor olacaktır.

Kriz yönetiminin başarısı, insanların gönlünü ve güvenini kazanmanın yanı sıra ekonomik, teknik, yasal, siyasal veya sosyal anlamda iyileştirmelere fırsat yaratmasıdır. Krizler aslında yöneticilerin başarısızlıklarının sonucudur ve arzu edilmezler, ancak son derece öğreticilerdir.

Kriz durumları tüm şiddetiyle ortaya çıkmadan önce erken uyarı sinyalleri gönderir. Bu kriz sinyalleri, yaklaşmakta olan krizin varlığı ve şiddeti ile ilgili bilgileri içermesinden dolayı, üst düzey yöneticilerin bu sinyallere karşı son derece duyarlı olmaları oldukça önemlidir.

Belirlenen kriz sinyalleri, kriz önleme ve korunma mekanizmalarını harekete geçirir ve de üst yönetim bu mekanizmalardan gelen bilgiler doğrultusunda, krizleri önlemeye yönelik olarak harekete geçmeleri gerekir!

Kriz Yönetimi İçin Bilmeniz Gereken Kurallar.

Kriz iyi yönetilmesi ve kurgulanması gereken bir süreçtir.

Bu süreçte olası tehlikeler ve yapılacaklar listesi oluşturmak gerekir.

Kriz yönetimi kuralları

Hazırlıksız yakalanmak.

Türkiye’mizde pek çok şirketin gerçek bir krizle nasıl başa çıkmaya çalıştığını ve kriz yönetimi konusunda tamamen hazırlıksız olduklarını görmek beni çok şaşırtmaktadır. Birçoğu ya son on yıldır gün ışığı görmemiş bir kriz yönetimi planına sahip ya da planları o kadar karmaşık ki anlaşılması imkansız gibidir. İtibarın yaratılması bir ömür alır ama onu yok etmek de saatler alır. Eğer planlamada başarısız olursanız o zaman kesinlikle ikincisi başınıza gelir. Hazırlıksız olmak kabul edilebilir bir bahane değildir. Bu sadece itibarınıza verdiğiniz önemin bir yansımasıdır.

Tehditler.

Tehditlerin ne olduğunu kesinlikle biliyorsunuz ve farkındasınız. Bu tehditlere daima hazırlıklı olmak zorundasınız.                                                                                                                                                   Riskleri bilmek sadece savaşın bir kısmı… Sorgulanmaya hazır olmak ise başka bir şey… Bir krize hazırlanmada ilk adım en kötü kabus senaryosu oluşturmaktır. Eğer sorunların tiplerini anlarsanız, onlara güzel kilit cevaplar hazırlamak çok daha kolay olur. İki saat içinde kabus sorularınızın üstesinden gelebilir ve şirketinizin karşı karşıya olduğu en büyük beş tehdit için düzlüğe çıkış anahtar cevaplar geliştirmeniz mümkündür.

 Olur’u yapın, Olur una bırakmayın.

Yüzde 98’imiz doğaçlama yapamıyor. Aslında sen de çoğunluk tasın. Bu seni parçalayacak sorunların önünde ayakta durmadan önce hazırlık yapman gerektiği anlamına geliyor. Eğer soruları önceden duyarsanız işler sizin için daha da kolaylaşır. Her kriz yönetimi için geçerli 3 kilit cevap. Kriz yönetimi alanında çalıştığım yıllardan sonra bu üç kuralın gerçek gücünü anladım. Bunu her zaman kullandım ama kriz yönetimi üzerinde nasıl uygulayacağımı görmek uzun zamanımı aldı. Eğer bu kriz kurallarından hiçbirini hatırlamazsanız şunu hatırlayın: herhangi bir krizin ilk 48 saatinde bağlı kalabileceğiniz üç kilit cevap! Krizin ne olduğu önemli değil. Neyin yanlış gittiğini bulmaya kendinizi adamalısınız ve bunun bir daha olmaması için gerekli adımları atmalısınız. Bu kriz mesajlarının işe yaraması için onları eyleme dökmeniz çok önemli. Çalışanlarınıza önem verdiğinizi söylemek eğer bunu eyleme dökmüyorsanız işe yaramayacaktır. Sonraki iki hafta içinde krizle karşılaşmaya dair alıntıları okuyun ve kendinize kilit cevaplardan bir tanesinin işe yarayıp yaramadığını sorun.

Mali müşavirler, danışmanlar ve Avukatlar herhangi bir kriz yönetimi planında çok önemlidir. Onların bazı konulardaki danışmanlığı çok önemlidir. Bununla birlikte dünyada iki tane mahkeme vardır. Kamuoyu mahkemesi gerçek kanun mahkemeleri kadar önemlidir. Kriz yönetimi sürecinde liderlerin karşılaştığı en büyük zorluk bu iki mahkemeye göre kararlarını dengelemektir. Birisinde işe yarayan diğerinde yaramayabilir. Asıl soru ise çok basit: markamı korumak için yapabileceğim en zekice şey nedir? Kanun mahkemesinde kazanmak zorunlu olarak sizin kamuoyu mahkemesinde kaybedeceğiniz güveni toplamaya bilir. İkisi de önemli! Zekice seçin!

Herhangi bir krizin ilk 48 saati çok önemlidir. Eğer bu zaman dahilinde bir krizin önünde değilseniz, büyük ihtimal kriz sizin önünüzdedir. Birçok şirketin krizi yönetmedeki başarısızlığının nedeni tek bir gerçeği tanımlayamamaları veya kabullenememeleridir. Ne zaman bir şey olsa, bir iletişim boşluğu ve gereksiz sarhoşluk yaratılır. Eğer bunu doldurmazsanız başkası dolduracaktır ve paylaşacakları bilgi ya yanlış ya da eksik olacaktır. Negatif bir bakış açısının üzerinden gelmek imkânsızdır. Bu yüzden oradan olabildiğince hızlı bir şekilde çıkmanız gerekir. Kriz sırasında sık iletişim kurmak imkansızdır. Yanlış şeyi söyleyebilirsiniz ama asla iletişimin fazlasını yapamazsınız.

Bir krizin tam ortasındayken zaman uçar gider. Saatler dakika olur, günler saat olur. Kriz yönetimi süreçlerinde yaygın bir hata da takımın alınan kararları kavranması ve uygulamasıdır. Takım çalışması kriz döneminde önemlidir. Ama gerçek şu ki krizin önüne geçmek için onu bölmeli ve fethetmelisiniz. Takım, bir yön üzerinde ve kilit cevaplarda anlaştığında onu yönetmek bireylere kalır. Onların zamandan zamana tekrar gruplanması gerekir. Eğer bir takım kendi sorumluluk alanına odaklanırsa ve onu hatasız bir şekilde uygularsa işte o zaman başarı şansınız bir şekilde artar.

Dışarıdan yardım alın.

Bir kriz oluştuğunda dışarıdan bir bakış açısı ve görüşler çok önemlidir. İç politikalar, büyük bir problemin ortasında insanlar işlerine daha çok odaklı hale geldiğinde işleri ele alır. İyi liderler bu iç politikaları bekler ve onları dışarıdan yargısız bir şekilde görebilecek birini getirerek onları uygularlar. Kişinin rolü bütün kararları vermek değildir. Onun rolü bir takım lideri olarak danışmanlık sağlamaktır. Şirketin içinden sadece az insanın verebileceği bir şey! Onlar birçok insanın kişisel yargılarından dolayı göremeyeceği şeyleri görebilirler. Sizin dışarıdan birini getirmeniz krizi yönetemediğiniz anlamına gelmiyor. Bu sizin zayıf noktalarınızı bildiğiniz ve bunun hakkında bir şey yapacak kadar zeki olduğunuzu gösterir.

Her Kriz PIRLANTA bir fırsattır.

Zeki liderler her krizin ortasında bir fırsat olduğunu bilirler. Dakikayı yaşamaktan korkmayın. Evet, riskler olacak ama hepsi birer fırsatla birlikte gelecek.

KRİZ YÖNETİMİ 

İşletmeler, piyasalardaki belirsizlikler ve değişikliklerden dolayı, sürekli beklenmedik tehlike veya fırsatlarla da karşılaşmakta ve yaşamlarını sürdürebilmeleri de bu tehlikelerden korunmaya ve fırsatları değerlendirebilmelerine bağlı olmaktadır. Sürekli değişen çevre şartları karşısında bünyesinde stratejik çalışmalara yer vermeyen işletmelerin başarılı olma şansı da yoktur.

Stratejik yönetim konuları içinde yer alan, kriz yönetimi konusu artık, işletmeler için vazgeçilmez bir öneme sahiptir. Çünkü tam anlayışla kriz yönetiminden yararlanıldığı takdirde, işletmeler beklenmeyen olaylara hazırlıklı olmakta ve krizleri en az zararla atlatabilmektedir. Öte yandan, kriz yönetimi anlayışının, işletmeler tarafından kullanılmaya başlanması ile işletmeler belirsizliklere karşı hazırlanabilmekte, kriz durumunun olumsuzlukları önlenmekte, çalışanlar zor durumda kalmamakta, zaman kaybı en aza inmekte ve en önemlisi de işletmenin varlığı tehlikeye girmemektedir.

Krizin Tanımı ve Özellikleri

Şirketler oldukça dinamik bir çevre içerisinde yaşamlarını sürdürürler. Şirketlerin başarısı ve yaşamlarını sürdürmeleri büyük ölçüde çevrenin yarattığı kısıtlılıkları ve olanakları zamanında görüp değerlendirmelerine bağlıdır. Şirketler yaşamlarını sürdürürken değişik krizlerle yüz yüze kalabilir. Krizin nedeni şirket içi etmenler olabileceği gibi, şirket dışı etmenler de olabilir.

Kriz, şirketin faaliyeti esnasında görülen zor bir anı, bir buhran dönemini anlatır. Kriz, belirsizliği ve zarar görme olasılığını, riski içeren bir kavramdır. Bir kriz durumu yavaş yavaş ya da birdenbire oluşabilir, dar veya geniş bir alanı kapsayabilir. Ticari anlamda kriz, şirketin amaçlarını ve varlığını tehdit eden, şirketin risk önleyici önlemlerini yetersiz kılabilecek nitelikte, şirketin ani tepkisini gerektiren beklenmedik ve hızlı değişikliklerin söz konusu olduğu, planlama ve karar mekanizmalarını olumsuz biçimde etkileyen, gerilimli bir durum olarak değerlendirebiliriz. Kriz şirketin yeni bilgiler ve deneyimler kazanmasına, bunu bir fırsat haline dönüştürmesine de imkân

Sağlayarak bir dönüm noktası olabilir.

Kriz, şirketin hedeflerini tehdit edebilir ve yaşamını tehlikeye sokabilir.

Kriz durumunun özelliklerini şöyle belirtebiliriz:

– Kriz durumu tahmin edilemez.

– Şirketin tahmin ve kriz önleme mekanizmaları yetersiz kalır.

-Kriz, şirketin amaç ve varlığını tehdit eder. Çünkü işletmenin tüm faaliyetlerini ve yapısını derinden etkilediği için genellikle radikal değişim ihtiyacı ortaya çıkar.

-Kriz, ortaya çıkış şekli ve önceden öngörülemeyen bir durum olması nedeniyle işletmelerin hareket yeteneklerini azalttığından genellikle uyum mekanizmalarını etkisizleştirir.

-Krizin üstesinden gelmek ve izlenmesi gereken yolların kararlaştırılması için yeterli bilgi ve zaman bulunmaz.

-Kriz, ivedi müdahale gerektirir. Kriz görmezden gelinir veya hazırlık için yavaş bilgi toplama veya yavaş ilerleyen karar mekanizmaları nedeniyle cevap geç verilirse başarı oranı düşer.

-Kriz, karar veren kişilerde gerilim yaratır.

-Krizler şirket ile ilgili üçüncü kişileri de (yönetici, iş gören. Hissedar, devlet vb.) ciddi şekilde etkiler.

-Her stresli ortam kriz değildir.

-Krizin kesin çözüm formülü yoktur. Tekrar ortaya çıkabilir.

-Kriz mutlaka bir felaket değildir. Fırsata dönüşebilir.

Krizin belirtilerini oluşturan bazı işletme sorunları, bozulan bilançolar, devamlı aksayan nakit akışları, artan fakat cevapsız kalan müşteri şikâyetleri, iadeler, sabit sermaye, çalışma sermayesi dengesi, düşen satışlar, azalan Pazar payı, rakiplerin pazardaki yeni hammaddeleri olarak sayılabilir.

Kriz kavramı şu eğeleri barındırmalıdır:

-Kriz hızlı ve köklü değişikliklerin olduğu bir dönem olmalıdır.

-Bu değişikliklerin olmasının arkasında, istikrar döneminde işleyen, sistemin yaşaması için mutlaka gerekli kurumların(ekonomik veya politik, hatta ideolojik) ve mekanizmaların artık işlemez durumda olması.

-Bu krizi yaşayanlar geriye baktıklarında hiçbir şey artık eskisi gibi değil diyen algılama içinde olmalıdır.

-Zamanın hızlandığı genel kanısı oluşmalıdır.

-İleriyi görmenin imkansızlaştığı fikri yaygınlaşmalıdır.

Kriz Türleri

İki tip kriz yönetimi söz konusudur. Bunlardan biri, kuruluşun kendisinden bir başka deyişle iş ya da hizmetin doğasından kaynaklanan krizler, diğeri ise dış etkenlerden kaynaklanan ve tahmini çok zor olan krizlerdir. Örneğin, Bal üretimi yapan bir şirketin üretim esnasında bal yerine başka bir madde konulmasıdır. Bu tip krize bir örnek oluşturmaktadır.

Muhtemel krizleri ve tahmin edilmeyen krizleri sıralarsak;

Muhtemel Krizler: grev, yangın, patlama, sızma problemi, kirlilik problemi, ham madde veren firmaların grevi, taşımacılık grevleri, ürün azalması, rekabet daha düşük fiyat, daha iyi ürün, alternatif ürün, hükumet yasaları, sınırlamalar, vergi değişiklikleri, büyük ihracat pazarlarında kayıp, hisse senetlerinde düşüş, maliyet artışı (örneğin. Ham madde),gazete ya da TV’de grev nedeniyle zamanı gelen reklamların yayınlanmaması, hükumet değişikliği, savaş, iç savaş, ihtilal, aşırı ithalat, fiyat düşürmek, şirket liderinin vefatı, pazarın ya da önemli anlaşmaların kaybı, alıcı boykotları.

Tahmin Edilmeyen Krizler: sabotaj, ayaklanma hasarı, zelzele, şirket liderinin rehin alınması yâda kaçırılması, kuruluş liderine suikast, dalgalandırıcı gazete ve TV haberleri, hükumet komisyonları tarafından araştırmalar, kuruluş liderinin davranışlarından ötürü skandallar, fabrikanın dış etkenlerden zarar görmesi(uçak düşmesi, fırtına, sel gibi),endüstriyel casusluk: plan, desen, bilgisayar kayıtlarının çalınması, rakiplerin aynı ürünle pazarda sizi geçmesi, hizmetin, ürünün illegal olması, bağımsız araştırmacılar-ürün kalitesinin düşük olduğunun ileri sürülmesi, tüketicilerin ya da baskı gruplarının değişikliğe zorlaması (örneğin. Farklı ambalaj),ürünün beklenmeyen yan etkiye neden olması.

Krizin faktörleri;

Şirketlerin krizle yüz yüze gelmesinde rol oynayan etmenler çevresel ve çalışan etmenler olmak üzere iki grupta toplamak mümkündür.

  • Çevresel faktörler: Şirketin, kriz durumuna girmesinde en önemli rolü çevresel faktörler oynamaktadır. Dinamik ve sürekli değişen çevre, şirketin karşılaşacağı karmaşıklık ve belirsizlik derecesini etkileyerek yönetim kararlarının isabet derecesini azaltmakta ve şirketin kriz durumuna sürüklenmesine yol açabilmektedir.

Krize yol açan çevresel etmenleri şöyle sıralayabiliriz:

  1. Ekonomik sistem ve durum,
  2. Teknolojik gelişmeler,
  3. Toplumsal ve kültürel faktörler,
  4. Hukuki ve siyasi faktörler,
  5. Uluslararası çevre faktörleri,
  6. Doğal faktörler.

2- Örgütsel faktörler

a- Örgütsel Yapı: Örgütsel yapı, çevresel değişmelere uyum gösteremeyecek derecede katı ise, iletişim sistemi, sorunlara en yakın kişi ve grupların üst yönetime hızla ulaşmasına olanak tanımayan bir yapıda oluşturulmuşsa, örgütün krizle karşılaşma olasılığı artar, buna karşılık krizin üstesinden gelme olanağı azalır.

b- Yönetimin Niteliği: Şirketlerin kriz durumuna düşmelerinin belki de en önemli nedeni, örgüt üst yöneticilerinin çevresel değişmeleri izleme, değişimlerle ilgili veri toplama, yorumlama ve değerlendirme konularındaki deneyimsizlikleri ve yetersizlikleridir.

Kriz Süreci

Şirketlerin krizle karşılaşması hızlı bir değişim sürecinin sonucudur. Kriz süreci, yakın zaman dilimleriyle birbirini takip eden, bazen de aynı zamanda oluşan aşamalardan geçerek örgütü etkiler.

Kriz sürecini aşamalı olarak düşündüğümüzde bu aşamaları; kriz uyarılarının algılanması ve hareketsizlik, kriz dönemi, çözülme dönemi olarak ifade edebiliriz. Bu dönemler genel hatlarıyla aşağıda açıklanmıştır.

a)Kriz Uyarılarının Algılanması ve Hareketsizlik                                                                                         

Bu aşamada, şirketin amaç ve varlığını tehdit eden durumlar ile ilgili sinyaller ortaya çıkmıştır; şirket ve şirket çevre ilişkilerinde sorunlar baş göstermeye başlamıştır. Ancak şirketin bilgi alma sistemleri kriz sinyallerini yeterince alamamakta ve yönetime iletmemektedir. Bu nedenle, bilgi akışının olmamasından dolayı üst yönetim yaklaşan kriz için gerekli önlemleri alamamaktadır. Sorunlar şirket yaşamını ve amaçlarını tehdit eder nitelikte olmadığından, yönetim eski deneyimlerine dayalı olarak, yetersiz bilgiyle karar almaktadır. Kriz durumunun şiddeti arttıkça, şirkette sorunlar daha da belirginleşir ve yönetimde panik başlar. Bu aşamada yeterli bilgi hazır olmadığından, alınacak kararların isabet derecesi tam olmayabilir.

b)Kriz Dönemi

Yaklaşan krizin sinyalleri alınıp, yorumlanıp, değerlendirilmemişse ve sağlıklı tepkiler verilmemişse, örgütün kriz dönemine girmesi kaçınılmazdır. Bu dönemde sergilenen davranışlar aşağıda üç grupta toplanmıştır.

 c)ÇözülmeDönemi                                                                                                                         

Kriz döneminde, krizi başarıyla atlatacak çözümler geliştirilemezse, krizin şiddetine bağlı olarak şirket ortadan kalkar. Şirketin çevresi ile olan ilişkileri bozulur. Şirkte içinde artan işgücü devri ve devamsızlığı, iş gören şikayetleri, stres ve panik örgütsel çözülmeye yol açar.

Kriz Yönetiminin Tanımı, Amaçları ve Özellikleri

İşletmeler günümüzde, geçmişte işlediklerinden daha az sosyal suç işlemektedirler. Hatta kazalardan ve felaketlerden korunma konusunda daha başarılıdırlar. İşletmeler, ürün güvenliği ve üründen beklenen ahlaki standartlar konusunda daha bilinçli ve bilgili hale gelmektedirler. Buna rağmen devamlılıklarını tehdit edebilecek kriz durumlarıyla karşılaştıkları görülmektedir. Kriz yönetimi, bu nedenle başlı başına bir disiplin olarak yönetim fonksiyonları arasında görülmeye başlanmıştır.

Kriz yönetimi süreci; çalışılan alana ve geleceğe yönelik olası sorun ve tehlike etmenlerinin belirlenmesi, uygun tepki ve savaşım türlerinin saptanmasını, şirketin krizle başa çıkabilecek önlemleri uygulamasını ve tepkileri değerlendirmesini kapsayan süreç olarak tanımlanabilir.

Kriz yönetimi, olası kriz durumuna karşılık, kriz sinyallerinin alınarak, değerlendirilmesi ve şirketin kriz durumunu en az kayıpla atlatabilmesi için gerekli önlemlerin alınması ve uygulanması sürecidir. Kriz yönetiminin temel amacının şirketi kriz durumuna hazırlamaktır, kriz yönetim sürecini beş aşamada ele almak mümkündür;

  1. Krizin algılanması
  2. Krize hazırlık ve korunma
  3. Krizin denetim altına alınması
  4. Normal duruma geçiş
  5. Öğrenme ve Değerlendirme.

Kriz durumu, işletmeler için her şeyden önce şirketin beklemediği ve önceden tahmin edemediği bir durumdur. Bilindiği üzere kriz, çabuk ve acele cevap verilmesi gereken, oluşturduğu karmaşıklık ile örgütün mevcut yürütme sistemlerine zarar veren, her şeyden önce de işletmenin mevcut değerlerini, amaçlarını ve varlığını devam ettirebilmesini tehdit eden bir durum olarak kabul edilmektedir.

Kriz yönetimi konusu, henüz çok yenidir ve sonuç olarak ne tam olarak anlaşılmış ne de tam olarak kabul edilmiştir. Geliştirilmiş ve yenilenmiş kriz yönetimi programlarının, meydana gelmeden önce bütün işletme krizlerini önleyebileceği de söylenememektedir. Gerçekte tam olarak önlem alma, kriz yönetiminin amacı değildir. Bununla beraber, etkili kriz yönetiminin örgütü daha hızlı eski haline getirdiği ve krizlerden daha etkili sonuçlar çıkarmaya yardımcı olduğu ispatlanmıştır.

Anlaşıldığı üzere, kriz yönetimi uzun bir süreci kapsamaktadır. Bunun yanında ortak bir nokta da, düşük maliyetle denge durumuna ulaşmak olarak belirtilebilir. En önemli unsur ise, işletmeleri tehdit edecek olayları önceden tahmin ederek onları ortadan kaldırmaya yönelik olmasıdır.

Kriz yönetiminin ilgili olduğu faaliyetler dört başlık altında toplanabilir:

1-Kriz nedeni olabilecek unsurların, kriz boyutunun ve etkilerinin önceden bilinerek hafifletilmeleri ve ortadan kaldırılmaları

2-Krizin başlangıcında uygulanacak tekniklerin etkinliğinin artırılması

3-Krize neden olan olayın etkilerine karşı verilecek cevabın detaylandırılarak geliştirilmesi

4-Krizin etkilerinin ortadan kaldırılması için zarar gören maddi ve manevi kaynakların etkili ve süratli bir şekilde tekrar yerine konulmasıdır.

Risk yönetiminin öncesinde ise risk değerlendirmesi yapılmaktadır.

Bu açıklamalardan hareketle kriz yönetiminin amaçlarını şu şekilde sıralayabiliriz;

-Karar vericiyi etkileyebilecek kriz türlerinin çeşitliliği ve krizin içinde bulunduğu safha hakkında yöneticilere bilgi sağlamak,

-Yöneticilere krizi tanıma ve değerlendirme yeteneği kazandırmak,

-Krizden kaçınma planları geliştirmede yöneticilere çeşitli teknikler sağlamak,

-Mümkün olan en iyi şekilde, krizin yönetilebilmesi için gerekli olan yeteneğin yöneticilere kazandırılmasını sağlamak.

Bu amaçları ile kriz yönetimi, belirli özelliklerdeki çeşitli türdeki krizlerin ortadan kaldırılmasında veya önlenmesinde yöneticilere yardımcı olmaktadır.

Etkili bir kriz yönetiminden söz edebilmek için, üç temel elemana ihtiyaç duyulmaktadır.

Bunlar:

-Üzerinde görüş birliğine varılan acil durumlarda kullanılacak kuruluş politikası,

-Denenmiş iletişim yöntem ve imkanları,

-Beklenmeyen durumla karşılaşıldığında derhal faaliyet gösterebilecek personel kadrosudur.

Kriz yönetiminin bir başka özelliği ise özünde sistematik düşünmeye dayanıyor olmasıdır. Krizi yönetmek sistemi tanımaya bağlıdır. Ayrıca örgütü, teknolojiyi, insanları ve alışkanlıkları, kurum kültürünü, yönetici davranışlarını bir bütünlük içerisinde değerlendirme becerisi, kriz yönetiminin anahtarıdır

Problem Çözme Planı: Bir kriz durumu ortaya çıkıp da, işleyen mekanizma bozulduğunda, durumun en kısa zamanda eski verimli hale getirilmesi önceliklidir. Bunun için sağlıklı bir problem çözme planı yapılmalıdır.

Planın aşağıdaki aşamalardan oluşmalıdır:

  1. Sorunu tespit edin, belirleyin
  2. Sorunu öngörülen amaç çerçevesinde yeniden belirleyin.
  3. Soru sorun, bilgi ve belge toplayın.
  4. Eldeki verileri inceleyin.
  5. En uygulanabilir seçenekleri belirleyin.
  6. Bir deneme çözüm seçin.
  7. Çözümün işlerliğini deneyin.
  8. Son çözümü biçimlendirin.
  9. Çözümü uygulayın.

Bir kriz yönetim planı hazırlanırken ilk lazım olan olası krizlerin yazılı olarak saptanması ve böyle bir durumla karşılaşıldığında kuruluşun başa çıkabilme yeteneğinin belirlenmesidir.

Bir krizle karşılaşıldığında ne yapılacağının düşünülmesi yerine önceden hazırlanmış olan bir planın yürürlüğe girmesi zaman kazanmak ve planlı hareket edebilmek açısından büyük önem taşımaktadır. Böyle bir uygulamada amaç ilgili kitleyi ve çalışanları en kısa sürede bilgilendirebilmek için süratli hareket edilmesidir. Meydana gelebilecek olası krizlerin saptanması, bunları önleyebilmek için tedbirler alınması, krizden etkilenecek olanların belirlenmesi bir kriz planı hazırlarken kesinlikle dikkate alınması gereken konulardır.

Bu açıklamalardan hareket ederek, kriz yönetiminin en temel özelliklerini sıralarsak;

-Kriz yönetimi, yönetimin özel bir şeklidir.

-Kriz yönetimi, örgütün faaliyetlerini yerine getirmesini zorlaştırabilecek ve imkânsız hale getirebilecek nitelikteki olaylarla ilgilidir.

-Kriz yönetimi, şirketin krizi en az kayıpla ve zararla atlatılmasını sağlamaya yöneliktir.

-Kriz yönetimi, ayrı bir uzmanlık gerektirdiği için örgüte ek maliyetler yükler.

-Kriz yönetimi ilkeleri, stratejik yönetim ilkeleri ile çok yakından ilgilidir.

-Kriz yönetimi karmaşık bir süreçtir.

-Kriz yönetimi, şirketin gelecekte karşılaşabileceği krizlere karşı hazırlıklı olmasını ve ondan kurtulabilmesini sağlar.

Kriz Yönetimi Türleri

Aktif Kriz Yönetimi ve Tepkici Kriz Yönetimi olmak üzere iki tür kriz yönetimi mevcuttur.

a)Aktif Kriz Yönetimi: İşletmelerin, kriz çıkmadan önce bu ihtimali göz önünde bulundurarak gerekli çalışmaları yapmaları temeline dayanır.

Aktif kriz yönetimi, Öngörücü Kriz Yönetimi ve Koruyucu Kriz Yönetimi olarak ikiye ayrılır. Öngörücü kriz yönetimi, potansiyel kriz durumlarında, diğeri ise gizli kriz durumlarında etkilidir.

b)Tepkici Kriz Yönetimi: Belirgin hale gelen krizlerin ortadan kaldırılması veya olumsuz etkilerinin en aza indirgenmesi olarak tanımlanabilir.

Tepkici kriz yönetimi, Saldırgan Kriz Yönetimi ve Tasfiyeci Kriz Yönetimi olarak ikiye ayrılır. Krizin kontrol edilebilir olduğu durumlarda saldırgan kriz yönetimi, kontrol edilemez olduğu durumlarda tasfiyeci kriz yönetimi uygulanır.

Kriz ve Yöneticiler                                                                                                                           

Sorunsuz bir ortamda, birçok kural ve yönetmelik, ortalama zekâya ve yeteneğe sahip bir kişi tarafından başarıyla uygulanabilir. Kişilerdeki yöneticilik becerisine en çok kriz anlarında gereksinim duyulur. İşte böyle anlarda bazı klasik yöneticilik kuralları ve kuramları işlevini yitirir veya bir süre için bir kenara bırakılmaları ya da değiştirilmeleri gerekir. Daha da önemlisi, her birinin, duruma ve kişilere göre ayrı ayrı ele alınarak, sorunların ve özellikle huzursuz ve kritik dönemlerde ortaya çıkan kişilerin problemlerinin çözümünde kullanılmaları gerekir.

Kriz zamanları, yöneticilerin en çok arandığı zamanlardır. Yöneticilerin bu zamanlarda sergileyecekleri yönetsel beceriler, şirketi dağılmaktan kurtarır ve krizin yarattığı paniği gidererek kriz durumunun bir an önce giderilmesine yardımcı olur.

Kriz durumlarında otoritenin kullanılması ve hiyerarşiye uyulması son derece önemlidir.

Her şirkette nihai bir otoritenin olması zorunludur.

Kriz zamanlarında tek çare, şirketteki herkesin hiyerarşiyi soru sormadan kabullenmesidir. Kriz zamanlarında biri mutlaka komutayı ele almalıdır.

Kaynağı ne olursa olsun her yönetim bunalımında bir insan etkeni vardır. Acil sorunu çözümlemek, yönetim fonksiyonunun ancak bir bölümünü oluşturur. Yönetici krizi çözümlemeli, ilgili kişilerde meydana gelen manevi zararları onarmalı ve mümkün olduğu ölçüde aynı durumların tekrarlanmaması için önlem almaya çalışmalıdır.

Kriz ortaya çıktığında yapılması gereken ilk şey krizin boyutlarının belirlenmesidir. Kriz ortaya çıktığında, yönetici önce durumun boyutlarını saptamak zorundadır. Zamanında ve yerinde sorular sormak çoğunlukla sorunun çözümünde kilit rol oynar.

Bir kriz anında sorulabilecek sorular şöyle sıralanmaktadır:

– Durumun kritik seviyesi nedir?

– Olabilecek en kötü şey nedir?

– Bu karmaşanın ana etkeni nedir?

– Alternatif çözüm yolları nelerdir?

– En fazla kimin moralinin bozulması ihtimali var?

– İlgili kişilerin en çok suçlayacağı kişi kim olacaktır?

– Durumdan yararlanmaya kalkacak kişiler var mıdır?

– Her şey bittikten sonra hangi gruplar birbirlerine güvensizlik duyabilirler?

Kriz Yönetimi sürecinde yöneticiler belirli yeteneklere sahip olmalıdırlar. Kriz yönetiminde yöneticilerin sahip olmaları gereken yeterlikler şöyle sıralanabilir:

  1. Kriz sinyallerini alabilme.
  2. Krize hazırlanma ve korunabilme.
  3. Kriz yönetimi sürecinde etkili karar verebilme.
  4. Kriz yönetimi sürecinde otoriteyi kullanabilme.
  5. Kriz yönetimi sürecini planlayabilme.
  6. Kriz yönetimi sürecini örgütleyebilmek.
  7. Kriz yönetimi sürecinde iletişim sağlayabilme.
  8. Kriz yönetimi sürecinde eş güdüm sağlayabilme.
  9. Kriz yönetimi sürecini denetim altına alabilme.
  10. Normal duruma geçişi sağlayabilme.
  11. Kriz yönetimi sürecinde öğrenme ve değerlendirme.