YARGITAY 21. Ceza Dairesi
2016/1624 E.
2017/253 K.

MAHKEMESİ: Ceza Mahkemesi
SUÇ              : 213 sayılı Vergi Usul Kanununa muhalefet
HÜKÜM         : Mahkumiyet


213 sayılı Vergi Usul Kanununun “Bazı Kaçakçılık Suçlarının Cezalandırılmasında Usul” başlıklı 367. maddesinin aşağıdaki değişikliklerden önceki 1. fıkrası “Yaptıkları inceleme sırasında 359 ve 360. maddelerde yazılı kaçakçılık veya iştirak suçlarını tespit eden maliye müfettişleri, hesap uzmanları ile bunların muavinleri ve gelirler kontrolörleri ile stajyer gelirler kontrolörleri tarafından doğrudan doğruya ve vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlar tarafından ilgili vergi dairesinin bağlı bulunduğu defterdarlığın veya gelirler bölge müdürlüğünün mütalaasıyla, keyfiyetin yetkili Cumhuriyet savcılığına bildirilmesi mecburidir” biçiminde iken, 04.04.2007 gün ve 26483 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 28.03.2007 gün ve 5615 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 20. maddesi ile 367. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “defterdarlığın veya gelirler bölge müdürlüğünün” ibaresi “vergi dairesi başkanlığının veya defterdarlığın” şeklinde değiştirilerek, dava şartı niteliğindeki mütalaa vermeye yetkili makamlar,

– maliye müfettişleri,
– hesap uzmanları ile bunların muavinleri,
– gelirler kontrolörleri,
– stajyer gelirler kontrolörleri,
– vergi dairesi başkanlığı ve
– defterdarlık olarak belirlenmiştir.


08.02.2008 gün ve 26781 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak yürürlüğe giren 23.01.2008 gün ve 5728 sayılı Kanunun 280. maddesi “Yaptıkları inceleme sırasında 359 uncu maddede yazılı suçların işlendiğini tespit eden maliye müfettişleri, hesap uzmanları ile bunların yardımcıları ve gelirler kontrolörleri ile stajyer gelirler kontrolörleri tarafından doğrudan doğruya ve vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlar tarafından ilgili vergi dairesinin bağlı bulunduğu vergi dairesi başkanlığının veya defterdarlığın mütalaasıyla, keyfiyetin Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesi mecburidir” şeklinde değiştirilmiş ise de mütalaa vermeye yetkili makamlarda bir değişiklik yapılmamıştır.

Anılan maddenin birinci fıkrası, 01.08.2010 tarih ve 27659 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanan 23.07.2010 gün ve 6009 sayılı Kanunun 13. maddesi ile “Yaptıkları inceleme sırasında 359 uncu maddede yazılı suçların işlendiğini tespit eden maliye müfettişleri, hesap uzmanları ile bunların yardımcıları ve gelirler kontrolörleri ile stajyer gelirler kontrolörleri tarafından ilgili rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla doğrudan doğruya ve vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlar tarafından ilgili rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla vergi dairesi başkanlığı veya defterdarlık tarafından keyfiyetin Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilmesi mecburidir” şekline dönüştürülmüşse de 10.07.2011 gün ve 27990 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 07.07.2011 gün ve 646 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4. maddesi ile 213 sayılı Yasanın 367. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “maliye müfettişleri, hesap uzmanları ile bunların yardımcıları ve gelirler kontrolörleri ile stajyer gelirler kontrolörleri” ibaresi “Vergi Müfettişleri ve Vergi Müfettiş Yardımcıları” şeklinde değiştirilmiştir.

16.05.2005 gün ve 25817 sayılı Resmi Gazete ‘de yayımlanarak yürürlüğe giren 05.05.2005 gün ve 5345 sayılı Gelir İdaresi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun “Taşra teşkilatı” başlıklı 23. maddesinin birinci fıkrası “Başkanlığın taşra teşkilatı, doğrudan merkeze bağlı vergi dairesi başkanlıkları ile vergi dairesi başkanlığı kurulmayan yerlerde bu Kanunun 24 ve 25. maddelerindeki görev ve yetkileri haiz vergi dairesi müdürlüklerinden oluşur. Vergi dairesi başkanlıklarının kuruluş yerleri ve sayıları ile bunlara ilişkin değişiklikler Bakanlar Kurulunca belirlenir” biçiminde olup, 06.07.2005 gün ve 25867 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 13.06.2005 gün ve 2005/9064 sayılı Bakanlar Kurulu kararına göre ise ülkemizde aralarında İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının da bulunduğu 29 bölgede vergi dairesi başkanlıklarının faaliyete geçmesi benimsenmiştir.

Aynı Kanunun “Yetki devri” başlıklı 27. maddesi ise “Başkan ve her kademedeki Başkanlık yöneticileri, sınırlarını açıkça belirtmek ve yazılı olmak şartıyla, yetkilerinden bir kısmını astlarına devredebilir. Yetki devri uygun araçlarla ilgililere duyurulur” şeklinde olup, vergi dairesi başkanının Kanundaki usule göre yetkisinin bir kısmını astlarına devredebileceği hüküm altına alınmıştır. Anılan Kanunun “Atıflar ve yetkiler” başlıklı 33. maddesi uyarınca; diğer mevzuatta defterdara ve defterdarlığa yapılmış atıfların ilgisine göre vergi dairesi başkanı ve başkanlığına yapılmış sayılacağı belirtilmiştir.

Somut olay açısından; sanık hakkında 2009-2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek ve defter ve belgeleri ibraz etmemek suçları ile ilgili olarak Vergi Dairesi Başkanı adına Denetim Grup Müdürü vekili tarafından 27.12.2010 tarihli yazı ile doğrudan doğruya mütalaada bulunulduğu, yukarıda bahsedildiği üzere, 27.12.2010 tarihi itibariyle rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasının zorunlu olduğu gözetilerek, durma kararı verilerek 213 sayılı VUK’nun 367. maddesi gereğince usulüne uygun şekilde mütalaa alınıp dava şartı yerine getirildikten sonra yargılamaya devamla hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,

Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.01.2017 gününde oy birliği ile karar verildi