Emekli Maaşı Hesaplama Yöntemleri,

Sosyal Güvenlik ve Emeklilik

Engelli BAĞ-KUR Sigortalılarının Emekliliğinde Aylık Bağlama Oranları;

Engelli ve malul aylıkları birbirinden farklılık arz eden ayrı ama genellikle çok karıştırılan haklardan biridir.

Maluliyet en az yüzde 60 oranında çalışamaz hale gelmiş sigortalının yaş şartı veya gün şartı doldurmadan en az 10 yıllık sigortalılık ve 1800 gün sayısıyla emekli aylığı bağlanmasını sağlayan bir haktır. 2008 Mayıs öncesi sigortalıların SSK statüsünden emeklilikte kullandığı engelli vergi indirim hakkı ile emeklilik de malulen emeklilik dışında bir hak ve önemli bir boşluğu dolduruyor. Doğuştan veya çalışma hayatına başlamadan evvel malul durumda olanlar çalışma gücü kayıp oranları ne olursa olsun malulen emekli olmaları mümkün değildir.

Devlet bunun için destek yapıyor.

Bu desteği de aylık bağlama ortanı üzerinden yapılmaktadır. SSK ve BAĞ-KUR statülerinden malulen emekliliklerde aylık bağlama oranlarını mevcut gün sayıları üzerinden değil de dönemine göre daha yüksek bir Aylık Bağlama Oranları tatbik ederek bunu gerçekleştiriyor. Malulen emeklilik ayrı ayrı hem SSK hem BAĞ-KUR hem de Emekli Sandığı statüsünden var olan haklardan. Engelli emekliliği ise SSK ve T.C. Emekli Sandığından daha önce var olan ancak Bağ-kurlular için Ekim 2008’den sonra başlayan bir hak. Bağ-kurlular, şayet; Yüzde 60 ve üzeri çalışma gücü kaybı olmasına karşın Malullük aylığından yararlanamayan sigortalılara, en az on beş yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3960 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olmak şartıyla yaşlılık aylığı bağlanabiliyor. Keza Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucularının sağlık kurullarınca yöntemine uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu, Kurum Sağlık Kurulunca çalışma gücündeki kayıp oranının;

a) % 50 ilâ % 59 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 16 yıldan beri sigortalı olmaları ve 4320 gün, 

b) % 40 ilâ % 49 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 18 yıldan beri sigortalı olmaları ve 4680 gün, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olmak şartıyla ikinci fıkranın (a) bendindeki yaş şartları aranmaksızın yaşlılık aylığına hak kazanmaları da mümkün bulunuyor. İşte bu kapsamda engeli emeklisi olacak BAĞ-KUR sigortalıları da aylık bağlama oranı bakımından ve en azından 2008 Ekim sonrası hizmetleri yönünden yararlanabiliyorlar. 

Şöyle ki; 4/1-(b) sigortalıları için hesaplanacak aylık bağlama oranı, prim gün sayısı 9000 günden az olanlar için çalışma gücü kayıp oranının 9000 prim gün sayısı ile çarpımı sonucu bulunan rakamın % 60’a bölünmesi suretiyle hesaplanan gün sayısına göre (Çalışma gücü kaybı oranı x 9000 / % 60 = Aylık Bağlama Oranı esas prim gün sayısı) % 50’yi geçmemek üzere, tespit edilmesi gerekiyor. Prim ödeme gün sayısı 4/1-(b) sigortalıları için 9000 günden fazla olanlar için toplam prim ödeme gün sayısına göre aylık bağlama oranı belirlenmesi gerekiyor. Ancak, yüzde 60 ve üzeri çalışma gücü kaybı nedeniyle 3960 günle emeklilik kapsamında tespit edilen çalışma gücü kayıp oranı % 59’un üzerinde bile olsa aylık bağlama oranına esas gün sayısı belirlenirken, çalışma gücü kayıp oranı % 59 (Gün sayısı X % 59/ % 60) olarak dikkate alınması icap ediyor. Çalışanların en çok merak ettiği konulardan bir tanesi de emekli olduğunda alacakları emekli maaşları, İster SSK, ister BAĞ-KUR’dan Emekli olacak çalışanların alacakları emekli maaşı hesaplamasının nasıl yapıldığıdır?  Yıllara, prim ödemelerine ve emekli olduğu sandığa göre farklılıklar gösteren sistemde aylıklar nasıl hesaplanıyor? “Sosyal güvenlik reformu” adı altında son yıllarda yapılan düzenlemeler, emeklilik ile ilgili hesapları da değiştirdi.  Çoğu kişi ne zaman, hangi şartlarda emekli olacağını hesaplamakta zorlandığı gibi emekli maaşlarını da merak ediyor. 

Başlangıç Çok Önemli;

SSK’dan emekli olmak için üç ayrı tarihe göre emeklilik koşulu aranıyor.  Yeni düzenlemeyle emeklilikte 1 gün, 1 yıl fark ediyor. Bu nedenle, emeklilik yaşı ve prim gün sayısı hesaplanabilmesi için sigortalı çalışmaya başlanılan tarih ve yasal değişikliklerin yapıldığı andaki sigortalılık süresi önemli. Emekli aylıklarının hesaplanması yönteminde memur, kendi hesabına çalışanlar ve işçi ayrımı söz konusu.  Sadece emekli olma yaşı değil emekli aylığı hesaplama yöntemleri de değiştiği için birkaç farklı hesap dönemi var.

Dönemler;

8 Eylül 1999 öncesinde sigortalı olanların durumu,

8 Eylül 1999 ile 30 Nisan 2008 arasında sigortalı olanların durumu,

30 Nisan 2008 sonrasında sigortalı olanların durumu.

Borçlanma yaparken dönem önemli midir? 

Emekli aylığını yükseltecek en basit çözüm prime esas kazanç tutarının yüksek gösterilmesi. Yani SGK’ya yüksek ücret seviyesinden prim yatırmak. İşverenlerinin gerçek ücretleri üzerinden prim yatırıp yatırmadığını kontrol etmek sigortalı açısından çok önemli. Aksi takdirde, emeklilikte hayal kırıklığı yaşanabilir. Emekli aylığını yükseltecek bir diğer yöntem ise Ocak 2000 dönemi öncesi askerlik ve doğum borçlanmaları. Bu dönem için borçlanma yapılırsa, bir de tavandan yani en yüksekten ödeyerek borçlanılırsa emekli aylığını yükseltmek mümkün.                            

Memurun emekli aylığı nasıl hesaplanır? 

Memur emekli aylığı hesabı yapılırken memurun derece, kademe, hizmet süresi ve ek göstergesini bilmek yeterlidir. Bu yüzden her memur, göreve başladığı andan emekli olacağı tarihte alacağı emekli maaşını yaklaşık olarak bilir.

Memur emekli aylığı hesaplanırken de;

  • Memurun 657 sayılı Kanunun 43. Maddesindeki gösterge rakamı,
  • Aynı kanunun ekindeki I ve II sayılı cetveldeki ek gösterge rakamı,
  • Her yıl güncellenen memur maaş katsayısı,
  • Taban aylığı ve kıdem aylığı,
  • Memurun unvanına göre 5434 sayılı Kanunun ek 70. Maddesinde yer alan oran,
  • Özel hizmet tazminatı,
  • Varsa diğer tazminatları (makam, görev, temsil),
  • Ve memurun hizmet süresi dikkate alınır.

Burada memur maaşını en fazla etkileyen faktör ek gösterge rakamıdır. Bu da memurun unvanına bağlı olarak değişim göstermektedir. Ekim 2008’den önce göreve başlayan memurların emekli aylığı hesaplamasında gösterge ve katsayı sistemi esas alınıyor. Bu hesaplamaya göre 25 yıl hizmet vermiş memurun aylık bağlama oranı yüzde 75. Yani ortalama aylık kazancın yüzde 75’i emekli aylığı olarak bağlanıyor. Ekim 2008 sonrası ilk kez sigortalı olan memurlar 25 yıl çalışmaları karşılığı ancak ortalama aylık kazançlarının yüzde 50’sini yani yarısını emekli aylığı olarak alabiliyor. Dolayısıyla bu durum, eski ve yeni memurların emekli aylıkları arasında ortalama yüzde 30 fark doğmasına neden oluyor.

BAĞ-KUR emekli aylığı nasıl hesaplanır?

Bağ-Kurluların (4/b) emekli aylığı hesabı, esas itibariyle SSK’lılara benzer. Bağ-Kurlular için de hesaplama yapılırken 2000 öncesi, 2000-2008 arası ve 2008 sonrası olmak üzere üç ayrı dönem söz konusu. SSK’da olduğu gibi 2000 öncesi dönem gösterge sistemine göre, 2000 sonrası primleri ise güncelleme katsayısı sistemine göre hesaba dâhil ediliyor. Ancak Bağ-Kurlular için farklı olan, 2008/Ekim ayına kadar basamak sistemine göre prim ödemiş olmaları. SSK’lılar nasıl asgari ücretle bunun 6,5 katı arasında prim ödüyorlarsa, Bağ-Kurlular da 1’den 24’e kadar basamaklar üzerinden prim ödüyorlardı. Fakat 2008/Ekim itibariyle basamak sistemi kaldırıldı ve Bağ-Kurlular da asgari ücret esaslı prim ödemeye başladılar. 

1999’daki basamak önemli; 

Bağ-Kurluların aylıkları hesaplanırken, 2000 öncesi kısmi aylığı ayrı, 2000-2008/Ekim arası kısmi aylığı ayrı ve 2008/Ekim sonrası kısmi aylığı ayrı hesaplanıyor. Bunların toplamı ise, Bağ-Kurluya bağlanacak aylığı belirliyor. SGK’lılar için aylık hesabında emekli aylığının yüksek olmasındaki en önemli etken 2000 öncesindeki primleridir. Aynı durum Bağ-Kurlular için de geçerli. Bağ-Kurlu olarak 2000 öncesinde ne kadar fazla prim ödenmişse ve 31.12.1999 tarihinde ne kadar yüksek basamağa çıkılmışsa, alınacak emekli aylığı da o kadar yüksek olmaktadır. 2000 yılı öncesi kısmi aylık bulunup da bugünkü değerine güncelleyince, sıra 01.01.2000 – 30.09.2008 dönemi kısmi aylık hesaplamasına geliyor. Bu dönemde gösterge sisteminin yerine TÜFE ve gelişme hızından oluşan güncelleme katsayısı sistemine geçildi ve aylık bağlama oranı düşürüldü. Dolayısıyla emekli aylığı miktarını bu dönemdeki çalışmalar daha az etkiliyor. Prim günü ve basamağı alınarak bu döneme ait kısmi aylık bulunuyor. Bu nedenle, emekli aylığının yüksek olmasını isteyen BAĞ-KUR sigortalılarının prime esas kazançlarını yükseltmeleri, yüksekten prim ödemeleri alacakları emekli maaşına olumlu yönde katkı yapacaktır.

SGK’lının emekli aylığı nasıl hesaplanır?  

Emeklilik için başvuruda bulunan SGK’lıların neredeyse tamamı, 2000 öncesi çalışması bulunan kişilerden oluşuyor. Bu kişilerin emekli aylıkları hesaplanırken; 2000 öncesi, 2000-2008/Ekim arası ve 2008/Ekim sonrası olmak üzere üç farklı hesaplama yapılıyor. Üç dönemin ayrı ayrı hesaplanması ile bulunan kısmi aylıklar birleştiriliyor ve kişinin bugünkü aylığı bulunmuş oluyor. 

SGK’lı birinin emekli aylığı hesaplanırken;

  1. 2000 yılından önceki çalışmalar gösterge sistemine göre dikkate alınıyor. Bu dönemdeki prim günü toplam çalışma içerisinde ne kadar fazlaysa, bağlanacak aylık o kadar yüksek oluyor. Zira bu dönemde aylık bağlama oranı diğer dönemlere göre oldukça yüksektir. 
  2. 1990-2000 arasında boşluğu olan ya da bu dönemde asgari ücretten prim ödemiş olanların maaşı, diğerlerine göre daha düşük bağlanıyor.
  3. 2000 yılı hesaplamasının ardında sıra 01.01.2000-30.09.2008 dönemi kısmi aylığın hesabına geliyor. Bu dönemde gösterge sisteminin yerine TÜFE ve gelişme hızından oluşan güncelleme katsayısı sistemine geçildi ve aylık bağlama oranı düşürüldü.
    Dolayısıyla emekli aylığının miktarını bu dönemdeki çalışmalar daha az etkilemekte. Prim günü ve ortalama kazanç esas alınarak bu döneme ait kısmi aylık bulunuyor.
  4. Şimdi sıra 2008/Ekim sonrası yani sosyal güvenlik reformundan sonraki kısmi aylığın hesaplanmasına. Bu dönemde tıpkı 01.01.2000 – 30.09.2008 dönemi kısmi aylığın hesabındaki güncelleme katsayısı kullanılıyor.
    Fakat burada farklı olarak gelişme hızının tamamı değil %30’u dikkate alınıyor. Ayrıca aylık bağlama oranı da yıllık %2’ye düşürülmüş durumda. Bunun neticesinde toplam çalışmalar içerisinde emekli aylığını en az bu dönemdeki çalışmalar etkiliyor.
    Burada önemli bir durumu da açıklamakta fayda var. Bazı çalışanlar için çalıştıkça emekli aylığı düşüyor.
  5. 2008/Ekim sonrasına ait kısmi aylık da bulununca, üç döneme ait kısmi aylıklar birleştiriliyor ve bugünkü aylık ortaya çıkmış oluyor.

2000 yılına kadar tüm çalışanlar için (SSK, BAĞ-KUR, Emekli Sandığı) emekli aylıkları gösterge ve katsayı sistemine göre hesaplanıyordu. 1999 yılında yapılan değişiklikle, memurlar için aynı sistem korundu ancak SGK’lı ve Bağ-Kurlular için yeni bir sisteme geçildi. Daha sonra 1 Ekim 2008 itibariyle yine emeklilik hesabında bazı değişiklikler yapıldı. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir