Web sitemizi kullanarak çerezlerimizin kullanılmasını kabul etmiş olursunuz.
Web sitemizi kullanarak çerezlerimizin kullanılmasını kabul etmiş olursunuz.

Yargıtay 5. Ceza Dairesi, Pos Cihazı ile Tefecilik Beraat Kararı,

Yargıtay 5. Ceza Dairesi
2013/4151 E.
2014/9056 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Pos Cihazı ile Tefecilik
HÜKÜM: Beraat
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Vergi denetmeni raporu ve soruşturma evresinde ilgili denetmen tarafından beyanları alınan tanıklar, … ve …’ın anlatımlarıyla, görünürde kuyumculuk ve kontör satışı işi yapan ancak yaptığı alımları faturayla belgelendiremeyen sanığın gerçekte herhangi bir ticari faaliyette bulunmaksızın bankalardan temin ettiği POS cihazları vasıtasıyla bankalara kredi kartı borcu bulunan tanıkların borçlarını kapatarak onlara %2 ile %2,5 arasında değişen komisyon oranlarıyla nakit para vermek suretiyle zincirleme biçimde tefecilik suçunu işlediği sübuta eren olayda, temyiz aşamasında dosyaya sunulan…

Yargıtay 5. Ceza Dairesi, Pos Cihazı ile Tefecilik Beraat Kararı,

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2015/13307 E. , 2019/11567 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Pos Cihazı ile Tefecilik
HÜKÜM: Beraat
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, iş yerinde herhangi bir alışveriş yapılmadığı halde, alışveriş yapılmış gibi kendisine para ihtiyacı nedeniyle başvuran şahısların hamili oldukları kredi kartı ile POS cihazı aracılığıyla işlem yapıp, gerçek olmayan bu alışveriş tutarlarından belli bir komisyon kesintisi yaparak geriye kalan kısmı nakit olarak ödeme biçimindeki eylemlerinin, bankaya komisyon ödememesi veya kredi kartı sahiplerinden aldığı komisyon miktarından az ödemesi halinde, kazanç elde etmek maksadıyla başkasına ödünç para verme niteliğinde olacağı gözetilerek, öncelikle adına olan POS cihazlarına ilişkin suç tarihl

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, Pos Cihazı ile Tefecilik Beraat Kararı,

Yargıtay 11. Ceza Dairesi
2019/3455 E. , 2019/8838 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Pos cihazı ile Tefecilik, vergi usul kanununa muhalefet
HÜKÜM: Beraat
Gaziantep Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı’nın 15.12.2013 tarihli sanığın TCK’nin 241. maddesi ile 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunun 36. maddesine muhalefet suçlarını işlediği iddiasıyla düzenlenen suç duyurusu raporu üzerine, tefecilik ve Vergi Usul Kanununa muhalefet suçlarından açılan kamu davasında;
1-Sanığın, kredi kartlarını kullanarak pos cihazından çekim yaptığı adlarına fatura ve gider pusulası düzenlenen kişilerden kanaat oluşturacak sayıda kişinin CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi; sanık ile aralarındaki ticari ilişkinin ayrıntılarının, yapılan işlemler için sanığa komisyon ödeyip ödemediklerinin sorulması, fatura ve gider pusulalarının gerçek kontör satımına ilişkin olup olmadığının belirlenmesi yönünden, sanığın satımını yaptığını söylediği kontörlerle

Vergi Levhasını Yazdırmayı Unutmayınız!

Vergi Levhası Tastik!
1 Haziran 2020 Günü Sona Eriyor!
Mükelleflerin internet vergi dairesinden bizzat kendileri veya bağımsız çalışan serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavirleri aracılığıyla, gelir vergisi mükellefleri için (kazancı basit usulde tespit edilenler dâhil) 1 Nisan 2020 ve kurumlar vergisi mükellefleri için 1 Mayıs 2020 tarihinden itibaren, vergi levhalarını 01 Haziran 2020 günü sonuna kadar yazdırmaları gerekmektedir. Bu şekilde alınan vergi levhalarını, vergi dairesi veya meslek mensuplarımız ayrıca imzalamayacak veya tasdik etmeyeceklerdir.
Mükelleflerin vergi levhasını bulundurmak mecburiyetinde oldukları yerlerde yapılan denetimlerde bulundurma mecburiyetine uyulmadığının tespit edilmesi halinde, V.U.K’nun 353’üncü maddesi uyarınca her bir tespit için uygulanacak özel usulsüzlük cezası 2020 yılı için 350 TL olarak belirlenmiştir. Bu yıl uzayan beyanname verme süreleri dolayısıyla, kurumlar vergisi beyannamesi vermenin son günü ile vergi levhası almanın son günü aynı tarihe gelmektedir

Gelir İdaresi Başkanlığı, İzaha davet Taslağı.

İzaha Daveti,
15 Mayıs 2020 Gİ 2020– 47
6728 sayılı Kanun ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mülga 370’inci maddesinin “İzaha davet” başlığı altında yeniden düzenlenmesi suretiyle vergi sistemimizde ihdas edilen “izaha davet” müessesinde 7194 sayılı Kanunun 25’nci maddesi ile değişiklikler yapılmıştır.
Bu kapsamda, yapılan değişiklikler çerçevesinde “izaha davet” müessesesinin uygulamasına ilişkin açıklamalar ile usul ve esaslarının belirlenmesine yönelik olarak Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği taslağı hazırlanmıştır.
Söz konusu taslağın geliştirilmesi ve yayımlanmaya hazır hale getirilmesi için Başkanlığımızca çalışmalar devam ettirilmekte olup; mevcut taslakta yer alan konuların geliştirilmesi, değiştirilmesi veya katkıda bulunulması ile ilgili görüş ve önerilerinizi 01.06.2020 tarihine kadar gaygun@gelirler.gov.tr e-posta adresine iletebilirsiniz.

Pos Cihazı İle Tefecilik,

Pos Cihazı ile Tefecilik Suçu,
Tefecilik suçu, 5237 sayılı TCK’nin 241. Maddesinde düzenlenmiş bir suçtur. MADDE 241 – (1) Kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. (ASLİYE CEZA MAHK.) Yasal düzenlemede, tefecilik fiili suç olarak tanımlanmıştır. Faiz veya başka bir namla da olsa kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesi, tefecilik suçunu oluşturur. Tefecilik suçu, çeşitli şekillerde işlenebilmektedir. Bu tefecilik türlerinden biri de, “senet kırdırma” ismiyle biline gelmektedir. Örneğin henüz vadesi gelmemiş bir senedin (bono) vadesinden önce başkasına verilerek karşılığında senet (bono) üzerinde yazılı parasal tutardan daha az bir paranın alınması durumunda tefecilik suçu tüm unsurları ile oluşmuş olacaktır. Zira tefeciliğin bu türünde, senedin (bono) el değiştirmesi, kişiler arasında doğmuş olan bir alacak borç ilişkisine dayanmamaktadır

Yargıtay, Vergi Teknik Raporunda Yer Alan Soyut, Klişe İbareler İle Hüküm Kurulamaz.

VERGİ TEKNİK RAPORUNDA YER ALAN SOYUT, KLİŞE İBARELERLE CEZAYA HÜKMEDİLDİĞİ, SOMUT OLAYLARA DEĞİNİLMEMESİ GEREKÇESİ İLE BOZMA.
ÖZET:Sanık hakkında sahte fatura düzenlemekten dava açılmış, KDV beyanlarını matrahsız olması, şirkette çalışanının bulunmaması, BA/BS beyanlarının verilmediği, kurumlar vergisi, geçici kurumlar ve stopaj gelir vergisi beyannamelerini beyan etmediği gerekçeleri ile cezaya hükmedilmiştir.
Yargıtay somut olaylara değinilmediği, maddi gerçeğin aydınlatılmadığını belirterek;
Fatura asıl veya suretlerinin dosyaya getirtilerek yasada yazılı bilgileri içerip içermediğinin tespit edilmesi, faturaları kullananları tespiti ve faturaları kimden aldıkları konusunda tanık olarak dinlenmeleri, faturalardaki imzaların sanığa ait olup olmadığının tespiti için imza incelemesi yaptırılması gerektiği, bütün bu nedenlerle sanık hakkındaki hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Engin’ce, Sahte Fatura, Suç ve Cezalar.

ENGİN’CE;
Vergi ödevi, Anayasanın 73. maddesinde özel olarak düzenlendiği halde, vergi suç ve cezaları yönünden özel bir düzenleme yapılmamıştır.
Suç ve cezaların temel ilkeleri, sahte belge düzenleme ve kullanma fiilleri ile işlenen vergi kaçakçılığı suçu dâhil, Anayasanın 38. maddesinde belirli alanlar veya konular yönünden hiçbir ayrıma tabi tutulmaksızın genel olarak belirlenmiştir.

T.C. Yargıtay Ceza Genel Kurulu/ tekerrür

ÖZET: 1 Haziran 2005’ten önce işlediği yaralama suçundan 765 sayılı TCK’nın 456/2, 457/1, 51/1 ve 81/2-3. maddeleri uyarınca hapis cezasına mahkûm edilen ve bu hükmü kesinleşerek infaza başlanan sanığın, 5237 sayılı TCK’nın yürürlüğe girdiği 1 Haziran 2005’ten sonra işlediği, satmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçu nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi uyarınca mükerrir sayılıp sayılmayacağı ve bu hususun kararda gösterilmemiş olmasının sanık lehine kazanılmış hak oluşturup oluşturmayacağının belirlenmesine ilişkindir.

İptal Davaları; 6183 sayılı Kanunun 24 ila 31 inci maddelerinde düzenlenmiştir.

İptal Davaları – İptal Davaları; 6183 sayılı Kanunun 24 ila 31 inci maddelerinde düzenlenmiş olup, alacaklı amme idaresinin alacağı için tahsil imkânı sağlayan, nisbi nitelikte ve kanundan doğan şahsi davalardır.
Amaç: Amme alacağını ödemeyen borçlunun malı bulunmadığı ya da borca yetmediği takdirde, amme alacağının tamamının veya bir kısmının tahsiline imkân bırakmamak amacıyla borçlu tarafından yapılan tek taraflı hukuki muamelelerle borçlunun amacını bilen veya bilmesi lazım gelen kimselerle yapılan bütün muamelelerin hükümsüzlüğünü sağlamak ve amme alacağını tahsil etmektir.