Amme Alacaklarının Tahsilinde İhtiyati Haciz ve İhtiyati Tahakkuk Nedir ve Nasıl uygulanır?

Üst Yönetim Vergi cezalarından Kurtulmak ve İdari Çıkış Yolları

Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, kamu icra hukuku hükümlerine göre cebren tahsil edilmesi gereken amme alacağının ileride herhangi bir şekilde tahsilinin olanaksızlaşması ihtimaline karşı hazinenin gelecekteki durumunu garanti altına almak amacıyla birtakım koruma önlemleri öngörmektedir.

Kanunun öngördüğü bu koruma önlemlerinden biri de, belli şartlar altında amme alacaklısı idarenin mahalli en büyük memurunun kararı ile amme borçlusunun malvarlığı üzerine ihtiyati haciz uygulanmasıdır.

İdari işlem ile tesis edilen ihtiyati haciz, amme borçlusu bakımından ağır sonuçlar doğurmaktadır.

Zira amme borçlusunun ihtiyati haciz uygulanan malları üzerindeki tasarruf yetkisi ortadan kalkmaktadır.

Sonuç olarak ihtiyati haciz müessesesinin muhatabı olan amme borçlusu, ciddi mali kayıplara uğramakta ve eğer ticaret ile uğraşıyorsa ticari itibarını önemli derecede kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya kalmaktadır.

Bu sebeplerden ötürü olacak ki, Kanun, ihtiyati haciz sebeplerini sınırlı sayıda ön görmüştür.

Diğer yandan, Kanun, “amme borçlusu” deyiminin kapsamını geniş tutmuş, asıl amme borçlusunun yanında belli kişileri de ihtiyati haciz müessesesinin muhatabı olarak belirlemiştir.

Bu bağlamda, Kanunun öngördüğü ihtiyati haciz müessesesinin muhatabı olacak kişiler aleyhine hangi hallerde, ne şekilde ve ne zaman ihtiyati haciz kararı alınabileceğinin belirlenmesi önem arz etmektedir.

Özellikle olası bir amme alacağının ileride tahsilini sağlamak amacıyla ihtiyati haciz müessesesi aracılığıyla asıl amme borçlusu dışındaki kişilerin mülkiyet haklarının geçici de olsa sınırlandırılmasının hukuki boyutunun tartışılması gerekmektedir.

Bu çalışmamızda, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Hakkında Kanununda öngörülen ihtiyati haciz sebepleri ve ihtiyati haciz karşısında amme borçlusunun hukuki durumu incelenecektir.

Bu noktada, ihtiyati haciz kararının muhatabının kim olduğu sorusu cevaplandırılmaya çalışılacak ve amme borçlularının malvarlıklarına hangi sebeplerle, ne şekilde ve ne zaman ihtiyati haciz uygulanabileceği hususları irdelenecektir.

Ancak öncesinde, konunun daha iyi anlaşılabilmesini sağlamak amacıyla ihtiyati haciz müessesesinin hukuki niteliği tartışılacaktır.

Alacaklı amme idarelerinin, kamu alacaklarının[1] takibi ve tahsili sürecinde oluşabilecek zorlukları minimize etmesi ve bu alacakların takibi ve tahsilini kolaylaştırması amacıyla 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun II. Bölümünde “Amme Alacaklarının Korunması” başlığı altında düzenlenen İhtiyati Haciz ve İhtiyati Tahakkuk konularını ele alacağız.

İhtiyati Haciz ve İhtiyati Tahakkuk:

  • Nedir?
  • Hangi hallerde uygulanabilir?
  • Kararı kim verir?
  • Yapılacak işlemler nelerdir?
  • Karara itiraz edilebilir mi?
  • Hangi hallerde kaldırılabilir? Ve bunun gibi birçok sorunun cevabını bu yazımızda bulabilirsiniz.

İhtiyati Haciz;

  • İleride tahakkuk edecek olan veya
  • Tahakkuk etmiş henüz vadesi geçmemiş bulunan ya da
  • Vadesi geçtiği halde ödeme emri tebliğ edilmemiş veya
  • Ödeme emri tebliğ edilmiş ancak 15 günlük itiraz süresi geçmemiş olan amme alacağını güvence altına almak için yapılan haciz türüdür.

Aşağıdaki hallerden herhangi birinin mevcudiyeti takdirinde, hiçbir süreye bağlı olmaksızın haciz varakasına müsteniden derhal uygulanır.

1- 9 uncu madde[2] gereğince teminat istenmesini mucip haller mevcut ise,

2- Borçlunun belli ikametgâhı yoksa

3- Borçlu kaçmışsa veya kaçması, mallarını kaçırması ve hileli yollara sapması ihtimalleri varsa,

4- Borçludan teminat gösterilmesi istendiği halde belli müddette teminat veya kefil göstermemiş yahut şahsi kefalet teklifi veya gösterdiği kefil kabul edilmemişse,

5- Mal bildirimine çağrılan borçlu belli müddet içinde mal bildiriminde bulunmamış veya noksan bildirimde bulunmuşsa,

6- Para cezasını gerektiren fiil sebebiyle kamu davası açılmışsa(Hüküm verilmiş olsun veya olmasın),

7- İptali istenen muamele ve tasarrufların konusunu teşkil eden mallar ile bu malların elden çıkarılması durumunda ise elden çıkaranın diğer malları hakkında uygulanmak üzere, bu kanunun 27, 29, 30 uncu maddelerinin tatbikini icap ettiren haller varsa.

İhtiyati haciz kararı, alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memurunun kararıyla, haczin ne suretle yapılacağına dair olan hükümlere göre, derhal tatbik olunur.

Mahallin en büyük memuru:

  • Vergi Dairesi Başkanlıklarında; V.D. Başkanı
  • İllerde; Vali
  • İlçelerde; Kaymakam
  • İl Özel İdarelerinde; Vali
  • Belediyelerde; Belediye Başkanıdır.

Amme alacağını koruma altına alma yollarından birisi olan İhtiyati Haciz, amme borçlusunun yedinde bulunan menkul ve gayrimenkul mallar ile diğer hak ve alacaklarının kaçırılmasına engel teşkil etmesi ve ilgili koruma yolundan maksimum faydanın sağlanabilmesi açısından, ihtiyati haciz kararının ivedilik ve gizlilik içerisinde uygulanmasının ehemmiyeti çok büyüktür. Bu bağlamda ihtiyati haciz kararı verilmesi halinde, amme borçlusunun teminat göstermesi beklenmeksizin ihtiyati haciz işlemlerine derhal başlanılması gerekmektedir.

Ayrıca amme borçlusunun hesap ve işlemleri üzerinde inceleme yapan vergi incelemesine yetkililerce, 6183 sayılı Kanunun 9 ve 13 üncü maddeleri uyarınca işlem yapılması gerektiği hususu hâsıl olursa, inceleme elemanlarınca yapılacak ilk hesaplamalara göre belirlenecek tutarın yanı sıra inceleme sırasında tespit olunan amme borçlusuna ait mallar, alacaklar ve hakların da vergi dairesine bildirilmesi gerekmektedir.

Amme alacaklarının en etkili tahsil yöntemlerinden birisi olan bankalarda bulunan hak ve alacaklara yönelik e-haciz uygulaması, bankalara yapılacak haciz ve ihtiyati haciz tebliğlerinin sadece tebliğ tarihi itibariyle amme borçlusunun mevcut olan varlıklarını konu alabilmektedir.

Ancak POS cihazı kullanan banka müşterilerinin hesapları, her an alacak doğmasına müsait olmasından mütevellit, ileriye matuf olmak üzere haciz uygulanabilir olması bu durumun istisnasıdır.

İhtiyati veya kat’i haciz, amme borçlusunun her türlü mal, hak ve alacaklarına uygulanabilmektedir. İhtiyaten haczedilen malların satılarak paraya çevrilebilmesi için öncelikle ihtiyati haczin kat’i hacze dönüştürülmesi gerekmektedir (Bozulma, çürüme gibi değer kaybına uğratacak ıztırar halleri müstesnadır).

İhtiyati hacizlerde itirazın, haczin sebeplerine karşı yapılabileceği ve haczin tatbik edildiği (Gıyapta yapılan hacizlerde ise haczin tebliğ edildiği) tarihten itibaren 15 gün içinde ilgili vergi mahkemesinde dava açılabileceği belirtilmektedir.

İhtiyati Haciz;

  • 6183/10. maddeye göre teminat gösterilmesi (Menkul mallar hariç),
  • Kesin hacze dönüştürülmesi,
  • Yargı mercilerince ihtiyati haczin kaldırılmasına ilişkin karar verilmesi,
  • Yargı mercilerince ihtiyati hacze konu tarhiyatın terkinine karar verilmesi,
  • İhtiyati tahakkukun kaldırılması,
  • İhtiyati hacze konu borcun ödenmesi hallerinde kaldırılacaktır.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, gelecekte doğması ihtimal amme alacağının tahsilini garanti altına almak amacıyla bazı koruma önlemleri öngörmüştür.

Kanunun düzenlediği bu koruma önlemlerinden biri de, kanunda öngörülen belli şartların varlığı halinde amme borçlusunun malvarlığı üzerine ihtiyati haciz tesis edilmesidir.

İhtiyati haciz sebepleri kanunda sınırlı sayıda sayılmıştır.

Bu sebepler dışında ihtiyati haciz tatbik edilmesi hukuken söz konusu değildir.

Mevcut uygulamaya göre, amme borçlusunun malvarlığına ihtiyati haciz tatbik edilmesi için amme alacağının kesinleşmesine lüzum yoktur.

Ayrıca, asıl amme borçlusu dışına kanunda öngörülen diğer amme borçlularının malvarlıkları üzerine ihtiyati haciz uygulanabilmesi ilgili amme alacağının tamamen veya kısmen asıl amme borçlusundan tahsil edilememiş olması ya da tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması durumlarından birinin gerçekleşmesi şartına bağlı değildir.

Ancak, yukarıda da ifade ettiğimiz gibi asıl amme borçlusu şahsında ileride kesinleşmesi muhtemel bir borçtan ötürü asıl amme borçlusu dışındaki kişilerin mal varlıklarına ihtiyati haciz tatbik edilmesi mülkiyet hakkının ölçüsüz şekilde sınırlandırılmasına neden olabilir.

Bu sebeple, AATUHK’nın amme borçlusunun kapsamını düzenleyen metninin ihtiyati haciz bakımından daraltılması ve amme borçluları arasında sıralama öngörmesi, ihtiyati haciz müessesesinin daha etkin ve orantılı uygulanmasına katkısı olacağı düşünmekteyiz.

Diğer yandan, ihtiyati haczin uygulanabilmesi, kanunda belirtilen ihtiyati haciz sebeplerinden birinin her bir amme borçlusunun şahsında gerçekleşmesi şartına bağlıdır.

Örneğin, limitet şirket şahsında gerçekleşen bir ihtiyati haciz sebebine dayanılarak şirketin kanuni temsilcisi ya da ortağı aleyhine ihtiyati haciz uygulanması mümkün değildir.

İlaveten, ihtiyati haciz sübjektif bir idari işlem olduğu için her bir amme borçlusu için ayrı ayrı tesis edilmesi gereklidir.

İdare, ihtiyati haciz kararı alma aşamasında ilgili amme borçlularının kim olduğunu tespit etmek zorundadır.

Bu aşamada, asıl amme borçlusunun kim olduğu açık şekilde ortadadır. Ancak, idare, kanunda asıl amme borçlusu ile birlikte amme borçlusu sayılan kişilerin tespitinde özel hukuk hükümlerinden yararlanması gerekmektedir.

İdare, bu kişilerin amme borçlusu sıfatını haiz olduğunu tespit ettikten sonra yukarıda ayrıntılı açıkladığımız ihtiyati haciz sebeplerinden birinin bu belirlenen kişilerin şahsında gerçekleştiği kanaatine varırsa bu kişilerin mal varlığına ilgili amme alacağı nispetinde ihtiyati haciz uygulamak ile mükelleftir.

Örnek Olay:

Beşiktaş Vergi Dairesi Müdürlüğünün mükellefi Bay (A)’ nın 19.03.2019 tarihi itibariyle vadesi geçmiş toplam 1.903.000.-TL tutarında borcu bulunmaktadır.

Ancak düzenlenen ödeme emirlerinin mükellefe tebliği yapılamamış olup, ilgili vergi dairesince kamu alacağını koruma altına almak adına mükellefe tebligat yapılamaması ve belli bir ikametgâhının olmaması (6183/13-2) nedeniyle ihtiyati haciz kararı alınmasının uygun olacağı görüşüne varılmıştır.

Beşiktaş Vergi Dairesi Müdürlüğünce ivedilik ve gizlilik arz edecek şekilde hazırlanan ihtiyati haciz işlem kontrol formu, Vergi Dairesi Başkanının oluruna sunulmak üzere Gelir Kanunları Tahsilat Grup Müdürlüğüne yazı ekinde gönderilmiştir.

20.03.2019 tarihinde vergi dairesinin ıttılaına giren Olur yazısına istinaden derhal 6183 Sayılı Kanunun 13/2 nci maddesi gereğince haciz varakaları düzenlenmiştir. Yine ilgili Kanun gereği 15 gün içerisinde teminat gösterilmesi gerektiği ibaresini içeren teminat isteme yazısı mükellefe gönderilmiş ve mükellefin bu süre içerisinde teminat göstermesi beklenilmeksizin yedinde bulunan mal, hak ve alacaklara ihtiyati haciz işlemi uygulanmıştır.

Bahse konu mükellefin ihtiyati hacze konu borcunun tamamına veya bir kısmına yetecek miktarda teminat göstermesi halinde ise ihtiyati haciz kararının tamamen veya kısmen kaldırılacağı tabiidir.

Ödeme emri tebliği, icranın başlangıcıdır ve bu başlangıcın ilk işlemi haciz varakalarının üretilmesidir. Örneğimizde görüldüğü üzere ödeme emri tebliğ edilememiş olup, icra takibine başlanılamamıştır. Bu sebeple ihtiyati haciz kararı alınmış, ihtiyati hacze binaen haciz varakaları üretilmiş ve icra takibine başlanılmıştır.

İhtiyati Tahakkuk;

Amme alacağının daha önceden tahsil güvenliğinin sağlanması için borçlunun henüz tahakkuk etmemiş vergi ve resimlerinden Hazine ve Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan edilecek olanlarla[3] bunların zam ve cezalarının ihtiyaten(tedbiren) derhal tahakkuk ettirilmesidir.

İhtiyati haciz tüm amme alacakları için geçerli iken ihtiyati tahakkuk sadece vergi ve resimler ile bunların zam ve cezaları hakkında uygulanabilmektedir.

Aşağıdaki hallerden herhangi birinin varlığı halinde ihtiyati tahakkuk kararı alınabilir:

1- İhtiyati haciz sebeplerinden 1, 2, 3 ve 5 inci sırada sayılanlardan herhangi birisi mevcut ise,

2– Amme alacağının tahsiline engel olunması halinde (6183/madde 110),

3- Teşebbüsün muvazaalı olduğu ve hakikatte başkasına aidiyeti hakkında deliller elde edilmişse.

İhtiyati Tahakkuk kararı: 6183 sayılı Kanunun 17 nci maddesi gereği, ihtiyati tahakkuk sebeplerinden birinin bulunması takdirinde vergi dairesi müdürünün (Vergi Dairesi Başkanlıklarında ilgili grup müdürünün ve/veya müdürün) yazılı talebi üzerine defterdar ve/veya vergi dairesi başkanı derhal uygulanmak üzere yazılı emir ile ihtiyati tahakkuk kararı verebilir.

Vergi Dairesi Müdürü (yazılı talebi ile) Defterdar (Grup Müdürü) (yazılı emir verir(V.D. Başkanı)

6183 Sayılı Kanunun 20. Maddesi der ki: “Haklarında ihtiyati tahakkuk üzerine ihtiyati haciz tatbik olunanlar ihtiyati tahakkuk sebeplerine ve miktarına 15 inci madde gereğince itirazda bulunabilirler.” Bu doğrultuda ihtiyati tahakkuk sebeplerine ve miktarına   15 gün içinde ilgili vergi mahkemesinde dava açılabileceği belirtilmektedir.

İhtiyati tahakkuk tutarı, 6183/17 nci maddesi gereğince belirtilen[3] vergi, resim ve cezalarından

  • Matrah belli ise; ilgili tutar üzerinden,
  • Geçmiş yıllara ve cari yılın geçen aylarına ait olup da matrahı henüz belli değilse; geçici olarak ve harici karinelere göre takdir yolu ile (talep tarihinden itibaren azami bir hafta içinde) tespit ettirilen matrahlar üzerinden, hesap edilen miktar derhal tahakkuk ettirilir.

Tahakkuk eden vergi ve resimler ile bunların zam ve cezaları, özel kanunlarında belirtilen ödeme zamanları gelmeden tahsil edilmez. Ancak bunlar için derhal ihtiyati haciz tatbik edilir.

Örnek Olay:

Gelibolu Vergi Dairesi Müdürlüğünün mükellefi SimSer Wedding Organizasyon Ltd. Şti. hakkında Vergi Müfettişi Bay (M) tarafından hesap ve işlemler üzerinde yapılan ilk incelemelerde; bahse konu mükellefin sahte belge düzenlemeye temas eden hallerin bulunduğu (VUK/359) ve 6183 sayılı Kanunun 9, 13 ve 17 nci maddeleri uyarınca işlem yapılması gerektiği kanaatine varıldığı, ilk hesaplamalara göre belirlenen tutarın 1.700.000.-TL (KDV + Vergi Ziyaı Cezası + Gecikme Faizi + Kurumlar Vergisi) olduğu tespit edilmiş olup, inceleme sırasında tespit olunan amme borçlusuna ait mallar, alacaklar ve haklar da ilgili vergi dairesine bildirilmiştir.

Vergi Müfettişi (M)’ nin yazısına istinaden mükelleften kanunun 9 uncu maddesi gereği teminat istenmiş olsa da mükellef belirtilen süre zarfında teminat göstermemiş olup vergi dairesince hazırlanan ihtiyati tahakkuk/ihtiyati haciz işlem kontrol formu, teminat isteme yazısı ve tebliğ alındısı ile müfettiş yazı ve ekleri, Vergi Dairesi Başkanının oluruna sunulmak üzere Gelir Kanunları Tahsilat Grup Müdürlüğüne yazı ekinde gönderilmiştir.

Vergi dairesine gönderilen cevabi yazı ekindeki Olur yazısında;

  • 700.000.-TL tutarında ihtiyati tahakkuk verilmesi,
  • Şirket ve şirket borcundan sorumlu olanlar hakkında (sorumlu olduğu dönem ve miktarla sınırlı olmak üzere) ihtiyati haciz yapılması, uygun bulunmuştur.

Mükellef veya sorumlular adına ihtiyaten tahakkuk ettirilen vergi, resim ve bunların zam ve cezalarına ilişkin vergi dairesi başkanlığınca verilen ihtiyati tahakkuk emrinin alınması üzerine, ihtiyati hacze konu olan amme alacağı, ilgili vergi dairesince sistemde tahakkuk fişi düzenlenerek derhal tahakkuk ettirilmiştir.

İhtiyati olarak düzenlenen tahakkuk fişine bağlı olarak ihtiyati haciz varakaları üretilmiş olup, şirket ve şirket sorumlularının yedinde bulunan mal, hak ve alacaklara ihtiyati haciz işlemi uygulanmıştır.

İhtiyati tahakkuk uygulamasındaki asıl amaç, ihtiyati hacze konu amme alacağının miktar olarak belirlenmesidir.

Amme alacağının özel kanunlarına göre tahakkuku neticesinde, önceden verilmiş bulunan ihtiyati tahakkuk ile arasında fark oluşması durumunda, özel kanunlarına dayanarak verilen tahakkuka göre düzeltilecektir. Ancak bu düzeltmenin yapılabilmesi için;

  • Beyannameye dayanan tarhiyatta, beyannamenin tetkik edilerek kabul edilmiş olması (Tetkik süresi en fazla iki aydır),
  • Dava açılmış olması halinde ise mahkemece nihai kararın verilmiş olması şarttır. Bu durumda kesin tahakkuk verilmiş olacağından ihtiyati tahakkuk iptal edilmek suretiyle kaldırılacaktır.

Kaynaklar

  • 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun
  • Tahsilat Genel Tebliğleri
  • Vergi Daireleri İşlem Yönergesi

Dipnotlar

[1] i Vergi, resim, harç, mahkeme masrafları, vergi cezaları, para cezaları gibi asli alacaklar,

ii. Gecikme zammı, gecikme faizi, faiz, zam, pişmanlık zammı gibi asli alacaklar üzerinden hesaplanan fer’i alacaklar,

iii. Akit, Haksız fiil ve Haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan ve kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinden kaynaklanan alacaklar,

iv. Özel kanunlarında 6183′ e göre tahsil edileceği belirtilen alacaklar,

v. Belirtilmiş olan bu amme alacaklarının takip masraflarından kaynaklanan alacaklar.

[2] 6183/Madde 9: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 344 üncü maddesi uyarınca vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren haller ile 359 uncu maddesinde sayılan hallere temas eden bir amme alacağının salınması için gerekli muamelelere başlanmış olduğu takdirde vergi incelemesine yetkili memurlarca yapılan ilk hesaplara göre belirtilen miktar üzerinden tahsil dairelerince teminat istenir.

Türkiye’de ikametgâhı bulunmayan amme borçlusunun durumu amme alacağının tahsilinin tehlikede olduğunu gösteriyorsa, tahsil dairesi kendisinden teminat isteyebilir.

[3] a) Gelir Vergisi (geçici vergi dâhil),

b) Kurumlar Vergisi (geçici vergi dâhil),

c) Katma Değer Vergisi,

d) Damga Vergisi,

e) Özel Tüketim Vergisi,

f) Özel İletişim Vergisi,

g) Şans Oyunları Vergisi,

h) Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi,

ı) Veraset ve İntikal Vergisi,

i) Bu vergilerin gecikme faizi ve vergi aslına bağlı vergi cezaları.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir