Genel Tebliğler Nedir ve Bağlayıcı Mıdır?

Üst Yönetim

Tebliğ nedir?

Tebliğ kelimesi sözlük anlamı olarak “duyurma bildirme haber verme” anlamına gelmektedir.

Hukuk’ta tebliğ ne anlama gelmektedir?

Tebliğ, Kanunların nasıl anlaşılması, uygulanması gerektiği konusunda ilgili Bakanlıkça yapılan genel açıklamalardır.

Bazı tebliğler, Bakanlığa verilen bazı usul/şekil konularında düzenlemeler de içerebilir.

Sözlükte tebliğ Bildiri anlama gelmektedir.

Tebliğ ne demek? (Ekonomi)

(Notification, notice) Bildirme anlamında Arapça kökenli bir kelimedir.

Yasal sonuç doğuran bir işlemdir.

Kanunun gösterdiği bildirme işlemine tebliğ adı verilir.

Tebliğden sonra ilgili kişi, kendisine bildirilen şeyi yasal olarak öğrenmiş sayılır.

O bakımdan tebliğ tarihinin büyük önemi vardır.

Süreler, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren hesaplanmaya başlanır.

Tebliğ yükümlülere, bunların kanuni temsilcilerine (veli, vasi) genel vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılır. (VUK, 94)

Tüzel kişilerde tebliğ bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine yapılır. Tebliğ usulleri posta ile tebliğ, ilan yoluyla tebliğ ve memur aracılığıyla tebliğ biçiminde üçe ayrılır.

Posta ile tebliğ adresin bilinmesi durumunda uygulanabilir.

Burada tebliğ “ilmühaberle taahhütlü” olarak yapılır.

Bu durumda zarfın Posta İdaresince muhataba teslim edildiği tarihte tebligat yapılmış sayılır.

İlan yoluyla tebliğ, bulunulan yerin belediye sınırları içinde çıkan bir veya birkaç gazetede verilen ilanlarla olur.

Muhatabın adresinin bilinmediği, posta ile gönderilen mektubun geri geldiği veya başka nedenlerden ötürü posta ile tebliğ yapmanın mümkün olmadığı durumlarda ilan yoluna başvurulabilir.

Tebliğ ayrıca tebliğ yazısının kurumca görevli memurlar tarafından ilgiliye götürülüp imza karşılığı verilmesi biçiminde de gerçekleştirilebilir.

Kanunlar hiyerarşisinde üzere kanunlar genel tebliğlerin üzerinde yer alır.

Kanunlar bağlayıcıdır yani, uyulması zorunludur.

Vergi açısından vergi kanunları da vergi hukukunun bağlayıcı kaynakları arasında yer alır iken Maliye Bakanlığının çıkarmış olduğu genel tebliğlerin de bağlayıcı olduğu söylenebilir mi?

Genel tebliğler için bu durum değişkenlik gösterir.

Genel tebliğler bu yönüyle kimi zaman bağlayıcı kimi zaman bağlayıcı değildirler. Kanun yönünden, ilgilisine bir düzenleme yetkisi verilmiş ise, bu düzenleme yetkisine göre çıkarılan genel tebliğler bağlayıcıdır.

Örneğin Vergi Usul Kanununun, amortisman usul ve esasları hakkında ilgili maddelerinde kendisine düzenleme yetkisi verilen Maliye Bakanlığının çıkarmış olduğu genel tebliğler bağlayıcı tebliğler olup, mükelleflerin uyması zorunlu usul ve esasları açıklamaktadır.

İdare buradaki yetkisini kanundan almaktadır.

Bağlayıcı olmayan genel tebliğler ise, kanun tarafından kendisine verilmiş olan bir yetki olmaksızın, Maliye Bakanlığının ilgili konuda açıklamalarda bulunduğu tebliğlerdir.

Bunlar vergi hukukunun yardımcı kaynakları arasında yer alır.

Bu genel tebliğler ile Maliye Bakanlığı ilgili konuya bakışını mükellef ve ceza muhataplarına açıklamaktadır.

Bu konuda da bir örnek vermek gerekirse öteden beri kamuoyunda götürü gider olarak bilinen Gelir vergisi kanununun 40. maddesi 1. bendini örnek olarak gösterebiliriz.

Mezkûr maddenin parantez içi hükmünde “İhracat, yurt dışında inşaat, onarma, montaj ve taşımacılık faaliyetlerinde bulunan mükellefler, bu bentte yazılı giderlere ilaveten bu faaliyetlerden döviz olarak elde ettikleri hasılatın binde beşini aşmamak şartıyla yurt dışındaki bu işlerle ilgili giderlerine karşılık olmak üzere götürü olarak hesapladıkları giderleri de indirebilirler ” denilmiştir.

Maliye Bakanlığı ilgili madde hükmünün uygulanması açısından 194 sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliğini çıkarmıştır.

Dikkat edilirse kanunun ilgili maddesinde Maliye Bakanlığı bu konuda gerekli düzenlemeleri yapmaya yetkilidir ifadesi yoktur.

Dolayısıyla Maliye Bakanlığının bu konuda yayımladığı genel tebliğ açıklayıcı bir genel tebliğdir.

Maliye Bakanlığı uygulamanın nasıl olması gerektiğine ilişkin konuya bakışını göstermekte mükelleflere aynı görüşü benimsediklerinde kendisiyle bir uyuşmazlık yaşamayacağını beyan etmektedir.

İlgili madde hükmü uygulamasında ise, Maliye Bakanlığının kanunda yazmayan şartları kanunu daraltacak nitelikte genel tebliğe taşımış olmasını değerlendiren mükellefler ile Maliye Bakanlığı arasında yaşanan uyuşmazlıklarda konu yargıya taşınmıştır.

Yaşanılan uyuşmazlıkların çözümünde Danıştay mükellef lehine verilen uygulamanın, tebliğ yoluyla daraltılamayacağını yolunda kararlar vermiştir.

Maliye Bakanlığının açıklayıcı olan tebliğlerinde kendi yorum ve görüşünü belirtmektedir.

Ancak bu açıklayıcı tebliğler bağlayıcı değildir.

Mükellef ve/veya ceza muhatabı olarak sizin de farklı bir görüşünüz veya kanun maddesini yorumlayıcı tarzınız olabilir.

Bu hukuk devleti olmamızın bir gereğidir.

Tebligatlara ve Tebliğlere önem verin, çünkü gelecekte başınızın ağrımasına sebep olur.