Noterde Düzenlenen Mirastan Feragat Sözleşmesinin Geçerliği

Üst Yönetim

– Mirastan feragat sözleşmesi resmi olarak yapıldığı için 11.02.1959 tarih 16/14 sayılı İnançları Birleştirme Kararı gereğince geçerli olup bunların mirastan kaynaklanan haklarının Türk Medeni Kanununun 528 ve devam eden hükümleri gereğince davacı durumunda bulunan mirasçı Mahmut’a geçeceği sabittir.
O halde, davanın taşınmazların tümü itibariyle kabulüne karar verilmesi gerekirken davacının miras payı oranında iptal ve tesciline karar verilmiş olması doğru değildir.


YARGITAY 1. HUKUK DAİRESİ

E. 2009/3686

K. 2009/7314

T. 23.6.2009

DAVA: Taraflar arasında görülen davada;

Davacı miras bırakan babası S. M.’in sağlığında çocukları ile birlikte Noterde miras hakkından feragat sözleşmesi düzenlediklerini, bu sözleşmeye göre mirasçıların babaları S.’in maliki bulunduğu 6 parça taşınmazdaki hak ve hisselerinden kendisi lehine ivazsız olarak feragat ettiklerini, sözleşmenin açılıp okunduğunun mahkeme kararı ile tespit edildiğini, ancak daha sonra kendisine kızan murisin mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak sözleşme konusu taşınmazlardan 988 Parseldeki payı ile 492 ve 470 parsel sayılı taşınmazlarını davalı kızı A.’nin akrabası olan davalı K.’e satış göstererek devrettiğini ileri sürüp tapu kayıtlarının iptali ile miras hakkından feragat sözleşmesi uyarınca adına tescilini istemiştir.

Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, davalı K.’e yapılan devir işleminin danışıklı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil davasının kabulüne, mirastan feragat sözleşmesine dayalı tapu iptal-tescil davasının reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı ve davalılar vekilleri tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 23.06.2009 Salı günü saat 9.25 de daireye gelmeleri için taraf vekillerine tebligat yapıldığı halde gelmedikleri anlaşıldı, incelemenin dosya üzerinde yapılmasına, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi S. A.’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR: Dava, muris muvazaası ve mirastan feragat sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Mahkemece, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı davanın kabulüne, mirastan feragat sözleşmesine dayalı davanın reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriğine ve toplanan delillere göre; miras bırakanın davalılardan K.’e yapmış olduğu temliklerin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu mahkemece saptanmak suretiyle davanın kabul edilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur.

O halde, davalıların tüm temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.

Davacının temyiz itirazlarına gelince; miras bırakan S.’in tüm mirasçılarının da katılımı ile Malkara Noterliğinin 09.02.1989 tarihinde düzenlenen sözleşme ile K. dışındaki davalılar miras haklarından feragat etmişlerdir.

Anılan bu mirastan feragat sözleşmesi resmi olarak yapıldığı için 11.02.1959 tarih 16/14 sayılı İnançları Birleştirme Kararı gereğince geçerli olup bunların mirastan kaynaklanan haklarının Türk Medeni Kanununun 528 ve devam eden hükümleri gereğince davacı durumunda bulunan mirasçı Mahmut’a geçeceği sabittir.

Öyleyse yapılan sözleşmenin feragat edenin mirasçılarını bağlamayacağı söylenemez.

Öte yandan, miras bırakanın yapmış olduğu muvazaalı işlemin yok hükmünde olacağı ve baştan itibaren geçersiz bulunduğu gözetildiğinde mirastan feragat sözleşmesine hukuki netice bağlanması gerekeceği tartışmasızdır.

O halde, davanın taşınmazların tümü itibariyle kabulüne karar verilmesi gerekirken davacının miras payı oranında iptal ve tesciline karar verilmiş olması doğru değildir.

SONUÇ: Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün HMUK’unun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 23.06.2009 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.23.06.2009



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir