Vergi İncelemesinin Yapılacağı Yer

Üst Yönetim Vergi cezalarından Kurtulmak ve İdari Çıkış Yolları

Vergi incelemeleri esas itibariyle incelemeye tabi olanın iş yerinde yapılır (VUK.m.139).

Madde 139 – Vergi incelemeleri, esas itibariyle incelemeye tabi olanın iş yerinde yapılır. İş yerinin müsait olmaması, ölüm, işin terk edilmesi gibi zaruri sebeplerle incelemenin yerinde yapılması imkansız olur veya mükellef ve vergi sorumluları isterlerse inceleme dairede yapılabilir. Bu takdirde incelemeye tabi olanın lüzumlu defter ve vesikalarını daireye getirmesi kendisinden yazılı olarak istenilir. İncelemenin dairede yapılması halinde istenilen defter veya vesikaları belli edilen zamanda mazeretsiz olarak getirmeyenler, bunları ibraz etmemiş sayılırlar. Haklı bir mazeret gösterenlere, defter ve vesikalarını daireye getirmesi için münasip bir mühlet verilir.

Başka bir ifade ile incelemelerin iş yerinde yapılması temel kuraldır.

Benim Şahsi görüşüm ve mutlaka tavsiyem iş yerinde olmasıdır.

Vergi incelemesi inceleme yapan memurun işletmeyi gezip görmesini, işin nevi ve mahiyeti ve genişliği hakkında bilgi edinmesini gerektirir.

Burada iş yeri tabiriyle fiilen işin yapılacağı yer kast etmekteyim.

Herhangi bir sınai işletmenin muhasebesi, fabrika binası dışında ayrı bir büroda bulunsa bile, inceleme yapacak memur işletmenin fabrika binası, makine ve tesislerini gezip görmek zorundadır.

Hatta mümkün olan hallerde incelemeler işletme dışındaki büroda değil, işletmenin faaliyet yerinde yapılmalıdır.

Ancak bu suretledir ki inceleme elemanın görüşleri açık ve müspet esaslara dayanmış̧ olur.

Vergi hukukunda, ekonomik yaklaşım ilkesi ve vergisel olguların tüm gerçekliği ile kavranılması zorunluluğunun sonucu olarak, delil serbestliği ilkesi benimsenmiştir.

Vergiyi doğuran olayın ve bu olaya ilişkin işlemlerin gerçek içeriğinin ve kapsamının ispat edilmesi için incelemeler iş yerinde de yapılmalıdır.

Ancak bu konuda farklı düşüncelerde vardır.

Vergi incelemesinin iş yerinde yapılmasının istisnaları vardır.

VUK’nun 139. maddesi uyarınca,
• İş yerinin müsait olmaması,
• Ölüm, işin terk edilmesi gibi zaruri sebeplerle incelemenin yerinde
yapılmasının imkansız olması,
• Mükellef ve vergi sorumlularının istemesi halinde inceleme dairede yapılabilir.
İş yerinin müsait olmaması hali kanunda belirtilmemiştir.

Bunun için iş yerinin vergi incelemesi yapılmamasına müsait olup olmadığı, her iş yerinin kendi koşullarına göre belirlenmelidir.

Örneğin iş yerinin vergi incelemesi yapılmasına mekan bakımından uygun olmamasının zorunlu sebep kabul edilmesi hususu vergi inceleme elemanına işletmede verilebilecek bağımsız ve anahtarı olan bir odanın olmamasını kapsar.

Müsait olmama hali için, yalnızca mekan bakımından uygun olmamayı kabul etmemek gerekir.

Sağlıklı ve güvenli bir vergi incelemesi için mekan dışındaki koşulların da uygun olması gerekir.

Zaruri sebeplerle incelemenin iş yerinde yapılmaması yalnız iş yerinin müsait olmaması, Ölüm ve işin terk edilmesi ile sınırlı değildir.

İncelemenin iş yerinde yapılmasını imkansız kılacak diğer nedenlerin varlığı halinde de inceleme dairede yapılabilir.

VUK’nun 139. maddesi incelemenin dairede yapılmasını gerektiren nedenleri sıraladıktan sonra gibi edatına yer vermiştir.

Bu da dairede incelemenin üç̧ nedenle sınırlanamayacağını göstermektedir.

Yukarıdaki açıklamalardan da görüldüğü gibi, vergi incelemesi kural olarak inceleme yapılanın iş yerinde, istisnai olaraktan dairede yapılması gerekir.

Bunların dışındaki bir yerde vergi incelemesi yapılmamalıdır.

Bilindiği gibi idarenin yetkileri yer yönünden belirlenmiştir.

Bazı yetkiler bütün ülkeyi bazıları da belli bir yer parçasını kapsar.

İdarenin kendisine tanınmış̧ olan yetkiyi coğrafya alanı dışında kullanması yer yönünden yetkisizlik sayılır.

Vergi incelemesinin, iş yerinde veya daire dışında bir yerde yapılması yapılan incelemenin yer yönünden yetkisizlikle karşılaşmasına neden olur.

Nitekim Danıştay konuyla ilgili bir kararında, “İncelemeye esas alınan tutanağın, iş yeri veya daire dışında düzenlemesi nedeniyle tutanağa itibar edilemeyeceği” seklinde görüş̧ belirtmiştir.

Danıştay’ın bu yöndeki kararlarına karsı itirazlarda söz konusudur.

Vergi incelemesinin dairede yapılmasını gerektiren durumların varlığını kanıtlama yükü̈, vergi dairesine aittir.

Vergi dairesi, bu kanıtlamayı, usulüne uygun olarak düzenlenmiş̧ her türlü̈ belge ve tutanakla veya mükellefin veya vergi sorumlusunun yazılı veya tutanakla tespit edilmiş̧ başvurusu ile yapabilir.

Vergi incelemesinin dairede yapılacak olması halinde, incelemeye tabi olanın lüzumlu defter ve belgelerini daireye getirmesi kendisinden yazılı olarak istenilir (VUK.m.139).

Sözlü̈ olarak yapılan isteklerin bir geçerliliği yoktur.

Ancak hemen belirtelim ki, incelemenin dairede yapılabilmesi için ön görülen koşullardan herhangi birinin oluşması suretiyle incelemenin dairede yapılması gereği ortaya çıkmadıkça defter ve belgelerin ibrazının yazı ile istenmesi mümkün değildir.

VUK’nun 139. maddesine göre, incelemenin daire de yapılması durumunda istenilen defter veya belgeleri belli edilen zamanda yerine getirmeyenler, bunları ibraz etmemiş̧ sayılır.

Her ne kadar nezdinde inceleme yapılana defter ve belgelerini daireye getirmesi için süre verileceğine dair bir açıklık mevcut değilse de; defter ve belgelerin daireye getirileceği zamanın belli edilmesi, bunun için ilgiye bir süre verilmesi gereğini de ortaya koymaktadır.

Zira incelemeye tabi olanın defter ve belgelerini, daireye getirmesi için belli edilecek zamanın, ona bu olanağı sağlayacak nitelikte olması gerekir.

Bu ise, ancak, belli edilen zamanın, incelemeye tabi olana verilerek süreyi de içermesiyle mümkündür.

Defter ve belgelerin ne kadar bir süre zarfında ibraz edileceği ile ilgili VUK’nun 139. maddesinde açıkça yazılı bir süre belirlemesi yapılmamıştır.

Bu durumda vergi idaresi, mükellefe idari süre kullandırması gerekir.

Vergi idaresi, süreyi belirlerken iki temel kurala uymak ödevi altındadır.

Bunlardan birincisi, vergi idaresi süreyi 15 günden az olmamak üzere belirleyecektir; ikincisi ise vergi idaresi yükümlüye süreyi tebliğ̆ ederek bildirmek zorundadır.

Danıştay’a göre de defter ve belgelerin ibrazı için 15 günden aşağı süre verilemez.

Defter ve belgeleri haklı bir mazerete dayalı olarak ibraz etmeyenlere, defter ve belgelerini daireye getirmesi için uygun bir süre verilir.

Mazereti sebebiyle defter ve belgelerini ibraz edemeyenlere verilecek süre idari nitelikte olduğundan 15 günden aşağı olmaması gerekir.

Vergi incelemesinin dairede yapılması halinde defter ve belgelerini belli edilen zamanda mazeretsiz olarak getirmeyenlere bir yandan maddi anlamda cezai yaptırım (özel usulsüzlük cezası) diğer yarıda ise hürriyeti bağlayıcı ceza (kaçakçılık cezası) yaptırımı uygulanmaktadır.

Kaçakçılık cezası uygulaması gereğince defter ve belge ibraz etmeyen mükellefler hakkında Cumhuriyet Savcılıklarına suç̧ duyurusunda bulunulmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir