Yeni Vergi Neleri Kapsıyor? Değerli Konut Vergisi Düzenlemesine İtirazlar Nasıl Yapılacak?

Üst Yönetim Vergi cezalarından Kurtulmak ve İdari Çıkış Yolları

Gün geçmiyor ki yeni bir torba kanun içinde insanları doğrudan ilgilendiren sürprizler çıkmasın!

7 Aralık 2019 tarihinde cep yakan bu “sürprizlere” bir yenisi eklendi. 7194 Sayılı, Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununda yapılan değişiklik ile “Değerli Konut Vergisi” düzenlemesi yapıldı.

Bu düzenleme 30971 sayılı Resmi Gazete ’de yayımlanır yayınlanmaz, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü kolları sıvadı ve mesken olarak kullanılan konutların sahiplerine gönderdikleri tebligatlar ile fahiş bedellerde belirledikleri vergilerin ödenmesi talebinde bulundu.

Aralık 2019 düzenlemesi ile Emlak Vergisi Kanunu madde 42 uyarınca, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen, değeri 5 milyon TL üstünde olan taşınmazlar değerli konut vergisine tabi tutuldu.

Aynı kanunun 43.maddesi ile de Kadastro Müdürlüğünce tespit edilen değerin ilgilisine tebliğ tarihinden itibaren on beşinci günün sonuna kadar Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne itiraz edilmeyen mesken nitelikli taşınmaz değeri kesinleşir denilerek süreyi kaçırabilecekler için yıllarca süren hak ihlaline sebep olundu.

Süresinde yapılan itirazların ise on beş gün içinde değerlendirilerek sonuçlandırılacağını ve kesinleşen değerin yine ilgilisine tebliğ edileceği bildirildi.
Bu aşamadan sonra yapılan itirazların reddi halinde mesken sahiplerinin süresinde, tebligattan itibaren 30 gün içinde Vergi Mahkemesi’ne başvurması gerekmektedir.

Ayrıca bu yeni düzenlemeye göre, “değerli konut vergisine tabi mesken nitelikli taşınmazlardan değeri; 5 milyon TL ile 7,5 milyon TL arasında olanlar binde 3, 7,5 milyon 1 TL ile 10 milyon TL arasında olanlar binde 6, 10 milyon 1 TL’yi aşanlar binde 10 oranında vergilendirilecek” denildi.

Vergiyi, taşınmazın sahibinin, varsa intifa hakkı sahibinin, her ikisi de yoksa mesken nitelikli taşınmaza malik gibi tasarruf edenlerin, paylı mülkiyet hâlinde ise malik olanların hisseleri oranında ödeyeceği ve vergiden sorumlu oldukları belirtildi.

Yapılan düzenleme Anayasa’da düzenlenen hukuk devleti ve eşitlik ilkelerine aykırıdır.
Vergi yükünü̈ adaletli ve dengeli dağıtmamıştır.
Bu kapsamda Anayasa Mahkemesi’ne götürülmesi gereken bu düzenleme ile ilgili itirazlar ise şu şekilde,

1- Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, yeni yıl öncesi, süratle gönderdiği tebligatta, konut sahiplerinin taşınmaz bedellerini ne şekilde, hangi bilimsel çalışma ile belirlediğini belirtmemiştir. Bu durum bile başlı başına itiraz sebebidir.

2- Mesken niteliğindeki taşınmazlar için yapılan bu düzenleme, mesken dışındaki yerleri kapsamı dışına almıştır. Ancak eşitlik ilkesi gereği, 5 milyon TL değerinde ev sahibi olan ile 5 milyon TL değerinde iş yeri sahibi olanın hakları ve yükümlülükleri aynı olmalıdır.

3- Yine bu düzenleme ile 5 milyon TL değerinde tek bir taşınmazı bulunan bir kişi bu vergiye tabi iken, 2,5 milyon TL değerinde 2 adet toplam 5 milyon TL’lik taşınmazı olan bir kişi bu vergiye tabi olmayacaktır. Bu durumda eşitlik ilkesine aykırıdır, vergilendirmenin temel ilkeleri ile çelişmektedir.

Yılbaşı öncesi belki tatilde olan, konutlarında bulunmayan ve bu sebeple 15 günlük süreyi kaçırma ihtimali olan ev sahiplerine gönderilen yazı konut sahiplerinin canını sıkmışa benziyor.
Tapu Müdürlüklerinin önünde, ellerinde tek sayfalık yazılar ile memurlara dert yanan insanlar var.

Devletin oldubitti uygulamalarına karşı Anayasa Mahkemesi bu kanunu iptal etmezse, Vergi Mahkemelerine gidecek yüzlerce dosya yolda demektir.

Değerli konut Vergisi’ne nasıl itiraz edilir?

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, mülk sahiplerine tebligatları göndermeye başladı. Vatandaş, evi için belirlenen değere 15 gün içinde itiraz etme hakkına sahip…

Değeri 5 milyon lirayı aşan konutlar için yürürlüğe giren ‘değerli konut Vergisi’nde binlerce mükellef veya olası mükellef telaş içinde ne olduğunu anlamaya ve hukuk çerçevesinde haklarını korumaya çabalıyor.

1) İtirazın 15 günlük yasal süresi ne zaman başlayacak?
Şu anda www.tasinmazdegerleme.tkgm.gov.tr sitesinde TC kimlik numarası girilerek bir değerleme varsa görülebiliyor. Bu siteye girmek tebellüğ etmek anlamına gelmiyor. Kanun hem internet sitesinde ilan edilir, hem de ilgilisine ayrıca tebliğ edilir, diyor. Lafzından, internet sitesinde yapılan ilanın, tebliğ olmayacağı kesindir. İnternet sitesinde ilan, Tebligat Kanunu’na göre e-tebligat da sayılmıyor. Gerçek kişiye tebligat, Tebligat Kanununa göre ya elden yapılmalı ya da kişinin e- Tebligat sistemi varsa, UETS gibi, sistem üzerinden tebligat yapılmalıdır.
İtiraz için 15 günlük yasal süre tebligattan itibaren başlayacaktır.

2) Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’ne tebligattan itibaren yazılacak itiraz dilekçesinin içeriği nasıl olmalıdır?
İlgilisine yapılacak bildirimin değerleme raporu ile birlikte olup olmamasına göre itiraz usul ve biçimi tartışılabilir:
a- Değer bildirimi değerleme raporu ile birlikte yapılmış ise;
Değerleme raporunda ele alınan hususların iktisadi, ticari ve teknik icaplara neden uygun olmadığı, rapor içeriğine neden katılamadığına ilişkin idari itiraz yazılı biçimde yapılmalıdır.
b- Değer bildirimi değerleme raporu olmaksızın yapılırsa bu durumda, müstenidat (dayanak) raporu da isteyen ve genel ifadelerle değerin neden gerçeği yansıtmadığını ifade eden bir dilekçe ile itiraz yapılmalıdır. Hukuk ve temel gerekçe, idari işlemin yapılış usulündeki eksiklikler, yazılılık esaslarına uyulmaması, gerekçenin tebliğ edilmemiş olması, takdir hakkının kullanımı açısından itiraz kurgusu yapılabilir.
Her iki şekilde de, değerlemenin ve tespit edilen birim değerin neden doğru olmadığı her maddi vakıa özelinde ayrıca ele alınmalıdır.

Emlak vergisi beyan değerleri;
Bu konuda sizin tarafınızdan veya mahallenizden biri tarafından açılmış dava/davalar varsa o davada özellikle İdarenin savunma kanıtları, dosyanın tamamı ve kararlar işe yarayacaktır.
Emlak Vergisi için yapılan takdir de rayiç bedeli belirlemeye dönüktü. Emlak piyasasının, ekonominin canlı olduğu bir dönemde belirlenen, o gün için ihtilaflara sebep olmuş bir değerlemenin kat be kat üzerinde bir değerleme, hele de bugün ki ekonomik koşullarda ve gayrimenkul piyasası şartlarında, mantıkla izah edilemez.
– Yakın zamanda oluşan emsal bir satışın bedeli.
– Emsal konutların satış ilanlarından talep edilen bedeller.
– Yakın zamanda almışsanız konutun alım bedeli.
– SPK onaylı bir gayrimenkul değerleme şirketine yaptırılacak değerleme,
– emsal konutlar için yapılmış değerleme raporları,
– Kredi kullanıldı ise bankanın değerleme raporu,
– Sigorta şirketince belirlenen değer,
vb. akla gelebilecek her türlü belge, kanıt kullanılabilecektir.
Bu belge ve kanıtların tamamı açılacak davalarda da kullanılacaktır.

3) Bir değerlemeyi ne zaman yaptıracak?

Gerek ilk itiraz, gerek TKGM muhatap alınarak açılacak dava ve gerekse vergi mahkemesinde açılacak davada ilk etapta sizin de bir değerleme raporu sunmak zorunlu değildir. Davaların her aşamasında her türlü delil sunulabilir. İtiraz aşamasında TKGM’nin sizin yaptıracağınız değerlemeyi dikkate alacağını düşünmeyin. 15 günlük yasal süre içinde yapılacak bir itirazda yüzbinlerce (200.000 civarında olması tahmin ediliyor) mükellefin bu değerlemeleri yaptırabilmeleri zaten mümkün değil.
İdarenin de bu kadar kısa sürede bu değerlemeleri sağlıklı bir şekilde yapmış ya da yaptırmış olması mümkün görünmüyor. Umulur ki, tüm (Yasama, Yürütme, Yargı) kurumlarımız büyük bir olgunluk ve soğukkanlılıkla meseleyi ele alır da geçmişte Varlık Vergisi uygulamalarının yarattığı gibi incinme emsal yaratmaz.

4) İtiraz üzerine idarenin cevabı;
İtirazdan sonraki 15 günlük sürede bu itirazın TKGM tarafından sonuçlandırılması gerekiyor. İdarenin cevabı itiraz eden konut sahibine tekrar tebliğ edildiğinde, Yasaya göre, yapılan değerleme “kesinleşiyor”.

5) Danıştay 9. Dairesi’nin Kararı;
Bu vergi, emlak vergisi ile aynı değil, ama vergi matrahının oluşum sürecini biraz emlak vergisindeki arsa birim fiyatı belirlemesine benzetmek mümkün görünüyor.
Emlak vergisi arsa birim fiyatı ile ilgili de 2013 yılında AYM kararı ile vergi mükellefleri dava açma hakkına sahip olmuşlardı ve dava nasıl açılacak epey tartışılmıştı. Günün sonunda Danıştay 9. Dairesi, emlak vergisi değerinin hesabında esas alınan arsa birim değerine dava
açılacaksa, davanın, belirlenen birim değerinin ilanından yani kesinleşmesinden önce açılması gerektiği gerekçesi ile ilk mahkeme kararlarını bozmuştu.
Söz konusu içtihadın içeriği şu şekilde: “ …belirlenen arsa ve arazi asgari metrekare birim değerlerinin kesinleşmesinden önce idareye yazılı başvuru sonucu verilen cevaptan veya herhangi bir şekilde öğrenildiği tarihten itibaren 2577 sayılı Kanun’un 7.maddesinde yer alan 30 gün olan genel dava açma süresi içinde söz konusu işlemin iptali istemiyle dava açmaları gerekmekte olup sözü edilen değerlerin kesinleşmesinden sonra dava açma imkânı bulunmamaktadır”.
Bu tartışmalardan hareketle yasada bahsi geçen sürelerin geçmesiyle yani 15 gün içinde itiraz edilmez veya yapılan itiraza ret cevabı üzerine DKV ne esas olacak konut değerinin “kesinleşme ”sinden bahsetmek mümkün görünüyor. Kesinleşen değer, vergiye tabi ekonomik-rakamsal değer/temel/matrah olacaktır.
Şayet Danıştay bu olayda da benzer yorum yapacak olursa davanın, tebligatı alır almaz 15 gün içinde açılmış olması en güvenli yol gibi görünmektedir.
Ancak hukuken bakıldığında Danıştay’ın yukarıdaki kararına hiç bir şekilde katılmamız mümkün olmadığı gibi, bu kararın yarattığı paranoya ile hukuki bir değerlendirme yapmayı doğru bulmuyoruz.
Çünkü bu paranoya ile hareket edildiğinde açılacak davalar konusu içinden çıkılamaz bir hal alıyor. Şayet henüz kesinleşmeden dava açılırsa bu kez mahkemenin kesinleşmemiş idari işleme dava açılamaz gerekçesi ile reddetme ihtimali yüksek. Hal böyle olunca ne olur ne olmaz diye iki kez kesinleşmeden bir kez kesinleştikten sonra bir de beyan üzerine olmak üzere dört dava mı açacağız?
Bu nedenle bu kararları biliyor olmakla birlikte Türk Yargısına güvenmekten başka yapacak bir şeyin olmadığını düşünüyoruz. İtirazınızı yapın. İtirazınız reddedilir ve size tebliğ edilirse karara karşı dava açın.

6) Dava nasıl açılabilir?

Yasanın lafzında itiraz usulünün dava açma bakımından zorunlu başvuru olarak düzenlenmediğini yorumluyorum. Bu görüşten hareketle, değer bildiriminin tebliğinden itibaren 30 gün içinde (İdare Mahkemesi’nde, idari işleme karşı dava açıldığına göre neden 60 günde değil denilebilir, usulle ilgili ihtiyatlılık ve bir an önce yol alma kaygısından bunu tavsiye ediyoruz) itirazın sonucunu beklemeksizin, rapor ile ilgili olarak idari yargıda dava açması yoluna gidilebilir.
İtiraz yapıldı ise itirazın reddi kararının tebliği üzerine de 30 gün içinde dava açılması yerinde olacaktır.

7) Dava nerede açılacak?
Burada bir tartışma alanı değerlemeye esas raporların idari yargıda mı yoksa adli yargıda mı dava konusu edilmesi gerektiği yönünden yapılabilir. Hukuksal niteliği itibariyle ilgilisi üzerinde “doğrudan sonuç doğuracak hazırlık işlemi” olan bu raporlara benzer konularda uygulamada, örneğin riskli yapı tespitine ilişkin özel hukuk kişileri tarafından hazırlanan riskli yapı tespit raporu veya engelli statüsünün tanınması açısından özel sağlık kuruluşları tarafından verilen raporların iptaline ilişkin uyuşmazlıklar idari yargıda görülmekte ve uyuşmazlıklar karara bağlanmaktadır. Şayet dava açıldığında idare mahkemesi kendisini yetkisiz görürse davayı yetkili mahkemeye gönderecek, bir hak kaybı yaşanmayacaktır.

8) Değerleme tutarına karşı dava yeri ve muhatabı neresidir?
Dava Ankara da ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ne karşı açılacak.

9) İhtirazı kayıtla beyan yapılabilir mi?
Yasa, verginin beyan üzerine tahakkuk edeceğini hüküm altına almıştır. Bu durumda, bildirime ilişkin uygulama işlemi veya değerleme raporundan bağımsız olarak beyannamenin ihtirazı kayıtla verilerek, beyanda bulunulan yer “vergi mahkemesinde” dava açılması mümkündür. Beyanname üzerinde ihtirazı kayıtla verildiği mutlaka belirtilmelidir.

10) İhtirazı kayıtla beyan üzerine dava açılmaz ise ne olur?
Dava açmamışsanız ve şayet konu Anayasaya aykırılık temelinden karara bağlanırsa, ihtirazı beyanları sonrası dava açmayanlar ödedikleri fazla tutarları çok büyük bir olasılıkla iade alamayacaklar.
 Dava ilk tebliğ veya itirazın reddi üzerine açılmış ve usule veya esasa ilişkin diğer kanıtlar nedeniyle olumlu sonuçlanmışsa kendi beyanınıza karşı dava açmamış olsanız da bizce ödediğiniz tutarın iadesi gerekir. Ancak o aşamada İdare, beyana dava açılmamış olmasını gerekçe göstererek ödeme yapmayabileceğinden biz beyana da dava açılmasını ve ilk açılan dava ile birleştirilmesi talebinde bulunulmasını tavsiye ediyoruz.

11) Birleştirme talebinin sonucu ne olur?
Ancak ilk mahkeme Ankara idare mahkemesinde ve TKGM’ye karşı açılmış, ikinci dava gayrimenkulün bulunduğu yer vergi mahkemesinde Vergi İdaresine karşı açılmış olacağından nasıl birleştirilebileceği de ayrı bir hukuki tartışma konusudur.
Bu nedenle de büyük bir ihtimalle iki ayrı yargı yerinde, iki ayrı muhataba karşı açılmış davalar ayrı ayrı devam ettirilecektir.

12) Dava açmak ödemeyi maalesef durdurmaz;
İhtirazı kayıtla beyan ederek dava açtığınızda ne yazık ki tarh edilen vergi ödenmek zorundadır.

13) Beyan eder ancak ödemezsek ne olur?
Mali İdare beyanınız üzerine tahakkuk eden ancak ödenmemiş vergiyi takibe geçer, haciz vb. yollarla tahsile çalışır.

14) Mahkemeden yürütmeyi durdurma kararı almak mümkün mü?
İhtirazı kayıtla beyan üzerine açılan davada veya tebligat veya itirazın reddi üzerine açılacak davalarda yürütmenin durdurulması talebinde bulunulabilir. Mahkeme yürütmeyi durdurma kararı verirse Mali İdarenin ödenmemiş vergiyi tahsil çabası durur.
15) Yürütmeyi durdurma kararı üzerine ödediğimiz tutar iade edilir mi?
İhtirazı beyanınız üzerine açtığınız davada yürütmeyi durdurma (YD) kararı verildi ise hukuken daha önce ödenmiş tutarların iadesi gerekmektedir. Ancak uygulamada Mali İdarenin bu tür durumlarda, YD karalarını farklı yorumlayarak, ödememe eğiliminde olduğunu gözlemliyoruz.

16) Takdir edilen değere dava açmadan beyana dava açılabilir mi?

Bununla birlikte, bildirime ilişkin uygulama işlemine ve/veya rapora dava açılmamış olur ise daha önce emlak vergisi Takdir Komisyonu Kararlarına ilişkin açılan davalarda yapılan tartışmalardan hareketle beyan üzerine ihtirazı kayıtla dava açılamayacağı yönünde usulü bir tartışma yapılması mümkündür. O nedenle, kesinleşmeyi engellemek açısından, her halükârda, beyan öncesinde uygulama işlemine (değeri tebliğ eden yazıya veya itiraz sonrası gelen cevaba) karşı da dava açılmasının yerinde olacağını düşünüyoruz.

17) Beyan yapılmadığı zaman ne olur?
İdare re ’sen cezalı vergi tarhı yapar. Konu davaya götürüldüğünde, şayet ilk tebligatı veya idareye yaptığınız itirazınızı dava konusu yapmamışsanız, Danıştay 9. Dairesi kararı dikkate alındığında (katılmamakla birlikte) davayı kaybetme olasılığı yüksek görünmektedir.
Değer tebligatına veya itirazınız üzerine gelen cevaba dava açmışsanız, davanın sonucu beyan etmemeniz üzerine yapılan tarhiyata karşı açtığınız davanın sonucuna etkili olacaktır. Tebligata veya itiraz üzerine gelen cevaba karşı açılmış davanın sonucunu kestirmek mümkün olmadığından beyan etmeme halinde vergi tutarında bir cezayı göze almış olursunuz.
Olumlu yanı davada aleyhinize bir karar çıkmadıkça ödemeye zorlanamazsınız.

18) Dava kazanılırsa fazla ödenen tutar iade alınabilir mi?
Evet. Faiziyle fazla ödediğiniz tutarı iade alabilirsiniz.

19) Yeniden değerlenerek verginin hesaplandığı matrah devam edecek mi?
Bir kez kesinleşecek matrah her yıl otomatik olarak yeniden değerleme oranında artarak kullanılacak. Bu nedenle bu konunun yargıya götürülmesi oldukça önemlidir.

20) Vergileme yöntemi değişebilir mi?

Muhtemelen değişecektir. Bunun anlamı, cüzdan değeri 5 milyonu aşan gayrimenkul sahiplerinin tamamının vergi kapsamına alınmasıdır. İkinci aşamada, bu vergi bu şekliyle oturtulduğunda kesinlikle değişiklik yapılabilecektir.

Bir sürpriz de Emlak Vergisinde yaşanabilir
Emlak Vergisi rayiç bedel üzerinden alınmaktadır. Bir başka vergi için belirlenen ve rayiç bedeli olduğu ifade edilen bu bedel çok büyük bir ihtimalle emlak vergisi için de kullanılacaktır.

Tartışılan Değerli Konut Vergisi içeriği şöyle;
07.12.2019 günlü Resmi Gazete ‘de yayımlanan “Dijital Hizmet Vergisi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ile getirilen vergilerden biri olan “Değerli Konut Vergisi” Türkiye sınırları içinde bulunan ve bina vergi değeri veya Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen değeri beş milyon Türk Lirasını aşan mesken nitelikli taşınmazları kapsıyor.
Bu vergi, belediyelerce emlak vergisi değeri 5 milyondan yukarı belirlenen veya değeri Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce (TKGM) yapılan veya yaptırılan değerleme sonucu beş milyondan yukarı olarak tespit edilen meskenlerin değeri üzerinden alınacak.
MATRAH (Meskenin Değeri) VERGİ ORANI

-5.000.000 TL ile 7.500.000 TL arasında olanlar Binde 3

-7.500.000 TL ile 10.000.000 TL arasında olanlar Binde 6

-10.000.000 TL’yi aşanlar Binde 10

ÖNEMLİ NOT: Sitemi ziyaret ettiğiniz ve zaman ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederim. Sorularınız varsı, 0 (532) 266908’dan arayabilirsiniz veya e-posta yazabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir