7143 sayılı Kanunun düzenlemeleri uyarınca dava konusu üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarında hukuka uyarlık görülmediği hakkındadır.

Vergi cezalarından Kurtulmak ve İdari Çıkış Yolları

T.C.

 İSTANBUL 7. VERGİ MAHKEMESİ

ESAS NO: 2019/

KARAR NO: 2019/

DAVACI TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ

VEKİLİ: AV. M

DAVALI: VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ

VEKİLİ: AV. A

DAVANIN ÖZETİ: Davacının 2016 yılı hesaplarının sahte belge kullanımı yönünden incelenmesi sonucunda düzenlenen 27.12.2018 tarih, 2018-A-3121/23 sayılı vergi inceleme raporuna istinaden 2016/3 ve 5 ila 12 dönemlerine ilişkin olarak resen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin; davacı hakkında düzenlenen 27.12.2018 tarih, 2018-A-3121/22 sayılı vergi tekniği raporunda, davacının sahte belge düzenleyicisi olmadığının tespit edilmesi üzerine 2016 ve 2017 yılları için matrah artırımında bulunularak yapılandırılan tüm borçların 05.02.2019 tarihinde ödendiği, incelemenin tamamlanmasından itibaren bir ay içinde matrah artırımında bulunulduğundan dolayı davacı hakkında tarhiyat yapılamayacağı, ayrıca davacının tüm mal ve hizmet alışlarının gerçek olup ödemelerinin de yapılmış olduğu, idarece yapılan vergi incelemesinin somut delil bulunmaksızın varsayıma dayalı olarak gerçekleştirildiği, ileri sürülerek iptali istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacının mal alımında bulunduğu bir kısım mükellefler hakkında düzenlenen vergi tekniği raporları ile sahte fatura düzenleyicisi olduklarının tespit edildiği, ilgili dönemlerde davacının bu mükelleflerden satın aldığı mal ve hizmetlere ilişkin düzenlenen sahte faturalarda yer alan katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yapılan dava konusu cezalı tarhiyatların usul ve yasaya uygun olduğu, belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren İstanbul 7. Vergi Mahkemesince dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü: Dava, davacı adına düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden 2016/3 ve 5 ila 12 dönemlerine ilişkin olarak resen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin iptali istemiyle açılmıştır. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 10. maddesinin (a) bendinde, mal teslim ve hizmet ifası hallerinde malın teslimi veya hizmetin yapılması vergiyi doğuran olay kapsamında sayılmış, 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde de, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri hükmüne, 34. maddesinin 1. bendinde ise “yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait katma değer vergisi, alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinde ayrıca gösterilmek ve bu vesikalar kanuni defterlere kaydedilmek şartıyla indirilebilir” hükmüne yer verilmiştir.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 30/4. maddesinde; defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların vergi matrahının doğru ve kesin olarak saptanmasına olanak vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması nedeniyle ihtidaca Salih bulunmaması halinin resen vergi tarhı sebeplerinden olduğu hükme bağlanmış, aynı Kanunun 3. maddesinin (B) fıkrasında, vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, gerçek mahiyetin yemin hariç her türlü delil ile ispatlanabileceği; vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan tanık ifadesinin, ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde, ispat külfetinin bunu iddia edene ait olduğu düzenlemesi yer almaktadır.

Dava dosyasının incelenmesinden; davacı hakkında düzenlenen 27.12.2018 tarih, 2018-A-3121/23 sayılı vergi inceleme raporuna göre, davacının, mal alımında bulunduğu bir kısım mükellefler tarafından düzenlenen sahte faturaları yasal defterlerine kaydederek belirtilen faturalarda mevcut olan katma değer vergilerini ilgili dönem katma değer vergisi beyanlarında indirim konusu yaptığının tespit edildiği, inceleme raporuna istinaden sahte faturalara ilişkin katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle 2016/3 ve 5 ila 12 dönemleri için re’sen yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarının vergi/ceza ihbarnameleriyle davacıya tebliği üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun “Matrah ve vergi artırımı” başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında; mükelleflerin, bu fıkrada belirtilen şartlar dâhilinde gelir ve kurumlar vergisi matrahlarını artırarak bu maddede belirtilen süre ve şekilde ödemeleri halinde, kendileri hakkında artırımda bulunulan yıllar için yıllık gelir ve kurumlar vergisi incelemesi ve bu yıllara ilişkin olarak bu vergi türleri için daha sonra başka bir tarhiyat yapılmayacağı, aynı maddenin 3. fıkrasında; mükelleflerin, bu fıkrada belirtilen şartlar dâhilinde katma değer vergisini artırarak bu maddede belirtilen süre ve şekilde ödemeleri halinde, kendileri nezdinde söz konusu vergiyi ödemeyi kabul ettikleri yıllara ait vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak katma değer vergisi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacağı, hüküm altına alınmıştır.

Aynı Kanunun yine 5. maddesinin 9. fıkrasında; 213 sayılı Kanunun 359. maddesinin (b) fıkrasındaki “defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler” veya bu fiiller nedeniyle incelemesi devam edenlerin. bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümlerinden yararlanamayacakları, şu kadar ki 213 sayılı Kanunun 359. maddesinin (b) fıkrasında yer alan defter, kayıt ve belgeleri yok etme veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyma veya hiç yaprak koymama veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleme fiillerinden hareketle yapılan vergi incelemesinin tamamlanması sonucu bu fiillerin varlığının tespit edilememesi durumunda, bu durumun tespitine ilişkin raporun mükelleflere tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde yazılı başvurmaları, matrah ve vergi artırımı sonucu hesaplanan vergileri, raporun tebliğini izleyen aydan başlamak üzere ikişer aylık dönemler halinde altı eşit taksitte ödemeleri ve maddede öngörülen diğer şartları yerine getirmeleri koşuluyla bu madde hükümlerinden yararlanacakları hükme bağlanmıştır. Mahkememizce, işbu dosya ile Mahkememizin 2019/458 Esas sayılı dosyasında verilen 08/07/2019 tarihli ara kararlar ile davalı idareden; davacının matrah artırımına yönelik beyanları ve davalı idarenin savunma dilekçesi ekinde sunduğu davacının matrah artırımına ilişkin dilekçesi hakkında açıklama yapılması istenilmiş, davacı tarafından 2016 ve 2017 yılları için yapılan matrah artırımı başvurusunun dava konusu cezalı tarhiyatları kapsayıp kapsamadığı, şayet kapsıyor ise dava konusu tarhiyatların idarece kaldırılıp kaldırılmadığı sorulmuş, ve bu hususlara ilişkin olarak tüm bilgi ve belgelerin Mahkememize ibraz edilmesi istenilmiştir.

Olayda, Mahkememizin işbu dosyası ile 2019/458 Esas sayılı dosyasında verilen ara kararlara cevaben davalı idarece sunulmuş olan ve dosyaların kapsamındaki diğer tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacı hakkında sahte belge düzenleme yönünden yapılan inceleme sonucunda 27/12/2018 tarih, 2018-A-3121/22 sayılı vergi tekniği raporunun tanzim edildiği, bu raporda, davacının sahte belge düzenleme fiilini işlediğine dair herhangi bir somut bilgi ve veriye rastlanılmadığının ve vergi dairesi müdürlüğü tarafından 1 seri nolu Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 7143 Sayılı Kanunun Genel Tebliğinin V-E-6-f-fç bölümünde belirtilen açıklamalara göre işlem tesis edilmesi gerektiğinin belirtildiği, bunun üzerine davalı idarece düzenlenen 08/01/2019 tarih, E.23625 sayılı yazı ile, davacı hakkında düzenlenen raporların, 7143 sayılı Kanunun Genel Tebliğinin V-E-6-f-fç bölümünün göz önünde bulundurulduğu belirtilip yazı ekinde davacıya gönderildiği ve bu yazının 13/01/2019 tarihinde elektronik ortamda davacıya tebliğ edildiği, bu tebliğ üzerine davacının 16/01/2019 tarihli başvuruları ile 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin olarak kurumlar ve katma değer vergileri için 7143 sayılı Yasa kapsamında matrah artırımında bulunduğu, akabinde davalı idarece matrah artırım talebinin kabul edilerek ödeme tablosu düzenlendiği ve yapılandırılan borcun davacı tarafından defaten ödendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacı hakkında 2016 yılı için düzenlenen vergi tekniği raporunda sahte belge düzenleme fiilinin varlığının tespit edilemediği, bunun üzerine 7143 sayılı Yasanın 5. maddesinin 9. fıkrasında mükelleflere tanınan hak sonucunda davacı tarafından, dava konusu cezalı tarhiyatların ilgili olduğu 2016 yılına ilişkin olarak, raporun davacıya tebliği tarihinden itibaren bir aylık yasal süre içinde katma değer vergisi matrah artırımında bulunularak yapılandırılan vergi borcunun defaten ödendiği, bu nedenlerle davacı hakkında 2016 yılına ilişkin olarak katma değer vergisi tarhiyatı yapılmayacağı 7143 sayılı Kanunun üstte anılan düzenlemeleri uyarınca açık olduğundan, dava konusu üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarında hukuka uyarlık görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle; davanın kabulüne, dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarının iptaline, aşağıda dökümü yapılan 181,40 TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.512,00 TL vekalet ücretinin davalı tarafından davacıya ödenmesine, artan posta masrafı avansının kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, bu karara karşı, kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren otuz (30) gün içinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere, 03/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Başkan                                Üye                                             Üye

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir