Devreden Katma Değer Vergisinin azaltılması nedeniyle resen yapılan cezalı tarhiyatların dayanağı olan K.D.V tarhiyatlarının iptali istemiyle açılan davada, Mahkemenin kararı ile tarhiyatlar hukuka aykırı bulunduğundan, davaya konu edilen cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucu hakkındadır.

Vergi cezalarından Kurtulmak ve İdari Çıkış Yolları

T.C.

 İSTANBUL

7. VERGİ MAHKEMESİ

ESAS NO: 2019/

KARAR NO: 2019/

DAVACI: SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ

VEKİLİ: AV. M

DAVALI: VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ

VEKİLİ: AV.

DAVANIN ÖZETİ: Davacının 2016/12 döneminden sonraki döneme devreden katma değer vergisi beyanlarının inceleme raporuyla yeniden düzenlenmesi üzerine tanzim edilen 27.12.2018 tarih, 2018-A-3121/24 sayılı vergi inceleme raporuna istinaden 2017/2 ve 3 dönemlerine ilişkin olarak resen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin; davacı hakkında düzenlenen 27.12.2018 tarih, 2018-A-3121/22 sayılı vergi tekniği raporunda, davacının sahte belge düzenleyicisi olmadığının tespit edilmesi üzerine 2016 ve 2017 yılları için matrah artırımında bulunularak yapılandırılan tüm borçların 05.02.2019 tarihinde ödendiği, incelemenin tamamlanmasından itibaren bir ay içinde matrah artırımında bulunulduğundan dolayı davacı hakkında tarhiyat yapılamayacağı, ayrıca davacının tüm mal ve hizmet alışlarının gerçek olup ödemelerinin de yapılmış olduğu, idarece yapılan vergi incelemesinin somut delil bulunmaksızın varsayıma dayalı olarak gerçekleştirildiği, ileri sürülerek iptali istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacı hakkında 2016/12 döneminden sonraki döneme devreden katma değer vergisinin değişmiş olması nedeniyle düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden dava konusu cezalı tarhiyatların yapıldığı, davacı adına düzenlenen bir kısım faturaların sahte olduğu hususunun hukuken geçerli somut delillerle vergi tekniği raporlarıyla ortaya konulduğu, dava konusu cezalı tarhiyatların hukuka uygun olduğu, belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren İstanbul 7. Vergi Mahkemesi Hâkimliğince dava dosyası incelenerek işin gereği düşünüldü:

Dava, davacı adına 2017/2 ve 3 dönemlerine ilişkin olarak resen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin iptali istemiyle açılmıştır. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 10. maddesinin (a) bendinde, mal teslim ve hizmet ifası hallerinde malın teslimi veya hizmetin yapılması vergiyi doğuran olay kapsamında sayılmış, 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde de, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla. Hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri hükmüne, 34. maddesinin 1. bendinde ise “yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait katma değer vergisi, alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinde ayrıca gösterilmek ve bu vesikalar kanuni defterlere kaydedilmek şartıyla indirilebilir” hükmüne yer verilmiştir.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 30/4. maddesinde; defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların vergi matrahının doğru ve kesin olarak saptanmasına olanak vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması nedeniyle ihtidaca Salih bulunmaması halinin resen vergi tarhı sebeplerinden olduğu hükme bağlanmış, aynı Kanunun 3. maddesinin (B) fıkrasında, vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, gerçek mahiyetin yemin hariç her türlü delil ile ispatlanabileceği; vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan tanık ifadesinin, ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde, ispat külfetinin bunu iddia edene ait olduğu düzenlemesi yer almaktadır.

Dava dosyasının incelenmesinden, davacı hakkında düzenlenen 27.12.2018 tarih, 2018-A-3121/23 sayılı vergi inceleme raporuna göre, davacının, mal alımında bulunduğu bir kısım mükellefler tarafından düzenlenen sahte faturaları yasal defterlerine kaydederek belirtilen faturalarda mevcut olan katma değer vergilerini ilgili dönem katma değer vergisi beyanlarında indirim konusu yaptığının tespit edildiği ve 2016 yılından 2017 yılına devreden KDV tutarının 0,00 TL olarak dikkate alınması gerektiğinin belirtildiği, akabinde devreden katma değer vergisinin değişmesi nedeniyle davacı hakkında düzenlenen 27.12.2018 tarih, 2018-A-3121/24 sayılı vergi inceleme raporu ile 2017 yılı KDV beyannamelerinin düzeltilmesi üzerine bu rapora istinaden 2017/2 ve 3 dönemleri için re’sen üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarının yapıldığı, ihbarnamelerin davacıya tebliğ edilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Olayda, devreden katma değer vergisinin azaltılması nedeniyle resen yapılan dava konusu cezalı tarhiyatların dayanağı olan 2016 yılına ilişkin katma değer vergisi tarhiyatlarının iptali istemiyle açılan davada, Mahkememizin 03.10.2019 tarih ve E:2019/457, K:2019/1780 sayılı kararı ile tarhiyatlar hukuka aykırı bulunduğundan, işbu davaya konu edilen cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle; davanın kabulüne, dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarının iptaline, aşağıda dökümü yapılan 179,40 TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari

Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.512,00 TL vekâlet ücretinin davalı tarafından davacıya ödenmesine, artan posta masrafı avansının kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, bu karara karşı, kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren otuz (30) gün içinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere, 03.10.2019 tarihinde karar verildi.

 HAKİM                              ÜYE                                   ÜYE

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir