Sahte (Naylon) Fatura Ve Yanıltıcı Belge Düzenlenmesi Ve Kullanılması Sonucu Vergi Tarhiyatı ve Cezaları Hakkındadır.

Vergi cezalarından Kurtulmak ve İdari Çıkış Yolları

Sahte (Naylon) Fatura veya Yanıltıcı Belge Düzenlenmesi ve Kullanılması Sonucu Vergi Tarhiyatı;

Ticari hayatın akışı içinde mükellefler bazen fatura aldığı kişilerin sahte fatura düzenlediğini bilmeyebilir.

Bunun yanında bazı firmalar giderini fazla göstermek ve bu suretle vergi matrahını azaltmak amacıyla da sahte fatura kullanmış olabilir.

Bu nedenle sahte faturayı düzenleyen firmayı inceleyen Vergi İdaresi bu faturaları kullanan mükellefler bakımından da inceleme başlatmakta ve düzenlenen vergi inceleme raporlarına göre tarhiyat ve vergi cezası işlemleri tesis etmektedir.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun “Kaçakçılık Suçları ve Cezaları” başlıklı 359. maddesinde “muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge” ve “sahte belge” hususlarına değinilmiş ve bu belgeleri düzenleyenler ve kullananlar için cezai müeyyide öngörülmüştür.

Bu maddede sayılan adli cezalar, vergi cezalarının kesilmesine engel teşkil etmemekte, vergi idaresi tarafından bu fiillere istinaden ayrıca vergi cezaları da kesilmektedir.

Vergi cezaları vergi ziyaı ve usulsüzlük şeklinde karşımıza çıkmaktadır.

Sahte (Naylon) Fatura ve Vergi Zıyaı Cezası;

Naylon sahte fatura vergi cezası davası Vergi zıyaı, VUK’un 341. maddesinde şöyle tanımlanmıştır “Vergi zıyaı, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden, verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder.”

Bu tanıma göre sahte fatura nedeniyle bir vergi kaybı meydana gelmiş ise ayrıca vergi zıyaı cezası da kesilecektir.

Ancak bu ceza normalde kaybolan vergi aslının bir katı olarak uygulanırken, VUK 344. madde uyarınca sahte yahut muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanımı nedeniyle üç kat olarak uygulanacaktır.

Bunun yanında kaçakçılık fiili nedeniyle hiç vergi zıyaı oluşmasa bile cezai sorumluluk devam edecektir.

Uygulamada sahte (naylon) faturayla/belgeyle alakalı Vergi İdaresi iki durum üzerinde durmaktadır.

İlk olarak bu belgeyi düzenleyen firmalar hakkında yapılacak işlemler, ikinci olarak bu belgeleri kullanan firmalar hakkında yapılacak işlemler.

Vergi idaresi tarafından VUK 359. madde uyarınca sahte belge/fatura düzenlediği düşünülen firmalar hakkında Vergi Tekniği Raporu (VTR) düzenlenmektedir.

Bu rapora istinaden de vergisel işlemler yapılmaktadır.

Kullanıcı firmalar hakkında ise Vergi İnceleme Raporu (VİR) düzenlenmektedir.

Bu raporlara istinaden tarhiyat ve ceza işlemleri yapılmaktadır.

Sahte (Naylon) Fatura Konusunda Danıştay’ın Görüşü

Danıştay Vergi Dava Daireleri (3., 4., 7. ve 9. Daireler) vermiş olduğu kararlarında sahte faturayı düzenleyen şirket ile bunu kullanan şirketi ayırmakta ancak sahte faturayı kullanan şirket hakkında karar verirken düzenleyen şirket hakkındaki hukuki durumu da göz önünde bulundurmaktadır.

Çünkü sahte faturayı düzenlediği ileri sürülen şirketin gerek ceza hukuku gerekse vergi hukuku anlamında aklanması bu faturaları kullanan şirketleri de doğrudan etkileyecek bir husustur.

Nitekim Danıştay 4. Dairesinin 26.04.2007 tarihli ve E. 2006/1742, K.2007/1408 sayılı kararında; “Vergi mahkemesince, vergi incelemesinin amacına da uygun olarak öncelikle, içeriği itibarıyla yanıltıcı olduğu sonucuna varılan faturaları veren şirket hakkında düzenlenen raporlar üzerine idarece ne gibi işlemler yapıldığı, bu raporlara dayalı olarak komisyon geliri elde etmekten dolayı tarhiyat yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise sonucunun ne olduğu, bu raporlarla ilgili yargı kararlarının bulunup bulunmadığı, söz konusu şirketin mükellefiyetinin idarece terkin edilip edilmediği, edilmişse dava konusu yapılıp yapılmadığı, davacıya fatura düzenlediği dönemlerde, katma değer vergisi beyannamelerini verip vermediği adına katma değer vergisi tarhiyatı yapılmış ise bu konuda yargı kararı bulunup bulunmadığı hususları davalı idareden, ya da faturaları düzenleyen şirketin bağlı bulunduğu vergi dairesinden araştırılıp bu araştırma sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davanın reddedilmesinde hukuka uyarlık görülmemiştir.” denilmek suretiyle içeriği itibarıyla yanıltıcı olduğu sonucuna varılan faturaları düzenleyen şirket hakkında gerekli araştırma yapılmadan verilen mahkeme kararını bozmuştur.

Naylon sahte fatura şirket kaşe dava ceza vergi Öte yandan Danıştay sahte fatura ile ilgili olarak incelemenin somut verilere dayanması gerektiğini varsayıma dayalı tespitlerle işlem yapılmasının hukuka aykırı olacağını kabul etmektedir.

Danıştay 9. Dairesinin 20.01.2010 tarihli ve E. 2008/3402, K.2010/84 sayılı kararında; “Olayda, her ne kadar (K) Ltd. Şti. hakkında yapılan tespitlere göre, şirketin sahte fatura düzenlediği konusunda kuşkular bulunmakta ise de, anılan şirketin düzenlediği tüm faturaların sahte olduğu şeklinde bir genelleme yapılması mümkün olmayıp, anılan şirketin davacı şirket adına düzenlediği faturaların sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı olduğu hususunun açık ve somut bir şekilde ortaya konulması gerekmektedir.

Yukarıda belirtilen tespitlerde, (K) Ltd. Şti.’nin beyannameleri vermesi, faturalarının anlaşmalı matbaaya bastırması, faaliyetinin olup olmadığı, işyerinde ticari emtiasının bulunup bulunmadığı hususlarında, ihtilaflı yıllarda yapılmış yoklamaların bulunmaması karşısında, davacı şirketin ödemelerini nakit yaptığı, (K) Ltd. Şti.’nin mal alış faturaları sahte olduğundan satışlarının da sahte olduğu sonucunun ortaya çıktığı ve vergilendirme ile ilgili ödev ve sorumluluklarını yerine getirmediği hususlarına dayanarak anılan şirketin davacı şirket adına düzenlediği faturaların sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı olduğu sonucuna varılması varsayıma dayalı bir yaklaşım olacaktır.

Bu nedenle aksi yöndeki Mahkeme kararının vergi zıyaı cezalı katma değer vergisine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir.” şeklinde hüküm kurmuştur.

Öte yandan VUK’un 3.maddesinin (B) bendinde; “Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya, ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esastır.

Vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti yemin hariç her türlü delille ispatlanabilir.

Şu kadar ki, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesi ispatlama vasıtası olarak kullanılamaz.

İktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfeti bunu iddia eden tarafa aittir.” hükmüne yer verilmiş olduğundan, sahte fatura düzenlenmesinin ya da kullanımının ispatında somut olayın durumuna göre değerlendirme yapılacak ve ispat külfeti buna göre belirlenecektir.

Yani bu konuda ticari ve ekonomik hayatın olağan akışına yahut teknik gereklere aykırı bir hususu kim iddia ediyorsa ispat külfeti o tarafa ait olacaktır.

 Sahte (Naylon) Fatura ve Uzlaşma;

Sahte fatura ve belgelerin kullanımı ve düzenlenmesi uzlaşma imkanını da etkilemektedir.

Kaçakçılık fiilleri nedeniyle yapılan tarhiyat ve ceza işlemlerine karşı uzlaşmaya gidilememektedir.

Bu durum hem tarhiyat öncesi hem de tarhiyat sonrası uzlaşma bakımından geçerlidir.

Ancak istisnaen bu durumlarda bile uzlaşma yapılan idari pratiklere rastlanmaktadır.

Sahte ve muhtevası itibariyle yanıltıcı belge kullanımı neticesinde vergilerde indirim yapılmış ise bunun tespit edilmesi halinde bu indirimler reddedilecektir.

Bu işlem vergi inceleme raporuna dayanarak yapılabileceği gibi takdir komisyonu tarafından yapılacak tespit ile de mümkündür.

Danıştay 3.Dairesinin 16.6.2016 tarihli ve E: 2016/7905 K: 2016/4561 sayılı kararında şu hususlara yer verilmiştir. “3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 29’uncu ve 34’üncü maddelerinde düzenlenen katma değer vergisi indiriminden yararlanma şartlarının yerine getirilmediği hususunun tespit edilmesi halinde vergi dairesince mükellefin katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle hakkında tarhiyat yapılabilecektir.

Vergi inceleme raporuyla yapılması gerektiği yolunda herhangi bir yasal zorunluluk bulunmadığından, inceleme yetkisine haiz takdir komisyonlarınca da yapılabilecek olan bu tespit sonucunda, sahteliği saptanmış faturalara konu indirimler reddedilebilecektir.”

Sonuç olarak naylon fatura olarak bilinen evrakın kullanımının gerek vergi gerek ceza hukuku anlamında hüküm ve sonuçları bulunmaktadır.

Ceza ve vergi yargılaması boyutları birbirinden ayrı şekilde ilerlemektedir.

Sahte fatura kullanan şirketlerin açtığı davalarda yargı organları genelde bu faturaları düzenleyen şirketlerle ilgili vergi yargısında ne karar verildiğine bakmaktadır.

Ceza yargılamasında verilen beraat kararları bile bazı zamanlarda etkili olmamakta, delil yetersizliği gerekçesiyle verilen beraat kararları Danıştay tarafından dikkate alınmayabilir.

Şayet düzenleyici firmanın sahteci olduğu vergi yargısında tespit edildiyse kullanıcı firmanın kendi somut durumuna bakılmaktadır.

Buna göre şayet kullanıcı firma gerçek bir alım-satım olduğunu ilgili belgelerle ispatlayabilirse davayı kazanmakta, aksi halde o da sahte belge kullanıcısı olarak kabul edilmektedir.