Takdir Komisyonu ve Kararlarının Hukukiliği

Vergi cezalarından Kurtulmak ve İdari Çıkış Yolları

Yasal düzenleme, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 30. Maddesi; ( Re ‘sen vergi tarhı: (Değişik birinci fıkra: 21.1.1983-2791/1 Md.) Resen vergi tarhı, vergi

Matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunmasıdır. İnceleme raporunda bu maddeye göre belirlenen matrah veya matrah farkı resen takdir olunmuş sayılır.

(Değişik paragraf: 30.12.1980-2365/4 Md.) Aşağıdaki hallerden herhangi birinin bulunması durumunda, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitinin mümkün olmadığı kabul edilir.

  1. (Değişik: 24.6.1994-4008/2 Md.) Vergi beyannamesi kanuni süresi geçtiği halde Verilmemişse,
  2. Vergi beyannamesi kanuni veya ek süreler içinde verilmekle beraber beyannamede vergi matrahına ilişkin bilgiler gösterilmemiş bulunursa,
  3. Bu kanuna göre tutulması mecburi olan defterlerin hepsi veya bir kısmı tutulmamış veya tasdik ettirilmemiş olursa veya vergi incelenmesi yapmaya yetkili olanlara her hangi bir sebeple ibraz edilmezse,
  4. Defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikalar, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca Salih bulunmazsa.(Mülga: 22.7.1998-4369/82 Md.)
  5. (Ek: 30.12.1980-2365/4 Md.) Tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunursa

(1) 19.2.1963 tarihli ve 205 sayılı Kanunun 2 inci maddesiyle değişik şeklidir.

  1. (Mülga: 7.1.2003-4783/9 Md.)
  2. (Ek: 24.6.1994-4008/2 Md.) Bu Kanunun mükerrer 227 inci maddesi uyarınca 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış meslek mensuplarına imzalattırma mecburiyeti getirilen beyanname ve ekleri imzalattırılmazsa veya tasdik kapsamına alınan konularda yeminli mali müşavir tasdik raporu zamanında ibraz edilmezse,
  3. (Mülga: 22.7.1998-4369/82 Md.)

Yukarıdaki 2 inci bentte yazılı halin vukuunda mükellefe, takdir komisyonu tarafından

15 günden az olmamak üzere bir mühlet verilerek vergi matrahına ilişkin bilgileri vermeye ve kanuni defterlerini ibraz etmeye davet olunur. Bu davet üzerine mükellef istenilen bilgileri verir ve kanuni defterlerini ibraz ederse, defter ve vesikalar ihticaca Salih bulunmak şartıyla, mükellefe takdir olunacak matrah defter ve vesikaları kayıtlarına göre tespit olunacak miktardan fazla olamaz.

(Ek: 26/6/1964-485/2 Md.; Değişik: 24/6/1994-4008/2 Md.) Vergi beyannamesini kanuni süresi geçtikten sonra vermiş olanlara bu beyannamede gösterdikleri matrah üzerinden re ‘sen gerekli tarhiyat yapılır ve bu beyannameler re ‘sen takdir için takdir komisyonuna sevk edilmez. Ancak, vergi incelemesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra kendiliğinden verilen beyannameler için bu hüküm uygulanmaz.

(Ek: 26.6.1964-485/2 Md.) Yukarıdaki bentlerin hükümlerine göre re ‘sen vergi tarhını gerektirir bir sebep yanında ikmalden vergi tarhını da lüzumlu kılan bir durum mevcut ise re ‘sen takdir sonucu beklenmeksizin gerekli ikmal tarhiyatı yapılır. Re ‘sen takdir sırasında ikmal tarhiyatına mesnet olan matrah farkı nazara alınmışsa vergi tarhı sırasında evvelce tarh edilmiş olan vergi indirilir. Verginin idarece tarhı:

Mükerrer Madde 30 – (Ek: 19.2.1963-205/2 Md.)

Verginin idarece tarhı; 29 uncu ve 30 uncu maddeler dışında kalan hallerde, mükelleflerin verginin tarhı için vergi kanunları ile muayyen zamanlarda müracaat etmemeleri veya aynı kanunlarla kendilerine tahmil edilen mecburiyetleri yerine getirmemeleri sebebiyle zamanında tarh edilemeyen verginin kanunen belli matrahlar üzerinden idarece tarh edilmesidir. Bu takdirde vergi, 131 inci madde mucibince tanzim edilen yoklama fişine müsteniden tarh olunur. Bu şekilde tarh olunan vergilerle cezalarına ilişkin ihbarnameler bir taraftan, mükellefin bilinen adresine posta ile yollanır; diğer taraftan mükellefin adını, soyadını, hesap numarasını, işini, adresini tarh edilen verginin ve kesilen cezanın miktar ve cinsini gösterir bir ilan vergi dairesinin ilan koymaya mahsus mahalline asılır. İlanın asılması keyfiyeti ve tarihi tutanakla tespit olunur.

(Değişik: 23.6.1982-2686/6 Md.) Verginin tahakkuku ve cezanın kesinleşmesi için geçmesi gereken vergi mahkemesinde dava açma süresi; mükellefin bilinen adresinde tebligat yapıldığı hallerde tebliğ tarihinden, aksi halde tutanakla tespit olunan ilan tarihinden başlar.) hükmü gereği, “verginin resen tarhı ve nedenleri” 9 bent halinde bir bir sıralanmıştır.

213 sayılı VUK madde 31; ( Takdir kararı:

Madde 31 – Takdir komisyonunca belli edilen matrah veya matrah kısmı takdir kararına bağlanır. Takdir kararları komisyonun başkan ve üyeleri tarafından imzalanır. Takdir kararlarında aşağıda yazılı malumat bulunur:

  1. Kararın sıra numarası;
  2. Kararın tarihi;
  3. Mükellefin soyadı ve adı (Tüzel kişilerde unvanı);
  4. Mükellefin açık adresi;
  5. Takdirin ilgili bulunduğu vergi;
  6. Takdirin ilgili bulunduğu vergilendirme dönemi;
  7. Takdir edilen matrah;
  8. Takdirin müstenidatı ve takdir hakkında izahat.) hükmü gereği takdir kararlarının neler içereceği konusu madde hükmünde düzenlenmiştir. Yasal düzenleme gereği takdir kararlarında, takdir komisyonunca belli edilen matrah ve matrah kısmı takdir kararına bağlanmaktadır.

Takdir komisyonu kararlarında mutlak surette komisyon başkan ve üyelerinin imzaları yer almalıdır.Ayrıca, takdir kararlarında; kararın sıra numarası, karar tarihi, matrah takdir edilen mükellefin soyadı-adı, tüzel kişilerde unvanı, mükellefin açık adresi, takdirin ilgili bulunduğu vergi dairesi, takdirin ilgili bulunduğu vergilendirme dönemi, takdir edilen matrah ve nihayet takdir komisyonu kararının gerekçesi (müstenidatı) ve takdir edilen matrah hakkında kısa izahat bulunmalıdır. Diğer taraftan, yasanın 32. Maddesinde; ( Takdir kararlarının tevdii: Madde 32 – Takdir kararları komisyonca imza karşılığında vergi dairesine tevdi olunur.).

“takdir kararlarının vergi dairesine tevdii”, 33. maddesinde ise; ( Re ‘sen tarhta mahsup: Madde 33 – Re ‘sen takdir olunan matrah, mükellef tarafından bildirilen matrahtan fazla değilse, re ‘sen vergi tarh edilmez; fazla ise sadece aradaki fark üzerinden vergi tarh olunur.)

 “resen tarhta mahsup hükmü” ve 34. madde de ise “ikmalen ve resen tarh edilen vergilerle ilgili ihbarname” ilkesinden söz edilmektedir.

Aynı şekilde, yasanın 35. Maddesi; ( İhbarnamenin muhteviyatı:

Madde 35 – İhbarname aşağıda yazılı malumatı ihtiva eder:

  1. İhbarnamenin sıra numarası;
  2. İhbarnamenin tanzim tarihi;
  3. Verginin nevi;
  4. Mükellefin soyadı adı (Tüzel kişilerde unvanı);
  5. Mükellefin açık adresi;
  6. Vergilendirme dönemi;
  7. Verginin matrahı;
  8. Verginin hesabı;
  9. Verginin miktarı;
  10. Kısa ve açık bir ifade ile ikmalen veya re ‘sen vergi tarhını icap ettiren sebepler;
  11. (Değişik: 23.6.1982-2686/7 Md.) Vergi mahkemesinde dava açma süresi;
  12. (Değişik: 23.6.1982-2686/7 Md.) Vergi mahkemesinde dava açma şekli.

Takdir komisyonunun kararı üzerine tarh edilen vergilerde kararın ve re ‘sen takdiri gerektiren inceleme raporunun birer sureti ihbarnameye eklenir.) hükmünde ise ihbarnamelerin içeriklerinden söz edilmektedir.

12 madde halinde düzenlenen ihbarname içeriği konusunda, takdir komisyonun kararı üzerine tarh edilen vergilerde kararın ve resen takdiri gerektiren “inceleme raporunun” birer sureti ihbarnameye iliştirilmelidir.

Konumuz, “takdir komisyonu kararlarının hukukiliği sorunu” ile ilgili olduğundan dolayı esasen burada takdir komisyonu kararları tarafından takdir edilen matrahlarla ilgili yapılan tarhiyatların burada vergi hukukuna Uyarlı olup olmadığı tartışmaya açılacaktır. Uygulamada takdir komisyonu kararları, vergi dairelerinden bağımsız bir birim olarak ayrı bir kurumda yani takdir komisyonlarında istenilen matrah takdirleri yapılagelmektedir.

Bazı vergi dairelerinde ise müstakil takdir komisyonları bulunmayıp vergi dairesinde kurulan geçici takdir komisyonlarında (gayri muvazzaf) bu matrah takdirleri yapılmaktadır. (VUK md.72). ( Kuruluş: Madde 72 – (Değişik: 4.12.1985-3239/5 Md.)

Takdir Komisyonu; illerde defterdarın, ilçelerde mal müdürünün (müstakil vergi dairesi olan ilçelerde ilgili vergi dairesi müdürünün) veya bunların tevkil edecekleri memurların başkanlığı altında ilgili vergi dairesinin yetkili iki memuru ile seçilmiş iki üyeden kurulur. Arsalara ait asgari ölçüde birim değer tespitinde takdir komisyonu; belediye başkanı veya tevkil edeceği memurun başkanlığı altında belediyenin yetkili bir memuru ile defterdarın, vergi dairesi başkanlığı bulunan yerlerde ise vergi dairesi başkanının görevlendireceği iki memur, tapu sicil müdürü veya tevkil edeceği bir memur ve ticaret odasınca seçilmiş bir üye (ilgili olduğu arsalara ilişkin takdir komisyonlarına organize sanayi bölgesini temsilen bir üye) ile ilgili mahalle ve köyün muhtarından kurulur.(2) Araziye ait asgari ölçüde birim değer tespitinde takdir komisyonu, valinin başkanlığı altında defterdar, Tarım Orman ve Köy işleri Bakanlığı il müdürü ile il merkezlerindeki ticaret ve ziraat odalarından seçilmiş birer üyeden kurulur.

Takdir komisyonları daimi veya geçici olurlar. (Değişik ikinci cümle: 16.6.2009-5904/21 Md.) Takdir komisyonlarının kurulacağı yerler ile bu madde uyarınca kurulan komisyonların çalışma usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir. Daimi komisyon bulunmayan yerlerde takdir işleri geçici komisyonlar tarafından görülür.) Bilindiği gibi, takdir komisyonları kendilerine sevk edilen konularla ilgili matrah takdiri yaparak takdir ettikleri bu matrahları yeniden istenilen makamlara yollamaktadırlar. Takdir komisyonlarının ve üyelerinin kendilerinden istenilen matrah takdirleri ile ilgili ayrıntılı araştırma yapma ve hatta “vergi incelemesi” yapma yetkileri bulunmaktadır. Uygulamada vergi daireleri beyannamelerini vermeyen mükelleflerle ilgili olarak veya diğer nedenlerle eksik beyanda bulunan mükelleflerle ilgili olarak 213 sayılı VUK md.30/1. hükmü gereği takdir komisyonuna matrah takdiri için dosyayı sevk etmektedirler. Vergi daireleri, önce mükelleften beyannamenin verilip verilmediği konusunda mükelleften “beyanname soru yazısı” ile bu durumu sorması ve alacağı cevaba göre hareket etmesi gerekir. Son zamanlarda beyana çağrı mektupları mükelleflere tebliğ edilmeden olay doğrudan takdir komisyonuna sevk edilmektedir. Bu işlem yanlış olup, başından sonuna kadar yapılan bir dizi hataların oluşumuna zemin hazırlamaktadır. Takdir komisyonlarına iştirak eden üyeler takdir edilen matrah ile ilgili hiçbir fikir beyan etmeden idare tarafından hazırlanan kararları sadece imza atmakla yetinmektedirler. Takdir komisyonları matrah takdiri sırasında mükelleflerin defter, kayıt, belge vs. incelemek ve bunlara göre matrah takdir etmeleri gerekir. Mükelleflerin defter ve belgelerinin incelenmesinden sonra gerekirse mükellefin beyan ve ifadelerine de ayrıca başvurmalıdır. Bilhassa KDV ile ilgili yapılacak matrah takdirlerinde mükelleflerin alış, gider, maliyet ve satış faturalarının incelenmesi zorunludur. Bunlar yapılmadan hiçbir şekilde KDV gibi bir verginin takdiri yapılamaz. Sonuç olarak, KDV olsun, BSMV olsun, sigorta muameleleri vergisi olsun, damga vergisi olsun bu tip vergilerin mutlak surette mükelleflerin beyanları, yevmiye defteri, büyük defter, alış faturaları, satış faturaları, kayıt defteri, poliçeler ve diğer resmi defter ve belgelerin incelenerek karar verilmesi gerekir diye düşünüyorum..

Diğer taraftan, takdir komisyonlarına iştirak edecek başkan dahil ve üyelerin muhasebe ve vergi mevzuatına yeterince hâkim olmaları ve işin önemine göre konuya vakıf kişilerin iştirak etmesi zorunludur. Takdir edilen kararlarla ilgili olarak kararın gerekçesi yeterince açık, somut ve doyurucu gerekçelerle dolu olması gerekir. Eğer olayda takdiri gerektirir bir durum, sebep yok ise komisyon vergi dairesine durum izah eden gerekçeli bir yazı ile dosyayı iade etme yetkisine de sahiptir. Uygulamada böyle bir dosyanın iade edildiği görülmemiştir. Yine, yaşanan bir başka uygulama hatası ise şudur: komisyon matrah takdiri sırasında takdir edilen hasılat ile ilgili maliyet veya girdi unsurları dikkate alınmadan hatalı matrah takdirleri yapılmaktadır.