Vergi Cezalarından Kurtulma Yolları

Vergi cezalarından Kurtulmak ve İdari Çıkış Yolları

Tasfiye işlemlerini yapıp kapattığımız bir şirketimize gelen bir ceza ihbarnamesi bu haftaki yazımın konusunu oluşturuyor her ticaretle uğraşan kişinin yaşayabileceği vergi cezalarından kurtulma konusunu uzun ve kapsamlı bir konu olmasına rağmen çok kısa özetlemeye çalıştım.

Ödeme yapılabilir

Vergi usul kanunumuzun 368. maddesi ödeme sonucunda cezaların kalkmasını anlatmıştır Kesilen vergi cezaları taksit zamanlarından evvel tahakkuk etmişse taksit süreleri içinde; tak­sit süreleri kısmen veya tamamen geçtikten sonra tahakkuk etmiş ise; geçmiş taksitler, tahakkuk tarihinden başlayarak bir ay içinde ödenerek kesilen cezalardan kurtulabilir. Bu süre, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ge­reğince teminat gösterildiği takdirde, vergi kanunu ile belli taksit zamanına kadar ve taksit zamanı geçmiş ise üç ay uzatılabilir.

İdari Çözüm aranabilir

Bir vergi ve ceza ihbarnamesi geldiğinde, dava açmadan önce, idari aşamada çözüm yolları aranabilir.

Örneğin; Yapılan işlemde bir “vergi hatası” varsa, düzeltilmesi talep edilebilir. Vergi hatalarının düzeltilmesine, ilgili vergi dairesi müdürü karar verir. Bu hatalar düzeltme fişine dayanılarak düzeltilir. Hatanın mükellef aleyhine yapılmış olması halinde, fazla vergi aynı fişe dayanılarak terkin ve tahsil olunmuş ise mükellefe ret olunur. Düzeltme fişinin bir nüshası, reddedilecek miktarla müracaat edeceği muhasebe ve müracaat süresi zikredilmek suretiyle mükellefe tebliğ edilir. Mükellef tebliğ tarihinden başlayarak bir yıl içinde parasını geri almak üzere müracaat etmediği takdirde hakkını kaybeder. Mükellefler, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilirler.

Vergi ve ceza için dava açma yoluna gidilmeyerek indirim talep edilebilir

İkmalden, re ’sen veya idarece tarh edilen vergi veya vergi farkını ve aşağıda gösterilen indirimlerden arta kalan vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarını. Mükellef veya vergi sorumlusu ihbarnamelerin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde ilgili vergi dairesine başvurarak vadesinde veya 6183 sayılı kanunda belirtilen türden teminat göstererek vadenin bitmesinden itibaren üç ay için­de; “Vergi Usul Kanunu’nun 376. maddesine göre ödeyeceğim” diye bir dilekçe verirse,

Vergi zıyaı cezasında kesilen cezanın birinci defa da yarısı; müteakiben kesilenlerde üçte biri;

Usulsüzlük veya özel usulsüzlük cezalarının üçte biri indirilerek ödenebilir.

Mükellef veya vergi sorumlusu ödeyeceğini bildirdiği vergi ve vergi cezasını yukarıdaki yazılı süre içinde ödemez veya dava konusu yaparsa bu madde hükmünden faydalandırılmaz. Yukarıdaki hükümler vergi aslına tabi olmaksızın kesilen usulsüzlük cezaları hakkında da uygulanır.

Uzlaşma başvurusunda bulunulabilir.

 Uzlaşma, vergi ve cezanın tutarı konusunda pazarlık edilmesi suretiyle indirim anlamına geliyor.

Uzlaşma talebi için mükellefin bizzat veya resmi vekâletine haiz vekili yazılı olarak yetkili uzlaşma komisyonuna müracaat etmesi gerekmektedir.

 Uzlaşma talebine ait dilekçe, mükellefin bağlı olduğu vergi dairesinin bulunduğu il veya ilçede bulunan uzlaşma komisyonuna verilir.

Bu dilekçenin yetkili uzlaşma komisyonuna taahhütlü posta ile gönderilmesi de mümkündür.

Uzlaşma talebi, ihbarnamede yazılı verginin tamamı için yapılır.

Uzlaşma talebinin, vergi ihbarnamesinin mükellefe tebliğ tarihini takip eden günden itibaren 30 gün içinde yapılması, Uzlaşma talebinin süresinde ve usulüne uygun şekilde yapıldığının ve komisyonun yetkisi içinde bulunduğunun anlaşılması halinde, uzlaşma ile ilgili olarak yapılacak görüşmelere bizzat katılması veya resmi vekâletine haiz vekilini bulundurması hususu; görüşmenin tarihi, yapılacağı yer ve saati komisyon sekretaryası tarafından yazı ile ve en az on beş gün önceden mükellefe bildirilir.

Mükellefin istemesi halinde on beş günlük süreye bağlı kalınmaksızın daha önceki bir tarih, uzlaşma günü olarak belirlenebilir.

Yapılan görüşme sonucunda uzlaşma sağlandığı takdirde uzlaşma komisyonu durumu düzenlenen tutanakla tespit eder.

Vergi sorumlusuna imza karşılığında tebliğ edilerek tebliğ işlemi gerçekleştirilir.

Üzerinde uzlaşılan ve tutanakla tespit edilen hususlar hakkında dava açılamayacağı gibi hiçbir mercie şikâyette de bulunulamaz.

Uzlaşma tutanağının vergi dairesine intikali üzerine tarh ve tebliğ edilmiş olan vergi ve ceza, uzlaşılan vergi miktarına göre düzeltilir.

Uzlaşma görüşmeleri nerede yapılır?

Uzlaşma görüşmeleri aşağıda tablo halinde yazdığım vergi veya cezanın tutarına göre aşağıdaki uzlaşma komisyonlarının birinde yapılır

a) İl Uzlaşma Komisyonu: Defterdarın veya tevkil edeceği kişinin başkanlığında gelir müdürü ile vergi dairesi müdüründen oluşur.

b)      İlçe Uzlaşma Komisyonu: Müstakil vergi dairesi bulunan ilçelerde, vergi dairesi müdürünün başkanlığında müdür tarafından belirlenecek bir müdür yardımcısı ve şeften oluşur. Müdür yardımcısı veya şef bulunmaması halinde komisyonda bunların yerine görev yapanlar üye olur. Bağlı vergi dairelerinde komisyon malmüdürünün başkanlığında gelir şefi ve memurundan oluşur. Gelir şefi bulunmaması halinde yerine gelir şefliği memurlarından birisi üye olur.

c) Vergi Dairesi Başkanlıklarında Uzlaşma Komisyonu: Vergi dairesi başkanının başkanlığında vergi müdürü ve müdür yardımcısından oluşur.

d) Merkezi Uzlaşma Komisyonu: Mahalli uzlaşma komisyonlarına tanınan yetki sınırlarını aşan vergi, resim ve harçlarda uzlaşmak üzere kurulan Merkezi Uzlaşma Komisyonu, Maliye Bakanlığı Müsteşarı’nın başkanlığında, Genel Müdürlüğün bağlı olduğu Müsteşar Yardımcısı ve Gelirler Genel Müdürü’nden oluşur.

Bu komisyonlar üyelerinin tamamının katılmasıyla toplanırlar ve çoğunlukla karar verirler. Komisyon başkan ve üyelerinin herhangi bir nedenle görevlerinin başında bulunmamaları halinde, bunlara vekâlet edenler komisyonda görev yaparlar.

Uzlaşma Komisyonlarının Yetki Sınırları

a) Vergi Dairesi Başkanlığı kurulmayan yerlerde yetki sınırları

Uzlaşma Komisyonları         Yetki Sınırı (TL)

Vergi Daireleri Koordinasyon Uzlaşma Komisyonu        3.000.000,00

Defterdarlık Uzlaşma Komisyonu 50.000,00

Vergi Dairesi Uzlaşma Komisyonu       İl merkezlerindeki        3.000,00

İl merkezleri dışında yer alan        Vergi dairesi bünyesinde kurulan 15.000,00

Mal müdürlükleri bünyesinde kurulan   3.000,00

b) Vergi Dairesi Başkanlığı kurulan yerlerde yetki sınırları

Uzlaşma Komisyonları         Kurulma Bölgesi         Yetki Sınırı (TL)

Vergi Daireleri Koordinasyon Uzlaşma Komisyonu        3.000.000

Vergi Dairesi Başkanlığı Uzlaşma Komisyonu       Vergi Dairesi Başkanlığı         300.000–900.000

Vergi Dairesi Uzlaşma Komisyonu       Vergi Dairesi Başkanlığı     Vergi Dairesi Başkanlığı 35.000

İl Merkezlerindeki Vergi Dairesi Bünyesinde Kurulan      Grup Vergi Dairesi Başkanlıkları      3.000–30.000

İl Merkezleri Dışında Yer Alan      Vergi Dairesi Bünyesinde Kurulan        Grup Vergi Dairesi Başkanlıkları   15.000–30.000

Mal Müdürlükleri Bünyesinde Kurulan  Grup Vergi Dairesi Başkanlıkları  3.000–6.000

c) Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı Uzlaşma Komisyonu’nun yetki sınırı

Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı Uzlaşma Komisyonu’nun yetki sınırı 2.000.000,00 TL’dir. Bu sınırı aşan uzlaşma talepleri tutarına göre Vergi Daireleri Koordinasyon Uzlaşma Komisyonu veya Merkezi Uzlaşma Komisyonunca sonuçlandırılır.

d) Merkezi Uzlaşma Komisyonu’nun yetki sınırı 3.000.000 TL’yi geçen uzlaşma talepleri Merkezi Uzlaşma Komisyonu tarafından sonuçlandırılır.

Uzlaşma ile ilgili kritik birkaç noktayı ise şöyle özetleyebiliriz

a) Uzlaşmalarda İndirim oranı konusunda yasal bir sınırlama yoktur. Dosyanın durumuna göre cezanın yüzde 90-99’u, verginin ise yüzde 10-70’i kaldırılabiliyor.

c) Uzlaşılan vergi ve cezanın, vadesinde ödenmemesi, indirilen kısmı ortadan kaldırmıyor.

d) Uzlaşma “tarhiyat öncesi” ve “tarhiyat sonrası” diye ikiye ayrılıyor.

— Tarhiyat öncesinde, vergi-ceza ihbarnameleri tebliğ edilmeden, vergi inceleme raporundaki belirlemelere göre, uzlaşma pazarlığı yapabilirsiniz

— Tarhiyat sonrası uzlaşma başvurusu ise, vergi-ceza ihbarnamelerinin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde yapılabiliyor.

e) Uzlaşma görüşmeleri sırasında, belli bir tutar üzerinde anlaşmaya varılamaması halinde, “vergi mahkemesinde dava açma yolu” kapanmıyor.

f)Tarhiyat öncesi ya da sonrası uzlaşmadan, yalnızca biri talep dilebiliyor.

Dava Açma Yoluna gidile bilinir

Müddeti içinde uzlaşma talebinde bulunan mükellef veya ceza muhatabı uzlaşma talep ettiği vergi veya ceza için, ancak uzlaşma vaki olmadığı takdirde dava açma yoluna gidebilir.

Ancak, hem cezada indirim yaptırıp hem de dava açma yoluna gitmek mümkün değil. Aynı şekilde, uzlaşma yolu ile vergi ve cezanın tutarı konusunda anlaşmaya varan bir mükellefin, ayrıca dava açması da mümkün değil.

Mükellefin, vergi ve cezanın belli bir kısmı için uzlaşması örneğin; KDV ile ilgili vergi ve cezada uzlaşması belli bir kısmı için de örneğin; Kurumlar Vergisi ile ilgili vergi ve cezaya karşı dava açması da mümkündür.

Mükellef veya ceza muhatabı aynı vergi veya ceza için uzlaşma talebinden önce dava açmışsa dava, uzlaşma işleminin sonuca bağlanmasından önce vergi mahkemelerince incelenmez; herhangi bir sebeple incelenir ve karara bağlanırsa bu karar hükümsüz sayılır.

Uzlaşmanın vaki olması halinde mükellef, üzerinde uzlaşılan vergi ve cezaya (bunlardan birisi üzerinde uzlaşılmış olsa dahi her ikisine); adına sadece ceza kesilmiş bulunan, üzerinde uzlaşılan bu cezaya karşı dava açamaz.

Uzlaşmanın vaki olmaması halinde mükellef veya ceza muhatabı; tarh edilen vergiye veya kesilen cezaya, uzlaşmanın vaki olmadığına dair tutanağın kendisine tebliğinden itibaren genel hükümler dairesinde ve yetkili vergi mahkemesi nezdinde dava açabilir.

Bu takdirde, dava açma müddeti bitmiş veya 15 günden az kalmış ise bu müddet tutanağın tebliği tarihinden itibaren 15 gün olarak uzar.

Uzlaşmanın vaki olmaması halinde, durdurulmuş olan davanın görülmesine, vergi dairesince bildirilmesi üzerine vergi mahkemesinde devam olunur.

Vergi ve cezalar için “teminat” istenmesi durumunda, belirlenen süre içinde teminat gösterilmesi gerekiyor.

Teminat istenmesine esas olan olayda; açıkça hukuka aykırı bir durum varsa ve telafisi imkânsız zarar ortaya çıkacaksa, “yürütmeyi durdurma ve iptal” davası açılabilir.

Bu gibi durumlarda, vergi mahkemesi vergi dairesi savunması alınana kadar yürütmeyi durdurma kararını, öncelikli olarak verebilir ya da vergi dairesinin savunma süresini kısa tutabilir.

Dava açma konusu 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunumuzun 7’nci maddesinin 1’inci fıkrasında, dava açma süresinin, vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu belirtilmiştir. 15’inci maddesinin 1’inci fıkrasının (b) bendinde ise, süre aşımı halinde davanın reddine karar verileceği hükme bağlanmış.

Aynı Kanunun 10’uncu maddesinde de, ilgililerin, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilecekleri, altmış gün içerisinde cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı; ilgililerin, altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre, Danıştay’da, idare ve vergi mahkemelerinde dava açabilecekleri; altmış günlük süre içinde idarece verilen cevabın kesin olmaması halinde, ilgilinin, bu cevabı, istemin reddi sayabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebileceği; bu takdirde, dava açma süresinin işlemeyeceği; ancak, bekleme süresinin başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemeyeceği; dava açılmaması veya davanın reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitiminden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabileceği öngörülmüştür.

Vergi Cezalarında Gecikme Faizi Uygulanır mı?

Vergi usul kanunun 112/3 maddesinde bu konu şöyle tanımlanmıştır.

İkmalen, re ’sen veya idarece tarhiyatlarda vergi için ait olduğu vergilendirme dönemine ilişkin normal vade tarihinden

Dava açılmamışsa tahakkuk tarihine,

Uzlaşma talep edilmiş ve uzlaşmaya varılmışsa uzlaşma tutanağının imzalandığı tarihe,

Dava açılmışsa vergi mahkemesi kararının tebliğ tarihine

Kadar ayrıca gecikme faizi hesaplanacaktır.

2010/965 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 19.10.2010 Tarihinden İtibaren gecikme faizi oranı aylık %1.40 olarak uygulanır

Ödeme Emrinde Durum

Yukarıdaki açıklamamız, vergi ceza ihbarnameleri ile ilgili idi. Bir de “ödeme emri” diye bir olay var.

Ödeme emrine gelince durum değişiyor.

Ödeme emrine karşı dava açılması vergi ve cezanın tahsilâtını durdurmuyor.

 Nedenine gelince, ödeme emri vergi ve cezanın kesinleşmesi halinde düzenleniyor.

Ancak ödeme emrine karşı, tebliğinden itibaren 7 gün içinde dava açılıp “yürütmeyi durdurma” talebinde bulunulması ve bunun da uygun görülmesi halinde, mahkeme sonuçlanıncaya kadar tahsilât yapılamıyor.

Ödeme emrine karşı dava açıldığında, üç iddia öne sürülebilir.

Böyle bir borcum yoktur, ödenmiştir. İşte makbuzları.

Borcun bir kısmı ödenmiştir, işte makbuzları.

Benden istenen vergi ve ceza, zaman aşımına uğramıştır. Denilebilir.

Maliye’nin Cezasından Kurtulmanın Yolları

Bir mükellef olarak Maliye’den vergi cezası yediğinizde hemen telaşlanmayın. İndirim veya uzlaşma yoluyla bu cezalardan tamamen kurtulabilirsiniz.   

İki hafta önce köşemizde SGK’nın kestiği idari para cezalarından nasıl kurtulacağınızı yazmıştım.

Bir dilekçeyle cezanın yarısını sildirin
Vergi sisteminde en çok karşılaşılan cezalardan birisi vergi ziyaı cezası.

Eğer verginizi zamanında tam olarak tahakkuk ettirmemişseniz veya eksik tahakkuk ettirmişseniz vergi ziyaı söz konusu oluyor ve bu cezayı ödemek zorunda kalıyorsunuz.
Ancak, vergi ceza ihbarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde, vergi dairesine bir dilekçe ile başvurursanız ve vergi ile cezayı vadesinde ödeyeceğinizi bir dilekçe ile bildirirseniz vergi ziyaı cezasının yarısı indiriliyor.

Daha sonra kesilecek vergi ziyaı cezalarında da aynı yöntem izlenirse cezanın 1/3’ü indiriliyor.
Vergi mevzuatında vergi ziyaı cezasından başka cezalar da var. Bunlar da usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları.

Bu cezalarla karşı karşıya kaldığınızda da aynı yöntemle cezaların 1/3’ünü indirmeniz mümkün.

Uzlaşma ile cezaların yüzde 98’i silindi

Vergi cezalarından kurtulmanın en ilginç yollarından birisi de uzlaşma. Öyle ki Maliye ile masaya oturup el sıkışarak cezanın büyük bölümünden kurtulabilirsiniz.
2014 yılında merkezi uzlaşma komisyonu ve vergi daireleri koordinasyon uzlaşma komisyonu tarafından toplamda yaklaşık 710 milyon TL’lik vergi cezası uzlaşmaya tabi tutulmuş. Bu tutarın ise yaklaşık 698 milyon TL’si silinmiş. Yani vergi cezalarının yüzde 98’i uzlaşma ile kaldırılmış.
Uzlaşma ile sadece cezalar değil vergiler de siliniyor. 2014 yılında yaklaşık 571 milyon TL’lik vergi uzlaşmaya tabi tutulmuş.

Bu tutarın ise yaklaşık 345 milyon TL’si silinmiş. Yani vergilerin yüzde 60’ı uzlaşma ile kaldırılmış.
Mükellef, vergi incelemesi bitmeden önce sonuçlanma aşamasında, vergi ceza ihbarnameleri tebliğ edilmeden tarhiyat öncesi uzlaşma yapabilir.

Veya vergi ceza ihbarnameleri tebliğ edildikten sonra tarhiyat sonrası uzlaşma talep edilebilir.
Uzlaşma sonucunda, dosyanın durumuna ve mükellefin haklılığına göre vergi ve cezada indirim yapılıyor.

Yapılacak indirim oranı tamamen uzlaşma komisyonunun inisiyatifinde.

Pişman olursanız cezanın tümü silinir


Eğer gelir vergisi, kurumlar vergisi gibi beyana dayalı (yani beyanname vermeniz gereken) bir verginiz varsa, ancak beyanname verme ödevinizi zamanında yerine getirmediğiniz için vergi ziyaı cezası yemişseniz pişmanlık dilekçesiyle vergi ziyaı cezasının tümünden kurtulabilirsiniz. Ancak bunun için bazı şartlar var;
 Durumu kendiliğinizden dilekçe ile haber vermeniz gerekli.
 Haber verdiğiniz tarihten önce bir başkası tarafından ihbar edilmemiş olmalısınız.
 Haber verme dilekçesini herhangi bir vergi incelemesine başlanmadan önce vermeniz gerekli.
 Hiç verilmemiş veya eksik verilmiş vergi beyannamelerini, haber verme dilekçesinin verildiği tarihten başlayarak 15 gün içinde vermeli veya düzeltmelisiniz.
 Haber verilen ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergileri gecikme zammıyla 15 gün içinde ödemelisiniz.
Tekrar belirtelim ki pişmanlık uygulaması sadece vergi ziyaı cezası için geçerli. Yani usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezasında pişmanlık ile cezadan kurtulmak mümkün değil.

VERGİ ALACAĞININ KALKMASI

Vergi doğuran olayla başlayıp tarh, tebliğ ve tahakkuk işlemleriyle somut şekilde hesaplanıp ödenebilir hâle gelen vergi alacağı, en tabii şekli olan ödeme ile ortadan kalkar.

Buna karşın Türk Vergi Sistemi’nde vergi alacağını ortadan kaldıran çeşitli durumlar da söz konusudur.

Ödeme

Muaccel hâle gelmiş bir vergi alacağını sona erdiren en tabi durum olan ödeme, mükellef ve/veya sorumlu açısından vergi kanunlarına uygun şekilde vergi borcundan kurtulma, alacaklı olan devlet açısından da vergi alacağının tahsili anlamına gelir. 

Vergi alacağının muacceliyeti, vergi idaresinin alacağın ödenmesini isteyebilmesi ve vergi mükellefi ve/veya sorumlusunun da bu borcu ödemek zorunda olmasıdır.

Ödeme Yeri

Özel hukuktan farklı olarak, vergi hukukunda vergi borcunun ödenme yeri, mükellefin ve/veya sorumlunun isteğine göre belirlenmemektedir (Karakoç, 2012, s. 428).

Bu bağlamda vergi borcu, kural olarak mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine ödenir.

Buna karşın vergi borcunun ödenmesinde mükelleflere bazı kolaylıklar da getirilmiştir.

Ödeme Zamanı

Vergiler kanunlarda belirtilen sürelerde ödenir ve ödeme süresinin son günü verginin vade tarihidir. 

Her ne kadar çeşitli vergiler açısından vade tarihleri tespit edilmiş olsa da vergi borcu bu vadelerden önce de ödenebilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir