Vergi Dairesi e-Haciz Ve Diğer Hacizlerin Kaldırılması

Vergi cezalarından Kurtulmak ve İdari Çıkış Yolları

7103 sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 2 inci maddesiyle 6183 sayılı Kanuna “Bazı hallerde haczin kaldırılması” başlıklı 74/A maddesi eklenmiş ve madde 01.04.2018 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.

Madde ile icra yoluyla yapılan satışlardan elde edilen sonuçlar dikkate alınarak, amme borçlusunun hacizli malı üzerinde tasarrufuna imkân verilmek suretiyle kamu alacaklarının tahsilatında etkinliğin artırılması amaçlanmakta, haczedilen malların 6183 sayılı Kanuna göre tespit edilen değeri esas alınmak suretiyle tahsilat yapılması ve buna bağlı olarak haczin kaldırılabilmesine imkân verilmektedir. 

6183 sayılı Kanunun “Bazı hallerde haczin kaldırılması” başlıklı 74/A maddesinde; Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince haczedilen mal üzerindeki hacizler aşağıdaki şartların sağlanması halinde kaldırılır.

  1. Haczi ilk tatbik eden tahsil dairesine yazılı olarak müracaatta bulunulması,
    b) Mahcuz malın menkul ve gayrimenkul mallardan olması,
    c) Mahcuz mala biçilen değer ile %10 fazlasının ödenmesi,
    ç) Mahcuz mala ilişkin takip masraflarının ayrıca ödenmesi,
    d) Hacze karşı dava açılmaması veya açılmış davalardan vazgeçilmesi gerekmektedir.                                                                                                                    
  2. Haczedilen malın değer tespiti bu Kanun hükümlerine göre yapılır. Ancak, menkul mallar için her halükarda tahsil dairesince bilirkişiye değer biçtirilir. Bu madde kapsamında haczin kaldırılması halinde aynı mala, haczin kaldırıldığı tarihten itibaren üç ay müddetle Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince, bu Kanunun 13 üncü maddesi hükümleri saklı kalmak kaydıyla, haciz tatbik edilemez. Bu hüküm, haczi kaldırılan malın üçüncü şahıslar tarafından amme borçlusu lehine teminat olarak gösterilen mal olması halinde, üçüncü şahsın bu Kanun kapsamına giren borçları için uygulanmaz.

Bu madde hükmünden yararlanmak üzere başvuruda bulunarak hacze karşı açtığı davalardan vazgeçen borçlunun, haczi kaldırılan mal ile ilgili açtığı davalar mahkemelerce incelenmez; herhangi bir sebeple incelenir ve karara bağlanırsa bu karar hükümsüz sayılır.

Tahsil edilen paralar, söz konusu malın aynından doğan motorlu taşıtlar vergisi ve bu vergiye bağlı fer’i alacaklar ile vergi cezalarına, mahcuz mala haciz tatbik etmiş dairelerin sırasıyla; takip konusu olan, muaccel hale gelmiş bulunan, ödeme zamanı gelmiş henüz vadesi geçmemiş olan ve tecil edilmiş bulunan alacaklarına, haciz sırasına göre mahsup edildikten sonra haciz tatbik etmemiş dairelerin bu fıkrada belirtilen alacaklarına garabetten taksim edilir.

Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenir hükümleri yer almaktadır. 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanunun 62 nci maddesine göre haciz, borçlunun mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü kişiler elindeki menkul, gayrimenkul, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarına tahsil dairesince el konulmasıdır.

7103 sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 2 nci maddesiyle 6183 sayılı Kanuna “Bazı hallerde haczin kaldırılması” başlıklı 74/A maddesi eklenmiş ve madde 01.04.2018 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir. Söz konusu madde ile Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince amme alacağına karşılık haczedilmiş olan mallar üzerindeki haczin, maddede sayılan şartların sağlanması halinde, kaldırılmasına imkân sağlanmaktadır.

Bu makalemde vergi dairesi tarafından amme alacağını karşılamak üzere menkul ve gayrimenkul mallar üzerine konulan haczin kaldırılmasına yönelik, vergi borçlusuna bir takım kolaylıklar sağlayan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanunun “Bazı hallerde haczin kaldırılması” başlıklı 74/A maddesinin uygulaması incelenecektir.

Haciz Uygulaması;  

Amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları düzenlenen ödeme emri tebliği ile sağlanır. Kendisine ödeme emri tebliğ edilen borçlunun 15 gün içerisinde borcunu ödememesi, mal bildiriminde bulunmaması veya mal bildiriminde bulunduğu malların borcunu karşılamaması halinde, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul, gayrimenkul, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairesince haczi gerekmektedir.

6183 sayılı Kanunun 74 üncü maddesinde, haczedilen her türlü malların satılarak paraya çevrileceği hükme bağlanmıştır. Madde hükmüne göre, satıştan elde edilen bedelden, takip masrafları ve takip edilen amme alacağı düşüldükten sonra geriye kalan kısım borçlunun ödeme zamanı gelmiş veya muacceli yet kesp etmiş (vadesi gelmiş) borçlarına mahsup edilir ve artanı, hacze iştirak etmiş başka daire yoksa borçluya verilir, hacze iştirak etmiş başka daire varsa, artan kısımdan evvela bu dairelerin alacakları ayrıldıktan sonra, bakiyesi borçluya verilir. Satışa çıkarılan hacizli malın, satışından elde edilecek bedelin amme alacağından önce ödenmesi gereken borçlarla, takip giderlerini geçmeyeceğinin kesin olarak anlaşıldığı hallerde, madde hükmü tahsil dairesine satışı erteleme yetkisi vermektedir. Ancak, tahsil dairesinin satışı ertelemesinin, amme idaresi alacağından önce alacağı bulunan kişilerin takip haklarını etkilemeyeceği tabiidir.

Menkul ve gayrimenkul üzerindeki hacizlerin kalkması borcun ödenmesine bağlıdır. Borç ödenmediği takdirde haczin kaldırılması mümkün değildir. Menkul mallarda vergi dairesi kendisi açısından alacaklı olup olmadığının kontrol etmekle birlikte hacizli malın gayrimenkul olması durumunda bu durumu alacaklı diğer vergi dairelerine 3 gün içinde cevaplamak şartıyla bilgi vererek kaldırmaktadır.

Haczin Kaldırılması;

A- Haczin Kaldırılmasının Şartları; 

7103 sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 2 nci maddesiyle 6183 sayılı Kanuna “Bazı hallerde haczin kaldırılması” başlıklı 74/A maddesi eklenmiş ve madde 01.04.2018 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir. Diğer taraftan,  borçluya ait mallardan kamu alacağını karşılamaya yetecek miktardan fazlası  ise haciz edilemez.(Danıştay 3. Dairesi, 21.04.1993 tarih ve E:1991/3465-K:1993/1455 sayılı kararı.)

6183 sayılı  AATUK’nun 62. maddesine göre, alacaklı  tahsil dairesi  haciz sırasında amme idaresi   ile borçlunun menfaatlerini telif etmek (dengelemek) zorundadır. (Danıştay 3. Dairesi, 22.01.1991 tarih ve E:1991/1116-K:1992/189 sayılı kararı.)

Söz konusu maddeye göre, Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairesince mahcuz mal üzerindeki haczin kaldırılması için aşağıda yazılı şartların sağlanması gerekmektedir.

a) Menkul veya gayrimenkul mal üzerinde ilk sırada haczi bulunan vergi dairesine (malın üçüncü şahsa ait olması halinde borçlu veya üçüncü şahıs tarafından) yazılı olarak müracaatta bulunulması,

b) Haciz uygulanan malın 6183 sayılı kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde bahsedilen –İlgililer veya ilgililer lehine üçüncü şahıslar tarafından gösterilen ve alacaklı amme idaresince haciz varakasına müsteniden haczedilen- menkul ve gayrimenkul mallardan olması

c) Haciz uygulanan mala biçilen değer ve bu değerin %10 fazlasının, ilk sırada haczi bulunan vergi dairesine ödenmesi, (ödenecek tutar, Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine olan ödeme zamanı gelmiş, tecil edilmiş (taksitlendirilmiş) veya muacceliyet kesp etmiş (vadesi gelmiş) borçların toplamından fazla olamaz)

ç) Haciz uygulanan mala ilişkin takip masraflarının ayrıca ödenmesi,

d) Menkul veya gayrimenkul mala uygulanan hacze karşı dava açılmaması veya açılmış davalardan vazgeçilmesi,

B- Kanun Maddesinden Faydalanma Aşamaları;

  1. Yazılı müracaat;

Mahcuz mal üzerindeki haczin kaldırılmasını isteyen borçluların ilk sırada haciz tatbik eden tahsil dairesi yazılı olarak başvurmaları gerekir. Malın üçüncü şahsa ait olması halinde borçlu veya üçüncü şahsın yazılı olarak müracaatta bulunması gerekir. Birden fazla tahsil dairesi tarafından haciz tatbiki söz konusuysa başvuru, ilk sırada haciz tatbik eden tahsil dairesine yapılacaktır.

Örnek: Borçlunun Gaziosmanpaşa, Rami ve Bayrampaşa Vergi Dairelerine olan borçlarından dolayı sahip olduğu gayrimenkul üç vergi dairesince de haczedilmiştir. İlk haciz Bayrampaşa Vergi Dairesince tatbik edilmiştir. Buna göre, madde hükmünden yararlanmak isteyen borçlunun Bayrampaşa Vergi Dairesine başvuruda bulunması gerekmektedir. Haczi kaldırılmak istenen menkul veya gayrimenkul üzerinde ilk sırada haczi bulunan vergi dairesine borçlunun (malın üçüncü şahsa ait olması halinde borçlu veya üçüncü şahsın)  kanunun 74/A maddesinden faydalanmak istediğine dair dilekçe vermesi.

Ayrıca söz konusu hacze ilişkin olarak dava açılmaması, açılmış davalardan vazgeçilmesi ve kanun yollarına başvurulmaması, başvurulmuşsa vazgeçilmesi şart olduğundan, amme borçlusunun veya malı teminat olarak gösteren üçüncü şahsın, açmış oldukları davalardan ve/veya kanun yollarından feragat ettiklerine ilişkin dilekçeyi ilgili mahkemesine vermeleri ve feragatlerine ilişkin belgeyi ilk sırada haczi tatbik eden tahsil dairesine ibraz etmeleri gerekmektedir.

İlk sırada haciz tatbik etmiş olan tahsil dairesince; feragate konu olacak davaların tespiti için mahcuz mala haciz tatbik etmiş olan diğer tahsil dairelerinden haciz işlemlerine karşı dava açılıp açılmadığı araştırılacak, açılmış davalardan feragate ilişkin belgeler temin edildikten sonra belgelerin örneği ilgili tahsil dairelerine gönderilecektir. Hacze ilişkin açılmış davalardan vazgeçilmemesi halinde madde hükmünden yararlanılamayacaktır.

Ayrıca, 74/A maddesinde, maddeden yararlanmak üzere başvuruda bulunarak hacze karşı açtığı davalardan vazgeçen borçlunun, haczi kaldırılan mal ile ilgili açtığı davaların mahkemelerce incelenmeyeceği ve herhangi bir sebeple incelenerek karara bağlanması halinde bu kararın hükümsüz sayılacağı hükme bağlanmıştır. Tahsil dairelerince maddenin uygulanması sırasında bu hususun da dikkate alınması gerekmektedir

2. Haciz uygulanan malın niteliği;

Mahcuz malın, 6183 sayılı Kanunun “Teminat ve değerlenmesi” başlıklı 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde sayılan menkul ve gayrimenkul mallardan olması gerekmektedir. Buna göre, ilgililer veya ilgililer lehine üçüncü şahıslar tarafından gösterilen ve alacaklı amme idaresince haciz varakasına müsteniden haczedilen menkul ve gayrimenkul mallar üzerindeki hacizlerin kaldırılması söz konusu olabilecektir. (04.09.2018 tarih ve 2018/31 sayılı SGK Genelgesi)

Haciz uygulanan malın 6183 sayılı kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde bahsedilen İlgililer veya ilgililer lehine üçüncü şahıslar tarafından gösterilen ve alacaklı amme idaresince haciz varakasına müsteniden haczedilen menkul ve gayrimenkul mallardan olması.

3. Ödeme tutarının belirlenmesi; 

6183 sayılı Kanunun 74/A maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinde “Mahcuz mala biçilen değer ile %10 fazlasının, ilk sırada haciz tatbik eden tahsil dairesine ödenmesi (Şu kadar ki, madde kapsamında ödenecek tutar, Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine olan ödeme zamanı gelmiş, tecil edilmiş veya muacceli yet kesp etmiş borçların toplamından fazla olamaz.)” hükmü yer almaktadır.

Bu hüküm çerçevesinde, 74/A maddesi kapsamında yapılacak tahsilat, amme borçlusunun Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine olan;

– Ödeme zamanı gelmiş henüz vadesi geçmemiş,

– Tecil edilmiş (6183 sayılı Kanun veya özel kanunlar kapsamında tecil edilmiş),

– Muaccel hale gelmiş borçlarının toplamından fazla olamaz.

Bu çerçevede, ilk haczi tatbik eden tahsil dairesinin borçlunun bağlı olduğu tüm tahsil dairelerinden madde kapsamındaki borçlara ve takip masraflarına ilişkin bilgileri temin etmesi ve borçludan tahsil edilmesi gereken tutarı buna göre belirlemesi gerekmektedir. Dolayısıyla, mahcuz mala biçilen değer ile % 10 fazlası borçlu tarafından ödenmesi gereken azami tutarı (takip masrafları hariç) ifade ettiğinden, amme alacağı toplamının bu tutardan az olması halinde borçludan amme alacağı ile varsa takip masrafı kadar ödemede bulunması talep edilecektir.

6183 sayılı Kanunun 74/A maddesi kapsamında tahsil dairesine gerekli ödeme yapıldıktan sonra, mal üzerindeki hacizler kaldırılacaktır. Mahcuz mala birden fazla tahsil dairesince haciz tatbik edilmiş olması durumunda, ilk haczi tatbik eden tahsil dairesinin bildirimi üzerine diğer dairelerce de hacizler kaldırılacaktır.

Örnek: Borçlunun Sarıgazi Vergi Dairesine 200.000,- lira, Ümraniye Vergi Dairesine 50.000,- lira, Alemdağ Vergi Dairesine 85.000,- lira vadesi geçmiş borcu bulunmaktadır. Hacizli gayrimenkule 6183 sayılı Kanunun 91 inci maddesine göre takdir edilen değer 250.000,- liradır. Mahcuz mala ilişkin yapılan takip masrafı 5.000,- liradır.

Borçlunun aşağıda hesaplanan 280.000 TL’lik tutarı Sarıgazi Vergi Dairesine ödemesini müteakip Sarıgazi Vergi Dairesi ve bu dairenin bildirimi üzerine diğer vergi daireleri hacizleri kaldıracaktır.

Takdir edilen değer: 250.000 TL   

% 10 fazlası: 25.000 TL  

Takip masrafı: 5.000 TL      

TOPLAM: 280.000 TL

Örnek: Ümraniye Vergi Dairesine borcu bulunan (A) Anonim Şirketinin 1.000.000 TL tutarındaki borcundan dolayı Bursa’da bulunan 400.000 TL değerindeki gayrimenkulüne haciz konulmuştur. (A)’nın 400.000 TL ve % 10 fazlası ile birlikte toplam 440.000 TL ile birlikte takip masraflarını da ayrıca ödemesi halinde gayrimenkulü üzerindeki haciz kaldırılır.

Örnek: Buyruk Limited Şirketinin 50.000 TL tutarındaki borcundan dolayı şirket müdürü Efe Kağan’ın gayrimenkulüne haciz konulmuştur. Hacizli gayrimenkule takdir edilen değer 150.000 TL olup takip masrafı toplamı 2.000 TL’dir. Borç miktarı, gayrimenkule biçilen değer ile % 10 fazlası toplamının altında olduğundan, borçlu, borç miktarı 50.000 TL ile takip masrafı 2.000 TL olmak üzere toplam 52.000 TL’yi ödeyerek mahcuz gayrimenkul üzerindeki haczin kaldırılmasını talep edebilecektir.

Menkul veya gayrimenkul mal üzerinde ilk sırada haczi bulunan vergi dairesine yapılacak ödemenin tutarı, menkul mal için bilirkişinin belirlemiş olduğu değer üzerinden, gayrimenkul mal için ise bilirkişinin mütalaası alınmak suretiyle satış komisyonu tarafından rayiç değer biçilerek belirlenecektir.

Belirlenen değer ve bu değerin %10 fazlası ile haciz uygulanan mal için yapılan takip masrafları – mal üzerinde haczi bulunan diğer vergi daireleri tarafından yapılan takip masrafları dâhil – ilk sırada haciz uygulayan vergi dairesine ödenir.

Şayet tespit edilen bu değer ve takip masrafları toplamı, Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine olan ödeme zamanı gelmiş henüz vadesi geçmemiş, tecil edilmiş (6183 sayılı Kanun veya özel kanunlar kapsamında tecil edilmiş), muaccel(vadesi gelmiş) hale gelmiş, borçlarının toplamından fazla olamaz.

4. Yapılan ödemenin mahsubu

6183 sayılı Kanunun 74/A maddesinin beşinci fıkrasında “Tahsil edilen paralar, söz konusu malın aynından doğan motorlu taşıtlar vergisi ve bu vergiye bağlı fer’i alacaklar ile vergi cezalarına, mahcuz mala haciz tatbik etmiş dairelerin sırasıyla; takip konusu olan, muaccel hale gelmiş bulunan, ödeme zamanı gelmiş henüz vadesi geçmemiş olan ve tecil edilmiş bulunan alacaklarına, haciz sırasına göre mahsup edildikten sonra haciz tatbik etmemiş dairelerin bu fıkrada belirtilen alacaklarına garabeten taksim edilir.” hükmüne yer verilmiştir.

Fıkra hükmüne göre, hacizli menkul veya gayrimenkul mala karşılık tahsil edilen tutardan takip masrafları düşüldükten sonra kalan tutardan varsa haczi kaldırılan mala ilişkin motorlu taşıtlar vergisi ve bu vergiye bağlı fer’i alacaklar ile vergi cezalarına pay ayrılacaktır.

Kalan tutar haciz tatbik etmiş daireler arasında haciz sırasına göre dağıtılacaktır. İlk haczi tatbik eden dairenin sırasıyla; takip konusu olan, muaccel hale gelmiş bulunan, ödeme zamanı gelmiş henüz vadesi geçmemiş olan ve tecil edilmiş bulunan alacaklarına pay ayrıldıktan sonra kalan tutardan aynı usullere göre haciz tatbik etmiş diğer dairelerin alacaklarına pay ayrılacaktır.

Bu şekilde pay ayrıldıktan sonra kalan tutar, haciz tatbik etmemiş tahsil dairelerinin muaccel hale gelmiş bulunan, ödeme zamanı gelmiş henüz vadesi geçmemiş olan ve tecil edilmiş bulunan alacaklarına garameten taksim (alacak oranına göre) edilecektir.

Söz konusu dağıtım işlemleri mal üzerine Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil daireleri arasında ilk sırada haciz tatbik eden tahsil dairesince yapılacaktır.

5. Haczin kaldırılması

6183 sayılı Kanunun 74/A maddesi kapsamında haczin kaldırılması halinde aynı mala, haczin kaldırıldığı tarihten itibaren üç ay müddetle Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince haciz tatbik edilmeyecektir. Ancak, 6183 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi çerçevesinde ihtiyati haciz tatbiki gerektiren hallerde, bu mala ihtiyati haciz tatbik edilmesi mümkündür. Amme borçlusu lehine üçüncü şahıslar tarafından teminat olarak gösterilen mal üzerindeki haczin 74/A maddesi kapsamında kaldırılması halinde, üçüncü şahsın amme borçlarından dolayı bu malına tahsil dairelerince üç aylık süre sınırlaması olmaksızın haciz tatbik edilebilecektir.

Haczin Kaldırılmasının Sonuçları;  

6183 sayılı Kanunun 74/A maddesi kapsamında tahsil dairesine gerekli ödeme yapıldıktan sonra, mal üzerindeki hacizler kaldırılacaktır. Hacizli mala birden fazla tahsil dairesince haciz tatbik edilmiş olması durumunda, ilk haczi tatbik eden tahsil dairesinin bildirimi üzerine diğer dairelerce de hacizler kaldırılacaktır.

6183 sayılı Kanunun 74/A maddesi ile yapılan düzenleme, rızaen ödeme esasına dayalı olarak mahcuz mal üzerindeki Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince tatbik edilen hacizlerin kaldırılmasına imkan verdiğinden, hacizli mal üzerinde Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil daireleri tarafından tatbik edilen hacizler dışında başkaca takyidat bulunması, borçlunun madde hükmünden yararlanmasına engel teşkil etmemektedir.

Buna göre, Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil daireleri tarafından tatbik edilen hacizler madde kapsamında yapılacak tahsilatı müteakip kaldırılacak ancak, bulunması halinde diğer takyidatlar hakkında bu maddenin bir etkisi olmayacaktır. Dolayısıyla, madde kapsamında yapılan tahsilatların yine maddede düzenlenen alacaklar dışında herhangi bir kişi veya kurum alacağına mahsubu söz konusu değildir.

6183 sayılı Kanunun 74/A maddesi kapsamında haczin kaldırılması halinde aynı mala, haczin kaldırıldığı tarihten itibaren üç ay müddetle ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince haciz tatbik edilmeyecektir. Ancak, 6183 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi çerçevesinde ihtiyati haciz tatbiki gerektiren hallerde, bu mala ihtiyati haciz tatbik edilmesi mümkündür.

Amme borçlusu lehine üçüncü şahıslar tarafından teminat olarak gösterilen mal üzerindeki haczin 74/A maddesi kapsamında kaldırılması halinde, üçüncü şahsın amme borçlarından dolayı bu malına tahsil dairelerince üç aylık süre sınırlaması olmaksızın haciz tatbik edilebilecektir.

6183 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi kapsamında tatbik edilmiş ihtiyati haciz, Kanunun 74/A maddesine dayanılarak kaldırılmayacaktır. Ancak, ihtiyati haczin Kanunun 16 ncı maddesi kapsamında teminat alınması halinde kaldırılabileceği tabiidir. 6183 sayılı Kanunun 74/A maddesinden yararlanmak üzere başvuruda bulunulması takip işlemlerini durdurmayacaktır.

Hacze karşı dava açılmaması veya açılmış davalardan vazgeçilmesi; 

6183 sayılı Kanunun 74/A maddesi hükmünden yararlanılabilmesi için hacze ilişkin olarak dava açılmaması, açılmış davalardan vazgeçilmesi, kanun yollarına başvurulmaması, başvurulmuşsa vazgeçilmesi şarttır.

Bu nedenle, amme borçlusunun veya malı teminat olarak gösteren üçüncü şahsın, açmış oldukları davalardan ve/veya kanun yollarından feragat ettiklerine ilişkin dilekçeyi ilgili mahkemesine vermeleri ve feragatlerine ilişkin belgeyi ilk sırada haczi tatbik eden tahsil dairesine ibraz etmeleri gerekmektedir.

İlk sırada haciz tatbik etmiş olan tahsil dairesince; feragate konu olacak davaların tespiti için mahcuz mala haciz tatbik etmiş olan diğer tahsil dairelerinden haciz işlemlerine karşı dava açılıp açılmadığı araştırılacak, açılmış davalardan feragate ilişkin belgeler temin edildikten sonra belgelerin örneği ilgili tahsil dairelerine gönderilecektir. Hacze ilişkin açılmış davalardan vazgeçilmemesi halinde madde hükmünden yararlanılamayacaktır.

Ayrıca, 74/A maddesinde, maddeden yararlanmak üzere başvuruda bulunarak hacze karşı açtığı davalardan vazgeçen borçlunun, haczi kaldırılan mal ile ilgili açtığı davaların mahkemelerce incelenmeyeceği ve herhangi bir sebeple incelenerek karara bağlanması halinde bu kararın hükümsüz sayılacağı hükme bağlanmıştır. Tahsil dairelerince maddenin uygulanması sırasında bu hususun da dikkate alınması gerekmektedir.

Sonuç;

6183 sayılı kanunun “Bazı hallerde haczin kaldırılması” başlıklı 74/A maddesinin gerekçesinde, icra yoluyla yapılan satışlardan elde edilen sonuçlar dikkate alınarak, amme borçlusunun hacizli malı üzerinde tasarrufuna imkân verilmek suretiyle kamu alacaklarının tahsilatında etkinliğin artırılması amaçlandığı belirtilmiştir.

Kanun maddesinin uygulamasına baktığımızda, vergi borçlusu vergi dairesine ne kadar çok borcu olursa olsun vergi dairesi tarafından haciz uygulanan malları içinden kanun maddesinde belirtilen şartları yerine getirmek şartıyla istediği menkul veya gayrimenkul mal üzerindeki haczi kaldırtarak 3 ay boyunca başka vergi dairesi tarafından haciz yapılmasını önlemiş olmaktadır. Bu sayede haczi kalkan mal üzerinde satış dâhil her türlü tasarruf hakkına sahip olmaktadır.

Ancak söz konusu kanun maddesi Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerinde geçerli olup, diğer kişi ve kurumların hacizlerini kapsamamaktadır.             

Ayrıca Sosyal Güvenlik Kurumuna ait borçlar için de bu kanun maddesi hükmünden faydalanmak isteyenlere yönelik 04.09.2018 tarih ve 2018/31 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Genelgesi yayınlanmıştır.

2018/31 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Genelgesi, hem SGK hem de vergi dairesi tarafından haciz uygulanan mal için bu maddeden faydalanmak isteyen kamu borçlusunun iki kuruma da ayrı ayrı başvuru yaparak ödeme yapması gerekmektedir.

Son olarak kanun maddesinin uygulamasında özellikle haczi kaldırılmak istenen araçlara ait değer tespitinde, bilirkişi raporunun zorunlu olması, kanun maddesinden yararlanmak isteyen vergi borçlusu için zaman kaybına ve bilirkişi raporu için ekstra bir ödeme yapmasına yol açmaktadır. Bu durumun menkul malların haczinde olduğu gibi haczi yapan memur tarafından değer biçilmesi veya kasko değeri üzerinden hesaplama yapılması uygulamada kolaylık sağlayacaktır.

E-Haciz Nasıl Kaldırılır? 

E-haciz işleminin kaldırılabilmesi için öncelikle haczedilen dosya üzerindeki ilgili borcun ödenmesi gerekiyor. İlgili borç ödendikten sonra ancak hesaplar üzerinden e-haciz kalkar. E-haciz yani elektronik haciz, devlete olan herhangi bir borcunuzdan dolayı maaşınıza, banka hesabınızda bulunan para, fon, altın, döviz, hisse senedi vb. ne var ise bu paraya elektronik ortamda el konulması durumudur.

Haciz Hangi Mal Varlıklarının Üzerine Gelir?

Devlet, vadesi geçen vergi alacaklarınızın tahsili için elektronik ortamda haciz işlemi gerçekleştirebilir. Otomasyon sistemi ve veri paylaşımı yoluyla, vergi borcunu ödemeyen kişilerin banka hesabı, gayrimenkul, araba ve diğer mal varlıklarını anında görerek bloke koyabilmektedir. Böylece E-haciz sistemi ile elektronik ortamda bütün icra işlemleri yapabilir.

E-Haciz Süreci Nasıl İşler?

E-haciz uygulanabilmesi için vergi daireleri borçlu kişilere 6183 Sayılı Kanunu’nun 55. Maddesine göre, “Amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir “ödeme emri” ile tebliğ olunur.”  yani, 7 gün içerisinde ödeme yapılmadığı takdirde ödeme emri kesinleşir. Kesinleşen ödeme emrinden sonra VEDOP (Vergi Dairesi Otomasyon Programı) uygulamaları gereğince her vergi dairesi borçlu mükelleflerinin unvanı, adı soyadı, kamu borcunun türü, tutarı, yılı, vadesi, vb. bilgileri liste halinde elektronik ortamda bağlı bulundukları Vergi Dairesi Başkanlıklarına bildirir. Kendilerine borçlu mükellefle ilgili kapsamlı listeleri alan Vergi Dairesi Başkanlıkları/Defterdarlıklar bu listeyi hemen elektronik ortamda Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı Tahsilat Grup Müdürlüğüne bildirir. Buradan da Gelir İdaresi borçlu mükellefleri için Türkiye çapındaki bankaların genel müdürlüklerine bildirir. Banka Genel Müdürlükleri, kendilerine gelen kamu borçlusu listelerindeki bilgilere göre herhangi bir saatte elektronik haciz tatbik edebilir. Böylece E-haciz başlamış olur.

Evin Üstündeki E-Haciz Ne Anlama Gelir?

İcra takibinin kesinleşmesinden sonra, alacağın tahsili için gidilebilecek birden fazla yol mevcuttur. Bunların tümünü icra dosyasında talep açarak gerçekleştirmek mümkündür. Aslına inersek haciz yolu ile elde edilen mallar satılarak elde edilen bedel ile alacaklı tatmin edilir. Kişinin TC kimlik numarası ile UYAP (Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi) sorgulaması yaparak, borçlu üzerine kayıtlı gayrimenkul (taşınmaz) bulunup bulunmadığı görülebilir ve varsa bu gayrimenkul üzerine yine bu ortam üzerinden haciz konulması mümkündür. Böylece borçlunun evi üstündeki E-haciz işlemi başlamış olur.

E-Haciz Nasıl Takip Edilir, Durum Sorgusu Nereden Yapılır?

Ev satın almadan önce kapsamlı bir araştırma yapmak gerekir. Konutun bağlı olduğu tapu müdürlüğüne tapu fotokopisi ile müracaat edilerek konut üzerinde şerh, haciz ya da daha önce kullanılan konut kredisi veya ipotek karşılığı kredi ile ilgili konutun teminat olarak verilip verilmediği bilgileri öğrenilebilir. Zaten evin üzerinde bir ipotek varsa tapu dairesi alım sırasında gerekli uyarıları yapacaktır. Öte yandan icra işlemleri başlamış ise evin satışı yasal olarak yapılamamaktadır. Ayrıca, konut kredisi kullanılması durumunda yetkilendirilen gayrimenkul değerleme uzmanı (uzman), gayrimenkulün tüm yasal durumunu kredi kullanacak kişi adına da araştırmaktadır.

Gayrimenkulün Üzerindeki E-Haciz Nasıl Kaldırılır?

Önceden haczedilen gayrimenkullerin serbest bırakılması yani haczin kaldırılması, gayrimenkuller üzerindeki hacizlerin tapuda fek edilmesi durumu, borcun ödenmesine veya alacaklının E-haciz’i kaldırmasına bağlıdır. Borç ödenmediği veya alacaklı işlem yapmadığı sürece E-haciz ‘in kaldırılması mümkün değildir. İlgili borç ödendikten sonra hacizli mallar üzerinden haciz kalkar.

E-Haciz Varsa Evime Haciz Memuru Gelir mi?

İcra takibinin kesinleşmesinden sonra, alacağın tahsili için gidilebilecek birden fazla yol mevcuttur. Bunların tümünü icra dosyasında talep açarak gerçekleştirmek mümkündür. Bunlardan bir tanesi de E-haciz yöntemidir. Kişinin ev veya iş adresi biliniyorsa bu adreslere icra müdürü/memur eşliğinde gidilerek haciz işlemleri de yapılabilir. Artık günümüzde veri paylaşımı yöntemiyle kişilerin bilgilerine ulaşmak da çok kolaylaşmıştır.

Hangi Eşyalar Haciz Edilebilir?

Eski kanuna göre kişilerin üzerinde haciz varsa evlerine haciz memuru gelerek haciz işlemi başlatılabiliyordu. Evde bulunan bütün eşyalarda bu kapsamın içerisindeydi. Fakat yeni kanuna göre haciz edilecek eşyaların kapsamları değiştirilmiştir. Haczedilemez mallar ibaresi altında kanun düzeltilmiştir. Kanuna göre kişi/ailenin yaşaması için lüzumlu görülen mallar haczedilemez sayılmıştır (koltuk, yatak, buzdolabı, çamaşır-bulaşık makinesi, vb..). Lüzumlu mallardan birden fazla adette var ise veya bu mallar gereğinden fazla lüks ise (örneğin iki çamaşır makinesi varsa birinin veya dev ekran LED TV kullanılıyorsa) haczi mümkündür. Bunun dışında para, kıymetli evrak, antika, değerli taş ve madeni süs eşyası’ kanuna göre haczedilebilir mallardır. “Kısacası üzerinizde E-haciz varsa evinize haciz gelebilir.”

Kaynak;

  • 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun
  • 6183 sayılı  AATUHK’nun Genel Tebliğ Seri A Sıra No 1, Seri A Sıra 2.
  • Tahsilat Genel Tebliği, Seri: A No:1’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri: A Sıra No:11)
  • 6111 sayılı yasa md.2.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir