Vergi İhtilaflarında Başvuru Süreleri

Vergi cezalarından Kurtulmak ve İdari Çıkış Yolları

Vergi İhtilaflarında Başvuru Süreleri

Bilindiği üzere kamu hukuku, devlet ile vatandaşlar arasında veya devlet kurumlarının kendi aralarındaki hukuki ilişkileri düzenleyen hukuk dalıdır.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 125. Maddesi hükmüne göre; İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır. Kamu hukukunun alt dallarından olan vergi hukuku ise mali idare ile vatandaşlar arasındaki hukuki ihtilafların çözüm süreçlerini düzenlemektedir.

213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 377. Maddesi “Vergi Mahkemesinde Dava Açmaya Yetkili Olanlar” başlığı altında düzenlenmiş olup, söz konusu düzenlemeye göre; Mükellefler ve kendilerine vergi cezası kesilenler, tarh edilen vergilere ve kesilen cezalara karşı vergi mahkemesinde dava açabilirler. Vergi dairesi tadilat ve takdir komisyonlarınca tahmin ve takdir olunan matrahlara karşı vergi mahkemesinde dava açabilir. Belediyelerde dava açma yetkisini belediye adına varidat müdürü, olmayan yerlerde hesap işleri müdürü veya o görevi yapan kullanır.

Vergi dairesi başkanlıkları ile vergi daireleri, Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığınca belirlenen tutarları aşan davalarda Gelir İdaresi Başkanlığının (İl özel idareleri ile belediyeler, valilerin) muvafakatini almadan vergi mahkemesi kararları aleyhine temyiz yoluna gidemezler.

Vergi davalarında üç aşamalı bir hukuki süreç işlemektedir.

1- Vergi Mahkemeleri

2- Bölge İdare Mahkemeleri (İstinaf Yolu)

3- Danıştay (Temyiz)

Bu süreçler ihtilaf konusu vergi davalarının tutarına göre farklı başvuru ve kanun yollarına tabidir.

VERGİ DAVALARINDA BAŞVURU SÜRELERİ                                                                                                                     

2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinin görevine giren uyuşmazlıkların çözümünü düzenleyen bir kanundur. Söz konusu kanunun 7. Maddesine göre, dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür.                               

Bu süreler;                                                                                                                                            

a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı                                                                                                          

b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; tarihi izleyen günden başlar.                                                                        

Söz konusu kanunun 45. Maddesi istinaf başvurusunu düzenlemekte olup buna göre; İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Buna göre mevcut kanuni düzenlemeler doğrultusunda, Vergi Mahkemelerinde dava açma süresi 30 gün iken Danıştay ve İdare mahkemelerinde bu süre 60 gündür. Açılacak davalarda sürenin başladığı tarih de dikkate alınarak mevcut düzenlemelerde yer alan süreler göz önünde bulundurulmalıdır aksi halde davalar süre yönünden reddedilecektir.

VERGİ DAVALARINDA PARASAL HADLER

2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. Maddesine göre, , konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz.

İdari yargılama usulü Kanunu’nun ek 1. maddesi; “Bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz.” Şeklinde hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla kanunda yer alan tutarlar 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranı dikkate alınarak güncelleşmektedir. Buna göre, 2019 yılı için konusu altı bin Türk Lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz.

Öte yandan 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunun 7. Maddesine göre Uyuşmazlık miktarı yirmi beş bin Türk Lirasını aşmayan; davalar, vergi mahkemesi hakimlerinden biri tarafından çözümlenir. Buna göre kırk dört bin Türk Lirasını aşmayan vergi davalarına tek hakimle bakılacak olup uyuşmazlık tutarının kırk dört bin Türk Lirasını aşması halinde davaya heyet halinde bakılacaktır.

İdari Yargılama Usulü Kanununun 46. Maddesine göre, konusu yüz bin Türk lirasını aşmayan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalarda bölge idare mahkemelerinin verdikleri kararlar kesin olup temyiz edilemez. Buna göre 2019 yılı için (Yeniden Değerleme Oranı dikkate alınarak) konusu yüz kırk dört bin Türk Lirasını aşmayan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalarda bölge idare mahkemelerinin verdikleri kararlar kesin olup temyiz edilemez.

İdari Yargılama Usulü Kanununun 46. Maddesine göre, konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalarda bölge idare mahkemelerinin verdikleri kararlar için Danıştay’da temyiz yolu açıktır. Buna göre, 2019 yılı için (Yeniden Değerleme Oranı dikkate alınarak) konusu yüz kırk dört bin Türk Lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalarda bölge idare mahkemelerinin verdikleri kararlar hakkında Danıştay’da temyiz yolu açıktır. Buna göre yukarıda yer alan kanuni düzenlemeler ve yapmış olduğumuz açıklamalar çerçevesinde 2019 yılı için vergi davası başvuru sınırları aşağıdaki tabloda özet olarak yer almaktadır.

Dava Konusu Tutar (TL) Karar Mercii İstinaf veya Temyiz Yolu
6.000 TL ye kadar Vergi Mahkemesi (Tek Hâkimle) İstinaf Yok Karar Kesin
44.000 TL ye kadar Vergi Mahkemesi (Tek Hâkimle) İstinaf Yolu Açık
144.000 TL ye kadar 1-Vergi Mahkemesi (Heyet Halinde) (İlk Derece)

2-İstinaf Olarak Bölge İdare Mahkemesi

İstinaf Var

Bölge İdare Mahkemesi kararı kesin

144.000 TL yi aşarsa 1-Vergi Mahkemesi (Heyet Halinde) (İlk Derece)

2-İstinaf Olarak Bölge İdare Mahkemesi

3-Danıştay (Temyiz)

Temyiz Var

Kaynaklar:

– 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu

– 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu

– 2576 Sayılı Bölge İdare Mahkemeleri İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun

– www.gib.gov.tr

– www.resmigazete.gov.tr