Vergi İncelemelerinin sonuçları neler olabilir?

Vergi cezalarından Kurtulmak ve İdari Çıkış Yolları

Vergi incelemesinin sonucu mükellefe bir rapor ile tebliğ edilir.

İnceleme sonucunda Tarhiyat Öncesi Uzlaşma talebinde bulunulduysa tebligat inceleme elemanı tarafından, bulunamadıysa tebligat vergi dairesi tarafından mükellefe yapılır.

Raporda inceleme sonuçları yer almakta olup, inceleme elemanı tarafından vergi ziyaına rastlandıysa bu kayıp, ikmalen ve re ’sen tarhiyat konusu yapılır.
 
Bazı durumlarda inceleme yılında vergi ziyaı çıkmamakla birlikte zarar indirimi kullanılması gibi (zarar indiriminin kullanılması sonucu ziyaa uğratılan verginin çıkmaması) gelecek yılların vergisel sonuçlarını etkileyen  sonuçlar ortaya çıkmakta olup, bu durumda vergi inceleme raporlarının mükellefe tebliğ edilmediği görülmektedir.

Vergi inceleme raporlarının ibraz edilmemesi ise, mükellefin gelecek yıllarda yapacağı kayıtları etkilemekte, vergi inceleme raporu tebliğ edilmediği için de bunlar mükellef tarafından bilinmemektedir. 

Bu durumda vergi inceleme raporundan vergi dairesi yoluyla mutlaka edinilmelidir.
 
İkmalen tarhiyat VUK ‘nun 29. maddesi uyarınca defter ve belgeler üzerinden yapılan tespitlere dayanan tarhiyat olup, re’sen tarhiyat ise, yine aynı kanunun 30. maddesi uyarınca genellikle tespitin defter belgeler üzerinden yapılamaması veya harici donelere dayanılarak yapılması halinde uygulanan tarhiyat türüdür.
 
Raporda tarhiyat dışında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilir. (VUK madde 344) Vergi ziyaı, “mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi, veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini   ifade eder”.
 
Raporda bir de mükellefin usul hükümlerine uymaması hali mevcutsa kesilecek genel ve özel usulsüzlük cezalarına yer verilir.

Genel usulsüzlük VUK’nun 352. maddesinde I ve II. Derece usulsüzlük cezaları olarak ayrılmış olup, özel usulsüzlük cezasına ise aynı kanunun 353. maddesinde yer verilmiştir.

Eğer tarhiyat VUK’nun 30 uncu maddesi uyarınca yapılıyorsa  kesilecek I. Derece usulsüzlük cezası iki kat olarak kesilir.
 
Raporlarda yer verilmeyen (geçici vergiler aynı dönemde kurumlar vergisinden mahsup edildiği için vergi aslı aranmaz, sadece vergi ziyaı cezası kesilir ve gecikme faizi istenir) ancak vergi dairesi hesaplamalarında yer alan ve bu sebeple de mükelleflere bazen süpriz olan bir diğer yaptırım ise, VUK’nun 112/3. maddesi uyarınca istenen gecikme faizidir.

Eksik ödenen vergiye uygulanan gecikme faizi oranı aylık %2,5 dir.
 
Yapılan inceleme sonucunda VUK’ nun 359. maddesi uyarınca (kaçakçılık suçu) işlenen bir suç tespit edilirse aynı kanunun 344. maddesi uyarınca üç kat vergi ziyaı cezası kesilir.

Eğer vergi kaçakçılığı aşağıda sayılan fiiller ile meydana gelmişse ayrıca hapis cezası da uygulanır,
 
1 ) Vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan;
 
a ) Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açanlar veya defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydedenler,
 
b ) Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar,
 
Hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere defter ve belgelerin ibraz edilmemesi, bu fıkra hükmünün uygulanmasında gizleme olarak kabul edilir.

Gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belge ise, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgedir.
 
2 ) Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge, sahte belgedir.
 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir