Vergi Uyuşmazlıklarının Çözüm Yolları;

Vergi cezalarından Kurtulmak ve İdari Çıkış Yolları

Vergi kanunlarının fazlalığı ve belirli dönemler itibarıyla değiştirilmesi ve mükelleflerin de bu değişikliklere ayak uyduramayarak hataya düşmesi, vergi idaresinin hazineci bir yaklaşımla hareket etmesi ve mükelleflerin daha az vergi ödeme veya hiç vergi ödememe yaklaşımı içerisinde olması nedeniyle vergi idaresiyle mükellef arasında vergi uyuşmazlıkları yaşanmaktadır.

İdari Çözüm Yolları

İdari çözüm yolları, mükellefle vergi idaresinin yargı yoluna gitmeksizin, karşılıklı olarak uzlaşmalarını ve vergi aslının ve/veya cezalarının bir an önce tahsil edilmesini sağlama amacıyla geliştirilmiştir.

Uzlaşma

Uzlaşma, vergi yargısına başvurulmaksızın, vergi dairesiyle mükellef arasında görüşme yoluyla, tarh edilen vergi ve cezaların miktarı üzerinde anlaşmaya varılmasıdır. 

Uzlaşmanın amacı; ikmalen, re ‘sen ve idarece tarh edilen vergilerin ve vergi ziyaı cezalarının tahakkuk edecek miktarları konusunda, vergi yargısına gitmeden mükellefle idarenin anlaşmaya varması ve alacağın kısa sürede tahsil edilmesidir.

Uzlaşma işlemi, uzlaşma komisyonlarında yapılmaktadır. Uzlaşma taleplerinin incelenmesine ilişkin 3’er kişilik uzlaşma komisyonları; defterdarlık, vergi dairesi başkanlığı, vergi daireleri koordinasyon ve merkezî uzlaşma komisyonlarından oluşur. 

Vergi Dairesi Uzlaşma Komisyonu; vergi dairesi müdürlüklerinde, vergi dairesi müdürünün başkanlığında bir müdür yardımcısı ve bir gelir uzmanı veya şeften; bağlı vergi dairelerindeyse mal müdürünün başkanlığında gelir şefi ve memurundan oluşur. Vergi dairesi başkanlığı bulunmayan yerlerde kurulan Defterdarlık Uzlaşma Komisyonu; defterdarın veya vekil tayin edeceği defterdar yardımcısının başkanlığında gelir müdürüyle vergi dairesi müdüründen oluşur. 

Vergi Dairesi Başkanlığı Uzlaşma Komisyonu; vergi dairesi başkanı veya vekil tayin edeceği grup müdürünün başkanlığında, vergi dairesi başkanı tarafından belirlenen grup müdürleri ve/veya müdürlerden veya vergi dairesi müdürlerinden oluşur. 

Vergi Daireleri Koordinasyon Uzlaşma Komisyonu: vergi dairesi başkanlığı ve defterdarlık uzlaşma komisyonlarının uzlaşma yetkisini aşan, ancak Merkezî Uzlaşma Komisyonunun yetki sınırının altında kalan uzlaşma taleplerinin incelenmesi için kurulur.

Bu komisyon, Gelir İdaresi Başkanı tarafından belirlenen Gelir idaresi Başkan Yardımcısı veya Gelir İdaresi Daire Başkanlarından birinin veya I. Hukuk Müşavirinin başkanlığında, gelir idaresi daire başkanı ve/veya grup başkanları ve/veya hukuk müşavirleri ve/veya müdürlerden oluşur.

Mahallî uzlaşma komisyonlarına tanınan yetki sınırlarını aşan vergi, resim ve harçlarda uzlaşmak üzere kurulan Merkezî Uzlaşma Komisyonu; Gelir İdaresi Başkanının başkanlığında, bir Gelir İdaresi Başkan Yardımcısı ve Gelir Yönetimi Daire Başkanından oluşur. Komisyonlar, üyelerinin tamamının katılımıyla toplanır ve çoğunlukla karar verir.

Maliye Bakanlığı, vergi incelemesine dayanılarak tarh edilecek vergilerle (vergi kaçakçılığına ilişkin cezaların dışında kalan) vergi ziyaı cezalarında tarhiyat öncesi uzlaşma yapılmasına izin verebilir.

Uzlaşmaya varılması hâlinde, tutanakla tespit edilen bu husus hakkında dava açılamaz ve hiçbir mercie şikâyette bulunulamaz.

Tarhiyat sonrası uzlaşma; ikmalen, re’sen veya idarece tarh edilen vergilerin ve vergi kaçakçılığına ilişkin cezaların dışında kalan vergi ziyaı cezalarının kesilmesinden sonra başvurulacak uzlaşma şeklidir.

Genel ve özel usulsüzlük cezaları, tarhiyat sonrası uzlaşmaya konu edilemez. Uzlaşma talebi vergi ihbarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde yapılır. Uzlaşmanın sağlanamaması hâlinde yeniden uzlaşma talebinde bulunulamaz.

Uzlaşmanın sağlanamadığına dair tutanağa idarenin nihai teklifi yazılır. Mükellef, dava açma süresinin sonuna kadar teklif edilen vergi ve cezayı kabul ettiğini yazılı olarak bildirirse, uzlaşma sağlanmış sayılır.

Hata Düzeltme
Vergi hatası, vergiye ilişkin hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden mükelleften haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınmasıdır. 

Hata düzeltme işlemi ise bu vergi hatalarının giderilmesi olarak tanımlanabilir.

Hata düzeltme hem vergi aslına hem de vergi cezaları, gecikme zammı ve faizi ile ilgili olup bunların düzeltilmesine yönelik de olabilir.

Matrah hataları: Vergilendirmeyle ilgili beyanname, tahakkuk fişi, ihbarname, tekalif cetveli ve kararlarda matraha ait rakamların veya indirimlerin eksik ya da fazla gösterilmiş veya hesaplanmış olmasıdır.

Vergi miktarında hatalar: Vergi oran ve tarifelerinin yanlış uygulanması, mahsupların yapılmamış veya yanlış yapılmış olması, tahakkuk fişi, ihbarname, tekalif cetveli ve kararlarda verginin eksik veya fazla hesaplanmış ya da gösterilmiş olmasıdır.

Verginin mükerrer olması: Aynı vergi kanununun uygulanmasında belli bir vergilendirme dönemi için aynı matrah üzerinden bir defadan fazla vergi istenmesi (tarh edilmesi) veya alınmasıdır (tahsil edilmesidir)

Vergilendirme hataları, vergi mükellefiyetinin tespitinde yapılan hatalardır. VUK’un 118’inci maddesinde vergilendirme hataları; mükellefin şahsında, mükellefiyette, verginin konusunda ve vergilendirme veya muafiyet döneminde hata şeklinde sıralanmıştır.

Mükellefin şahsında hata: Bir verginin asıl borçlusu yerine başka bir kişiden istenmesi (tarh edilmesi) veya alınmasıdır (tahsil edilmesidir).

Mükellefiyette hata: Açık olarak vergiye tabi olmayan veya vergiden muaf olan kişilerden vergi istenmesi (tarh edilmesi) veya alınmasıdır (tahsil edilmesidir).

Verginin konusunda hata: Açık olarak verginin konusuna girmeyen ya da vergiden istisna olan gelir, servet, madde, kıymet, evrak ve işlemler üzerinden vergi istenmesi (tarh edilmesi) veya alınmasıdır (tahsil edilmesidir).

Vergilendirme veya muafiyet döneminde hata: Aranan verginin ilgili bulunduğu vergilendirme döneminin yanlış gösterilmiş veya süre itibarıyla eksik veya fazla hesaplanmış olmasıdır.


Hataların Ortaya Çıkarılması, Şikâyet ve Zaman Aşımı

Vergi hataları; ilgili memur tarafından, üst memurların yaptıkları incelemeler neticesinde, teftiş ya da inceleme sırasında veya mükellefin müracaatıyla ortaya çıkarılabilir.

Tespit edilmiş olan vergi hatalarının düzeltilmesine, ilgili vergi dairesi müdürü karar verir ve hatalar düzeltme fişine dayanılarak düzeltilir.

Hata, mükellef aleyhineyse, fazla vergi aynı fişe dayanılarak silinir ve tahsil edilmişse mükellefe iade edilir.

Düzeltme fişinin bir nüshası, reddedilecek miktarla müracaat süresi belirtilerek mükellefe tebliğ edilir.

Mükellef, tebliğ tarihinden başlayarak 1 yıl içinde parasını geri almak üzere müracaat etmediği takdirde hakkı düşer.

Vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra, yaptıkları düzeltme talepleri reddedilenler veya talebine 60 gün içinde cevap almayan mükellefler, şikâyet yoluyla Maliye Bakanlığına başvurabilir.

Yargısal Çözüm Yolları

Mükelleflerle vergi idaresi arasında yaşanan uyuşmazlıkların idari yollarla çözüme kavuşturulması her zaman mümkün olmamaktadır.

Türkiye’de idari aşamada çözümlenemeyen vergi uyuşmazlıkları, iki dereceli bir yargılama aşamasından geçmektedir.

Bu aşamalar Vergi Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri ve Danıştay’dır. Vergi Mahkemeleri; genel bütçeye, il özel idarelerine, belediyeye ve köylere ait vergi ve benzeri mali yükümlere ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ve bu mali yükümlülüklere, zamlara ve cezalara 6183 sayılı Kanunun uygulanmasına ilişkin davaları çözümler. 

Bölge İdare Mahkemeleri; vergi mahkemelerinde tek hâkim tarafından verilen kararları itiraz üzerine inceler ve kesin olarak hükme bağlar.

Türkiye’de vergi uyuşmazlıklarında başvurulabilecek son mercii olan Danıştayın görevi; vergi mahkemelerinden verilen kararlara karşı temyiz istemlerini incelemek ve karara bağlamaktır.

Dava Açma, İtiraz ile Temyiz Şekli ve Süresi

1. Vergi davaları, Vergi Mahkemesi Başkanlığına hitaben yazılan bir dilekçeyle açılır.

Dilekçede, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait TC kimlik numarası; davanın konu ve sebepleri ile dayandığı deliller, davaya konu olan idari işlemin yazılı tebliğ tarihi; vergi ve benzeri mali yükümler ile bunların zam ve cezalarına ilişkin miktar; davanın ilgili bulunduğu verginin veya vergi cezasının türü ve yılı, tebliğ edilen ihbarnamenin tarihi, numarası ve varsa mükellef hesap numarası gösterilir.

Dilekçeler ve savunmalar ile davalara ilişkin her türlü evrak, vergi mahkemesi başkanlıklarına veya vergi mahkemesinin bulunmadığı yerlerde Asliye Hukuk Hâkimliklerine veya yabancı memleketlerde Türk konsolosluklarına verilir.

Vergi mahkemesine dava açma süresi 30 gündür.

Bu süre vergi ve benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hâllerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği tarihi izleyen günden başlar.

Uzlaşma Sağlanamamasında Vergi Davası: Süresi içinde uzlaşma talebinde bulunan mükellef veya ceza muhatabı, uzlaşma talep ettiği vergi veya ceza için, uzlaşma sağlanamazsa vergi mahkemesine dava açma yoluna gidebilir.

Uzlaşma sağlanamazsa mükellef ya da ceza muhatabı; tarh edilen vergiye veya kesilen cezaya, uzlaşmanın sağlanamadığına dair tutanağın kendisine tebliğinden itibaren yetkili vergi mahkemesi nezdinde dava açabilir.

Eğer vergi aslı ve/veya cezasına yönelik vergi ihbarnamesinin tebliğinden itibaren işleyen 30 günlük dava açma süresi bitmiş veya 15 günden az kalmış ise bu süre tutanağın tebliği tarihinden itibaren 15 gün olarak uzar.

Hata Düzeltme Çerçevesinde Vergi Davası: Hata düzeltme talebi vergi dairesi tarafından reddedilen mükellefin konuyu vergi yargısına götürebilmesi için 30 günlük dava açma süresinin geçmemiş olması gerekir. Bölge İdare Mahkemesine itiraz ve Danıştay’a temyiz başvurusunda bulunma imkânı vardır.

Buna karşın vergi dairesinin Danıştay’a temyiz başvurusunda bulunabilmesi için Maliye Bakanlığından izin alması gerekir.

Vergi mahkemelerinin tek hâkimle verdiği nihai kararlara karşı, vergi mahkemesinin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine 30 gün içerisinde itiraz edilebilir. 

Bölge idare mahkemesinin kararları kesin olup bu kararlara karşı temyiz yoluna başvurulamaz.

Vergi mahkemelerinin kurul hâlinde verdiği kararlara karşı, bu kararların tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay’a temyiz müracaatında bulunulabilir.

Temyiz müracaatı; Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış ve şekil şartlarına tabi temyiz dilekçesi ile yapılır ve dilekçe Danıştay’a gönderilmek üzere kararı veren mahkemeye verilir.

Yürütmenin Durdurulması

Yasal süresi içerisinde vergi mahkemesine dava açılması hâlinde, yürütmenin durdurulması talebinde bulunulmasına gerek kalmaksızın yürütme kendiliğinden durur.

Bu bakımdan davanın açılmış olması, tarhiyat ve/veya ceza kesme işleminin yürütmesinin durdurulması için hem gerekli hem de yeterlidir. Buna karşın, Bölge İdare Mahkemesine veya Danıştay’a başvurulması hâlinde, yürütme kendiliğinden durmaz.

Bunun için tarafların ayrıca yürütmenin durdurulması talebinde bulunması ve Bölge İdare Mahkemesinin veya Danıştay’ın da bu talebi kabul etmesi gerekir.

Vergi İhtilaflarının Çözümünde Yeni Bir Yol; Kanun Yolundan Vazgeçme

Bugüne kadar vergi ihtilaflarının ya uzlaşma, cezalarda indirim gibi yöntemlerle idare nezdinde, ya da yargı yolu ile çözülmesi şeklinde uygulama vardı.

İdare ile çözümü tercih eden vergi mükellefleri veya sorumluları için yargı yolu kapalı;  yargı yolu ile çözüm yolunu tercih eden için de idare yolu ile çözüm aramak mümkün olmuyor.

Genelde vergi incelemesi sonucu ortaya çıkan vergi ve ceza tarhiyatlarına  karşı baştan karar verip ya uzlaşma talep edip uzlaşma sonucu anlaşılan vergi ve cezaları kesinleştiriyorsunuz ya da uzlaşma talep etmiş olsanız bile vergi  ve ceza tutarlarında anlaşma sağlanamadığı için sonraki aşama olan yargı sürecini başlatıyorsunuz.

Ancak uzlaşma vaki olmaması nedeniyle başlanılan yargı sürecinden dava aşamalarında mükellef olarak kazanmış olsanız dahi vazgeçmeniz halinde vergi ve ceza tutarlarında bir indirim imkânı olmuyor.

Yani yargı süreci devam ederken idare tarafından size herhangi ikinci bir uzlaşma vs. imkânı sağlanmadığı için davanın hem vergi dairesi tarafı hem de mükellef tarafı son aşamaya kadar devam ettiriyor.

Yakın dönemlerde yargı aşamasında olan vergi davaları için avantajlı imkânlar sunulduğu için birçok davadan vazgeçildi.

Böylece idare indirimli de olsa vergi alacağı tahsil etme imkânı bulurken, mükellefte yargı sürecini fazla uzatmadan riskli durumunu ortadan kaldırmış olmakta.

Yeni düzenleme ne getiriyor?

Halen TBMM de görüşülmekte olan vergi kanunlarında değişiklik öngören kanun teklifinde Vergi Usul Kanunun mülga 379. Maddesi yeniden düzenlenmiş olacak.

“Vergi ve ceza ihbarnamelerine karşı süresinde açılan davalarda,

Vergi mahkemesince verilen istinaf yolu açık kararlar ile Bölge idare mahkemesince verilen temyiz yolu açık kararlarda (Danıştay’ın  bozma kararı üzerinde verilen kararlar hariç);

– Kaldırılan vergi tutarının % 60’ı, tasdik edilen vergi tutarının tamamı ile tasdik edilen vergi tutarına ilişkin vergi ziyaı cezasının % 75’i,

– Bağlı olduğu vergi aslı dava konusu yapılmayan veya 359. Maddede yazılı fiillere iştirak nedeniyle kesilen vergi ziyaı cezaları ile usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının kaldırılan tutarının % 25’i ve tasdik edilen tutarının % 75’i,

Mükellef için geçerli olan kanun yoluna başvuru süresi içerisinde, dava konusu vergi ve/veya vergi cezalarının tümü için kanun yolundan vazgeçildiğine ilişkin dilekçenin ilgili vergi dairesine verilmesi şartıyla kanun yolundan vazgeçme dilekçesinin verildiği tarih itibariyle başkaca bir işleme gerek kalmaksızın tahakkuk eder.

Bu şekilde tahakkuk eden tutarlar tahakkuk tarihinden itibaren 1 ay içinde ödenir. Bu maddeye göre tahakkuk eden vergi ve/veya vergi cezalarının % 80’inin hesaplanacak gecikme faizi ile birlikte bu sürede tamamen ödenmesi şartıyla, vergi ve ceza tutarından % 20 oranında indirim yapılır. Şu kadar ki, tasdik edilerek tahakkuk eden vergi tutarında indirim yapılmaz. İndirim hükmünden yararlanılabilmesi için dava konusu yapılan ve bu maddeye göre tahakkuk eden vergi ve/veya vergi cezaları ile gecikme faizlerinin birlikte bu fıkra kapsamında ödenmesi şarttır.

Kanun yolundan vazgeçme dilekçesi vergi dairesince ilgili yargı merciine gönderilir ve bu dilekçenin vergi dairesine verildiği tarih kanun yolundan vazgeçme tarihi olarak kabul edilir. Kanun yolundan vazgeçilmesi halinde idarece ihtilaf sürdürülmez. Kanun yolundan vazgeçildiği halde istinaf veya temyiz yoluna başvurulması durumunda ise bu başvurular incelenmez.

Kanun yolundan vazgeçilen vergi ve vergi ziyaı cezası için bu maddeye göre yapılan tahakkuktan önce ödenen gecikme faizi ve gecikme zammı da dâhil tutarlar bu madde hükmüne göre ödenecek tutarlara mahsup edilir.

Bu madde uyarınca istinaf ve temyiz yolundan vazgeçilen davaya ilişkin kararlarda hükmedilen yargılama giderleri, avukatlık ücretleri ve fer’ileri karşılıklı olarak talep edilmez ve bu alacaklar için icra takibi yapılamaz.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenir.”

Nasıl uygulanacak?

Konuyu bir vergi incelemesi sonucu ortaya çıkan vergi ve ceza tarhiyat örneği ile anlatmaya çalışalım;

(A)..A.Ş. nin 2020 yılına ilişkin olarak 2023 yılında yapılan vergi inceleme sonucu ortaya çıkan ve vergi dairesi tarafından tahakkuk tarh ve tahakkuk ettirilen vergi ve vergi ziyaı ceza tutarları aşağıdaki gibidir;

Vergi/Ceza Türü Vergi/Ceza Tutarı
Kurumlar vergisi 1.000.000.-TL
Vergi ziyaı cezası 1.000.000.-TL
Toplam 2.000.000.-TL

Tabloda yer alan vergi asılları için ayrıca gecikme faizi hesaplanacaktır.

(A)…A.Ş. yetkilileri vergi dairesi tarafından kendilerine tebliğ edilen vergi/ceza ihbarnamelerini tebliğ tarihinden itibaren süresince uzlaşma talep edebilir veya aynı sürede vergi ve ceza tarhiyatlarının kaldırılması için vergi mahkemesine itiraz edebilir.

Şirket yetkililerinin süresi içinde itiraz ederek vergi mahkemesine başvurduklarını varsayalım. Bu başvuru ile yargı süreci devam ederken kararlara göre mükellef (A)…A.Ş.’nin kanun yolundan vazgeçmeye ilişkin durumu ve indirim tutarları aşağıdaki gibi olacaktır.

Vergi/ceza Vergi/ceza Tarhiyat Tutarları Vergi Mahkemesi/Bölge İdare Mahkemesi Mükellef lehine karar verirse Vergi Mahkemesi/Bölge İdare Mahkemesi tarhiyatı onaylarsa
Kurumlar Vergisi 1.000.000.- 600.000.- 1.000.000.-
Vergi ziyaı 1.000.000.- 0 750.000.-
Toplam 2.000.000.- 600.000.- 1.750.000.-
Bir ay içinde ödenirse yapılacak indirim (%20) 120.000.- 350.000.-
İndirim sonrası ödenecek vergi/ceza 480.000.- 1.400.000.-

Yeni düzenlemenin Kanunlaşması ile vergi mahkemesine intikal etmiş olmakla birlikte adına tarhiyat yapılan mükellef veya vergi sorumlularına vergi veya cezalarda indirim hakkı getirilerek dava yolunda vazgeçme alternatifi getirilmiş olacak.

Böylece yıllar süren vergi davalarının nihai kesinleşmesi beklenmeksizin yukarıdaki örneğimizde görüldüğü gibi 2 milyon TL vergi ve ceza tutarı mükellef veya vergi sorumlusu lehine karar verilmesi halinde yani tarhiyatı kaldırma şeklinde karar verilmesi halinde 600 bin TL’ye inmekte, ayrıca bu tutarın en az % 80’inin bir ay içerisinde ödenmesi halinde ayrıca % 20’lik bir indirim daha yapılarak ödenecek (gecikme faizi hariç) tutar 480 bin TL olmaktadır.

Vergi ve cezaya ilişkin vergi mahkemesi veya Bölge İdare Mahkemesi kararının mükellef lehine olması yani tarhiyatın kaldırılması halinde mükellef veya vergi sorumlusu neden bu yola başvursun diye düşünülebilir.  

Nihayetinde ilk derece mahkemede tarhiyatın kaldırılması karar verilse bile daha sonraki aşamalarda tersi bir karar yani mükellef aleyhine karar çıkabilir.

Daha sonra Danıştay’ın aksi yönde bir karar ile bozma yönünde karar vermesi, vergi mahkemesinin bozma kararına uymak suretiyle kararında ısrar etmeme olasılığı, kararında ısrar etse bile Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu’nun  tarhiyatı onaylama yönünde karar verebilme ihtimalleri mevcuttur.

Bu seçenekler birlikte değerlendirildiği takdirde kanun yolunda vazgeçme imkânından faydalanmanın daha yerinde olacağı durumlar olabilir.

Diğer taraftan Vergi Mahkemesi/Bölge İdare Mahkemesi tarhiyatı onaylarsa bu durumda vergi aslında herhangi bir indirim olmamakla birlikte vergi ziyaı cezasında % 25 oranında indirim yapılmakta ve örneğimizde olduğu gibi tahakkuk eden tutar bu defa 1.750.000.-TL olmaktadır. Ayrıca bu tutarın en az % 80’inin bir ay içerisinde ödenmesi halinde ayrıca % 20’lik bir indirim daha yapılarak ödenecek gecikme faizi hariç tutar 1.400.000.- TL olmakta

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir