Yargıtay Kararı; Sahte fatura kullanma, defter ve belge gizleme suçu hakkındadır.

Vergi cezalarından Kurtulmak ve İdari Çıkış Yolları

Karar İçeriği

Yargıtay 11. Ceza Dairesi        

2017/8319 E.

2019/3618 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: Sahte fatura kullanma, defter ve belge gizleme

HÜKÜM: Mahkûmiyet

“2006 ve 2007 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme” suçlarından da dava açılmış olmasına rağmen hüküm kurulmamış ise de, Mahkeme tarafından ayrıca hüküm kurulması mümkün görülmüştür.

1.Sanık hakkında “2006 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan” açılan kamu davasında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından;

a)Sahte fatura kullanma suçunda suç tarihinin, sahte faturalar hangi vergi türünde kullanılmışsa bu vergiye göre sunulması gereken son beyanname tarihi olduğu dikkate alınarak; katılan idareden suça konu faturaların hangi vergi türünde kullanıldığının sorulması, sonucuna göre suç tarihinin ve zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi,

b)Suça konu faturaları düzenleyen mükellefler hakkında düzenlenmiş vergi inceleme raporlarının ilgili vergi dairesinden getirtilmesi,

c)Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması; dava açılmış ise, dosyalarının getirtilerek incelenmesi ve bu davayla ilgili belgelerin onaylı örneklerinin çıkartılarak dosya içine konulması,

d)Faturaları düzenleyen şirket yetkilileri veya kişilerin, CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi; kendilerinden, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kime verdiklerinin, sanığı tanıyıp tanımadıklarının sorulması,

Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

2. Sanık hakkında “defter ve belgeleri gizleme” suçundan açılan kamu davasında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; defter ve belgelerin ibrazına ilişkin istem yazısı temin edilip, hangi takvim yılına ait defter ve belgelerin istendiğinin, defter ve belgelerin vergi incelemesi amacıyla istenip istenmediğinin belirlenmesi, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

3. Kabule göre;

a)Defter ve belgeleri gizleme suçunda suç tarihinin, defter ve belgelerin ibrazına ilişkin istem yazısının tebliğ edilmesinden itibaren, ibraz için verilen sürenin bitimini izleyen tarih olduğu; 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmî Gazete ’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren . Sayılı Kanun’un 276. maddesi ile değişik 213 sayılı Kanun’un 359/a-2. maddesindeki 1 yıldan 3 yıla kadar olan hapis cezasının alt sınırının, 03.07.2009 tarih ve 27277 sayılı Resmî Gazete ‘de yayımlanarak yürürlüğe giren. Sayılı Kanun’un 23. maddesiyle “18 ay” olarak değiştirildiği dikkate alınarak suç tarihinin ve temel cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, . Sayılı Kanun’un 276. maddesi ile değişik 213 sayılı Kanun’un 359/a-2. maddesinde öngörülen cezaya göre alt sınırdan uzaklaşılarak mı, yoksa 03.07.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5904 sayılı Kanun’un 23. maddesi ile değişik 213 sayılı VUK’nin 359/a-2 maddesinde öngörülen cezaya göre alt sınırdan mı belirlendiği açıklanmadan, temel cezanın 18 ay hapis cezası olarak takdir edilmesi suretiyle denetimden yoksun hüküm kurulması,

b)Zarar değil tehlike suçu olan defter ve belgeleri ibraz etmeme suçu neticesinde oluşan herhangi bir somut maddi zarar bulunmadığı gözetilmeden, engel mahkûmiyeti bulunmayan, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep eden ve yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaate varıldığından hükmolunan hapis cezası ertelenen sanık hakkında “zarar giderilmediğinden” şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

c)Aynı takvim yılına ait birden fazla fatura kullanılması hâlinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği dikkate alınarak, sanık hakkında TCK’nin 43. maddesinin 1. fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,

d)Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, …… sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu dışındakiler yönünden uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140-2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz talebi bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, …… sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken …… sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 09.04.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir